Çay demlerken milyarlarca plastik parçası içiyor olabilirsiniz

Çay demlerken milyarlarca plastik parçası içiyor olabilirsiniz
Çayı nasıl demlediğimize bu kadar kafa yorarken, önümüze gelmeden önce içinde ne olduğunu neredeyse hiç sorgulamıyoruz. 19 ayrı bilimsel çalışmayı bir araya getiren yeni bir derleme, çoğumuzun hiç sormadığı soruyu sordu: Çay demlerken farkında olmadan plastik de içiyor muyuz? Cevap evet, hem de 14,7 milyar kadar plastik parçasını çayımızla birlikte içiyoruz.

Türkiye, kişi başına 3.16 kg ile dünyada en çok çay tüketen ülke.

Çay içerken herkesin dikkat ettiği bir çok farklı şey var; demleme süresi, çayın açık ya da koyu olması, şeker kullanımı...

Çayımızı dilediğimiz gibi hazırlamaya bu kadar kafa yorarken, maalesef çay önümüze gelmeden önce içinde ne olduğunu göz ardı ediyoruz.

19 ayrı bilimsel çalışmayı bir araya getiren yeni bir derleme, çoğumuzun hiç sormadığı o soruyu sordu: Çay demlerken farkında olmadan plastik de içiyor muyuz?

MİKROPLASTİKLER VE NANOPLASTİKLER

miktoplastik-aa.jpeg

Araştırmacılar iki farklı boyuttaki parçacığı hesaba kattı:

  • Bir mikrometreden beş milimetreye kadar boyutu değişen mikroplastikler,
  • Bir mikrometrenin altındaki nanoplastikler

İnsan saçının eni onlarca mikrometre olduğu düşünülünce, bu parçacıkların büyük bölümünün gözle görülmesi mümkün değil.

Çay içinde bulunan mikroplastikler ve nanoplastikler tek bir kaynaktan gelmiyor; ambalaj, üretim süreci, demleme malzemeleri ve hatta testin yapıldığı laboratuvardaki hava bile ölçümleri etkileyebiliyor.

HER ŞEY ÇAY POŞETLERİ İLE BAŞLIYOR

0e76e8950e54b801afda701a20a0a9a7.jpg

Şişelenmiş soğuk çay ve sıcak demlenen çayda mikroplastikler içeceğe farklı yollardan karışıyor.

Şişelenmiş çayda kaynak; üretimde kullanılan su, şişe ve kapak olabiliyor.

Sıcak demlemede tablo farklı bir hal alıyor.

Çalışma, sıcak içeceklerde plastiğin esas kaynağının çay poşetleri olduğunu gösteriyor.

Siz de çay poşetleri kağıttan yapılıyor sanıyordunuz, değil mi?

Özellikle piramit biçimli bazı poşetler plastikten üretiliyor; bir kısmı bitkisel lifi plastikle karıştırıyor.

01bfe454616ca24052107e19ed4b2730.jpg

Selüloz poşetlerde ise dikiş yerlerinin sıcak suda dağılmaması için polipropilen ısı-yapıştırıcı kullanılıyor.

"Doğada çözünür" yazan ürünler de plastikten muaf değil. Bazı testlerde selüloz kısmı çözüldükten sonra plastik kalıntılara rastlandığı aktarılıyor.

TEK BARDAKTA 14 MİLYARDAN FAZLA MİKROPLASTİK

thumbs-b-c-08d4b36f55ea56984c12e067208ff1ab.jpg

İncelenen bir deneyde tek bir plastik çay poşetinin demleme sırasında 14,7 milyar plastik parçacık bıraktığı ölçüldü. Başka bir çalışmada bu sayı poşet başına 1,3 milyar olarak çıktı.

Doğada çözünebilen plastikten üretilen poşetlerde de durum farklı değil. Plastik ağlı poşetlere kıyasla mikroplastik oranı daha düşük, ama sıfır değil.

Derlemede fark edildiğine göre, çaylardaki mikroplastik oranını ölçen çalışmalar belirli bir standardı da takip etmiyor. Her çalışma için farklı laboratuvarlarda farklı yöntemler, mikroplastikleri yakalayan filtreler için farklı boyutlar kullanılmış.

Bu nedenle bir çay poşeti demlendiğinde bir bardağa ne kadar mikroplastik bırakıyor, kesin olarak bilemiyoruz.

MİKROPLASTİKLİ ÇAY İÇERKEN, KİMYASALLAR DA YANINDA GELİYOR

thumbs-b-c-7184a0baa17477f325159f68e2219669.jpg

Plastiklere esneklik, renk ve dayanıklılık için üretim sırasında eklenen kimyasallar taneciklerin içinde kalabiliyor.

Bazı çalışmalar demlenen çayda plastikleştirici kalıntılara ve bisfenol tipi bileşiklere rastladığını bildirdi.

Bu kimyasalların tam olarak nereden sızdığı ise tam olarak bilinmiyor: bütün haldeki poşetten mi, kopan parçacıklardan mı yoksa üretim sürecindeki bir başka noktadan mı...

MİKROPLASTİKLER ORGANLARIMIZDA, KEMİKLERİMİZDE, DAMARLARIMIZDA, BEYNİMİZDE

miktoplastik11.jpeg

Derleme, çay poşetlerinden gelen parçacıkların insanlarda kesin zarar verdiğini söylemiyor. İnsan üzerinde klinik deneyler bu araştırmanın kapsamında yer almıyor.

Gündeme gelen son çalışmalar mikroplastiklerin ne kadar tehlikeli olduğunu kanıtlar nitelikte:

  • Yetişkin bir bireyin yılda ortalama 250 gram mikroplastiği farkında olmadan tükettiği, bu parçacıkların beyin ve kemikler dahil pek çok organda biriktiği saptandı.
  • Prostat kanseri hastalarından alınan tümör dokusunun yüzde 90'ında mikroplastiğe rastlanırken, tümörlü hücrelerdeki mikroplastik miktarının sağlıklı hücrelere kıyasla iki buçuk kat fazla olduğu da belirlendi.
  • Damar sertliği hastalarında yapılan bir başka çalışmada ise plak dokusunda mikroplastik tespit edilenlerin, tespit edilmeyenlere göre kalp krizi, felç veya herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinin belirgin biçimde daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi