CHP'li Karabat'tan sert ekonomi çıkışı: Vatandaşa borç batağı para baronlarına müjde

CHP'li Karabat'tan sert ekonomi çıkışı: Vatandaşa borç batağı para baronlarına müjde
CHP'li Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Ortadoğu’da yaşanan savaşın, Türkiye ekonomisindeki kırılganlığı açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Karabat, "Vatandaş borca batarken, para baronlarına faiz artırımı müjdeleniyor" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın Türkiye ekonomisine etkilerine dikkat çekerek, son bir ayda rezervlerde 56 milyar doları aşan kayıp yaşandığını öne sürdü. Bu süreçte vatandaşların yeniden "yastık altı" birikimlere yöneldiğini söyleyen Karabat, ekonomide güven ve öngörülebilirliğin büyük ölçüde zedelendiğini ifade etti.

AKP’nin ekonomisinin "sıcak para ve kredi genişlemesine dayalı" olduğunu söyleyen Karabat, "dışarıdan güçlü görünen ancak içi boş bir ekonomik yapı oluşturulduğunu" savundu. Karabat, bu modelin en küçük küresel veya bölgesel sarsıntıda çözüldüğünü kaydetti.

MEHMET ŞİMŞEK'E SERT ELEŞTİRİ

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i sert sözlerle eleştiren Özgür Karabat, ekonomi yönetiminin yine sıcak para girişine odaklandığını belirterek, mevcut politikaların halkın refahını değil, finans çevrelerinin beklentilerini önceleyen bir anlayışla yürütüldüğünü vurguladı.

Uluslararası piyasalara faiz artışı sinyali verildiğini iddia eden Karabat, 300 baz puanlık bir artışın beklendiğini, rezerv kayıplarının sürmesi halinde bu artışın 500 baz puana kadar çıkabileceğini öne sürdü.

"FATURA VATANDAŞA KESİLİYOR"

2026 yılının ilk iki ayında bütçeden yapılan faiz harcamalarının yüzde 111,5 artarak 640,1 milyar TL’ye ulaştığını belirten Karabat, bu yükün dolaylı zamlar yoluyla vatandaşa yansıtıldığını savundu. Akaryakıt, elektrik ve doğalgaz zamlarının bu politikanın sonucu olduğunu ifade etti.

Aynı dönemde vergi gelirlerinin yüzde 67,2 artarak 2,3 trilyon TL’ye ulaştığını belirten Karabat, ücret artışlarının ise resmi enflasyon oranı ile sınırlı tutulduğunu söyledi.

Karabat, bu durumun gelir dağılımını daha da bozduğunu ifade ederek, bankacılık sektöründe sorunlu kredilerin artışına değindi.

Karabat, yılbaşında 595,2 milyar TL olan takipteki alacakların mart sonunda 666,6 milyar TL’ye yükseldiğini ve yüzde 12’lik bir artış yaşandığını ifade etti. Faiz artışlarının bu tabloyu daha da ağırlaştıracağını vurguladı.

Açıklamasında, Türkiye’nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan yönetilemediğini savunan Karabat, dışa bağımlı ekonomi politikalarının ülkeyi uluslararası finans çevrelerine karşı daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.

Karabat'ın sosyal medya X hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

"VATANDAŞ BORCA BATARKEN, PARA BARONLARINA FAİZ ARTIRILACAĞI MÜJDELENİYOR

İran savaşı AKP’nin makyajlı ekonomisinin boyasını döktü. Son 1 aydaki rezerv kaybı 56 milyar doları aştı. İnsanlar yastık altına yöneliyor. Güvensizlik ve belirsizlik büyüyor.

Oysa güçlü ve güven veren bir ekonomide bunlar yaşanmazdı. Sıcak para ile rezervi şişirdiler, kredi muslukları ile harcamaları teşvik ettiler. Dışarıdan canlı görünen, ancak içi boş balon ekonomisi inşa ettiler. O da en ufak sarsıntıda yıkılmaya başladı.

Peki, Mehmet Şimşek ne yapıyor? Yine bildiği işi, yani sıcak paranın peşine düşüyor!

Tek görevi otoriter rejimi finanse etmek ve AKP’nin harcamalarına kaynak sağlamak olan Mehmet Şimşek, bu kritik dönemde dahi halkı değil, rantçı çevreleri düşünüyor.

Politika faizi resmiyette %37. Ancak piyasa faizi %40 seviyesinde. Mehmet Şimşek ve TCMB yönetimi, bu faizin artırılacağını yurtdışı piyasalara fısıldadılar. 300 baz puan artış bekleniyor ancak rezerv kaybının daha da hızlanması durumunda 500 baz puana kadar çıkabilirler.

2026 yılı Ocak-Şubat döneminde bütçeden yapılan faiz harcamaları, geçen yılın aynı dönemine göre %111,5 artışla 640,1 milyar TL'ye ulaştı. Faizi ise halkımız ödeyecek. Akaryakıta, elektriğe, doğalgaza boşuna zam yapılmıyor!

Bu yılın ilk 2 ayında vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre %67,2 oranında artarak 2,3 trilyon TL oldu. Memura, işçiye ve emekliye TÜİK’in %30 enflasyonu üzerinden zam yapıyorlar ancak vergi tahsilatı bunun iki katından fazla artıyor!

Önümüzdeki dönemde faiz ödemeleri katlanarak artacak. İşletmeler teker teker kapanırken, vatandaş daha fazla yoksulluğa gömülecek. Bireysel ve ticari krediler ile kredi kartı ödemelerinde aksamalar artıyor.

Yılbaşında 595,2 milyar TL olan takipteki alacaklar, 27 Mart haftasında 666,6 milyar TL oldu. Buradaki artış %12 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti. Faiz artırımı ve piyasadaki güvensizlik nedeniyle kredi geri ödemelerindeki aksamalar daha da büyüyecek gibi duruyor.

Türkiye yönetilemiyor, savruluyor. Ekonomide dışarıya bağımlılık, AKP’nin diplomatik tavizler vermesine neden oluyor. Otoriter rejim inşa sözü ile Blackrock gibi yapılara güvence veriliyor.

Halkımız ile birlikte tüm bu oyunları bozacak ve Türkiye’yi yeniden tam bağımsız bir ülke haline getireceğiz!"

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi