Bu kez Özlem Gürses ekşisözlük yazarlarının sorularını yanıtladı

Bu kez Özlem Gürses ekşisözlük yazarlarının sorularını yanıtladı

Gazeteci ve Halk TV programcısı Özlem Gürses, ekşisözlük yazarlarının sorularını yanıtladı.

Bu kez ekşisözlük yazarları sordu, Özlem Gürses yanıtladı... ekşisözlük'ün geleneksel "Buyrun benim" konseptli soru-cevap etkinliğine katılan Gürses, gelen sorulara samimi şekilde cevap verdi.

Gürses, kendisine "Kimsiniz" sorusuna şöyle yanıt verdi:

Ben Özlem. 1970 Ankara doğumluyum. Memur bir ailenin tek kızıydım. Babam profesör. annem de Enerji Bakanlığında devlet memuruydu. Eğitimi önceleyen bi ailedeydim. ODTÜ Mimarlık okudum. Ben aslında tiyatro istiyordum. Biraz özgürlük alanı olduğu için herhalde tiyatro. Sonra bir trafik kazası geçirdim. 7 takla attım. Bir diploması olan ama bir mesleği olmayan insanlar, genelde hayata ne yapacaklarını bilemeden başlıyorlar. Harika iki şeyi aynı yaptım. Hem yüksek lisansa başladım hem de evlendim. Tabii vücudumda hala bazı izleri var. Bir cesaret göstereyim kendi seçtiğim hayatı yaşayayım diyerek medyaya girdim. Eşimden ayrıdım, yüksek lisansı bıraktım, Ankara'yı terk ettim, İstanbul'a anneannemin yanına geldim. İş aramaya başladım medyada. Bir gün Siyaset Meydanı'na katıldım konuk olarak. Programın sonunda sabaha karşı Ali Kırca, "Bizim mesleği denemek ister misin?" diyerek aradı ve 26 seneyi doldurdum bugün meslekte.

"CNN'de ne oldu" sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

CNN'de hiçbir şey olmadı. Anlatayım... Ben düzenli olarak CNN'e konuk olarak davet ediliyordum. Gerçi kısa sürdü bu maalesef. Neden kısa sürdü? Bir süre sonra bağımsız gazetecilik yapabilmek için YouTube'a girdim ve YouTube'da yorum videoları çekmeye başladım. Şu anda da hala yapıyorum. O videolardan birinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Berat Albayrak arasındaki gerginliği anlattım. Bundan dolayı uzunca bir süredir Süleyman Soylu'nun ekrana çıkarılmadığıyla ilgili bir yorum yaptım. Bu yorumum birilerini rahatsız etmiş olmalı. Bu videomu kestiler biçtiler ve Hadi Özışık adlı kişi bu videoya şöyle bir yorum yaptı: CNN beni davet etmiş, bana jest yapmış ama ben de Süleyman Soylu ile ilgili böyle bir yorum yaparak ayıp etmişim. Video bundan ibaret. CNN'e kimsenin bir ayıp yaptığı falan yok ama CNN'in Türk toplumuna yaptığı birçok ayıp var. Onları anlatmaya gerek yok hepiniz görüyorsunuz.

Gürses, 15 Temmuz gecesi nerede olduğuna dair soruya ise şu yanıtı verdi:

Oğlumla beraber Bodrum'daydım. Herhalde pek çok kişi benzer yerlerdeydi. Tatildeydim. Arkadaşlarımla beraber yemek yemiştik. Sonra telefonuma mesajlar düşmeye başladı. Ne olduğunu anlamak için gazete yazarlarına telefonlar açtım. Herkes çok tedirgindi. Ben daha önce hiç darbe gecesine tanık olmadım. 80 darbesinde 10 yaşındaydım pek hatırlamıyorum. Kaygılı bir gece geçirdik. Sabaha karşı da 3-4 gibi uyuduk. Ertesi gün de kaldığımız yerden gündemi anlamak için devam ettik. 15 temmuz gecesini ben böyle yaşadım.

Cüneyt Özdemir hakkındaki görüşlerinin sorulması üzerine ise Gürses şöyle yanıt verdi:

Cüneyt Özdemir'i çok eskiden tanıyorum. Sektörde bile değildim. Üniversite 3. sınıftaydım. O da yeni başlamıştı. 32. Gün ekibiyle Ankara'da çalışıyordu. Biz bir yaz tatilinde deniz kenarında. Mimarlık okuyordum o sırada. Aynı işi yapacağımız aklımın ucundan geçmezdi.

Ben şunu merak ediyorum, bu vesileyle sormuş olayım: Acaba Cüneyt Özdemir benim hakkımda ne düşünüyor?

"Cüneyt Özdemir mi gazeteci Özlem Gürses mi" sorusuna ise yanıtı şöyle oldu:

Biz ikimiz de gazeteciyiz. İkimiz de TV habercisiyiz. O benden daha uzun süre başardı ekranda kalmayı. Ben biraz yürüyen giden bir gazeteciyim. Tercihlerim öyle. Mesleki tercihlerimiz yaşamsal tercihlerimiz farklı.

Kim gazeteci diye soruyorsanız eğer bugün Silivri'de olanlar gazeteci. Ne Cüneyt ne de ben.

"Ekmeleddin Bey gibi değerli bir insan neden kaybetti?"

Ekmeleddin Bey ile ben Google'a ismini yazarak tanıştım. O zaman şöyle bir şey yaşanmıştı: Ben Habertürk'ten istifa etmiştim. Yiğit Bulut düzenli olarak yayın ve konuklarıma müdahale ediyordu. Ben canlı yayındayken reklama gidiyor, stüdyodaki konuğu göndermeye çalışıyordu vs. Yiğit Bulut Saray'da danışman olarak devam ediyor. Haber müdürü Silivri'de FETÖ'den yargılandı ve hapis yatıyor. Bu insanlar nedeniyle ben istifa ettim. Evimde oturuyordum. Cumhurbaşkanlığı seçimleri vardı. Bir not bıraktım CHP Genel Merkezi'ne. Yapabileceğim bir şey var mı diyerek. Böylece Ekmeleddin Bey ile tanıştım. İsmini Google'a yazdığımda acaba çalışmasam mı diye düşündüm ama çalıştım gönüllü olarak. İyi ki de öyle yapmışım. Medya ilişkilerini yürüttük Mete ile. Mete bugün Milliyet gazetesinin genel yayın yönetmeni. Kararı biz vermedik, Adayı Devlet Bahçeli ve Kılıçdaroğlu çatı aday olarak belirlediler. Benim tanıdığım Ekmeleddin Bey'in modern bir ailesi vardı, FETÖ'cü değildi... Doğru bir aday mıydı, hayır. Kazansa daha mı iyi olurdu, evet.

Türkiye'de gazetecilerin mesleki açıdan yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

Yeni nesil gazetecilerin çok yeterli olduğunu düşünüyorum. Ama ben başladığım dönemde insan kaynakları açısından ciddi sıkıntılar vardı. Sonra da bunun ne kadar sorunlu olduğunu gördüm. İletişim fakültelerinin eğitim kalitesinde de sıkıntılar var. Dünyada gazeteciliğin tanımı da değişti tabii. Sosyoloji okuyor yeni nesil, hukuk okuyor ve sonra gazeteciliğe geçiyor ve uzmanlaşıyor.

Sizce, "muhalif" gazeteciler finansal zorlukları daha az çalışmak için bahane olarak kullanıyor mu?

Yok. Öyle bir şey hiç yok. Türkiye'de gazeteciler ciddi fedakarlıklarla çalışıyorlar. Ben muhalif gazeteciye inanmıyorum. Yandaşa da. Sadece doğru ve eksik gazetecilik var. Doğru düzgün gazetecilik yapan insanlar çok büyük fedakarlıklarla bu işi yapıyorlar.

Eğer iktidar medyayı kontrol altına almamış olsaydı, bugünün medya endüstrisi nasıl olurdu?

Farklı dezavantajları ve yine avantajları olabilirdi. Daha nitelikli bir gazeteci sınıfıyla karşı karşıya kalabilirdiniz. Daha doğru bilgiye ulaşırdınız. Konu çeşitliliği olurdu. Ama şunu da söyleyeyim: medyada iktidardan önceki dönemde tekelleşme söz konusuydu, o modelin de bir şekilde değişmesi gerekiyordu. En güzeli sanırım her şey yıkılacak ve yepyeni bir gazetecilik modeli ortaya çıkacak.

Siz, bir gazeteci olarak, kimleri takip ediyorsunuz?

Benden farklı düşünen hatta bana zıt düşünen birçok kişiyi takip etmeye çalışıyorum. Tüm gazeteleri ve yabancı basını okuyorum. ekşisözlük'e mutlaka bakıyorum. Kapsül gibi, Aposto, Gazete Pencere gibi yeni nesil gazetecileri takip ediyorum.

ÖZLEM GÜRSES'İN EKŞİSÖZLÜK'TE VERDİĞİ YANITLARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN