Orhan Uğuroğlu saldırının ardından ilk kez Halk TV'de konuştu

Orhan Uğuroğlu saldırının ardından ilk kez Halk TV'de konuştu

Yeniçağ Gazetesi yazarı evinin önünde uğradığı saldırının ardından ilk kez açıklama yaptı.

Yeniçağ Ankara Temsilcisi ve yazarı Orhan Uğuroğlu dün evinin önünde 3 kişi tarafından saldırıya uğramıştı. Saldırganlar yakalanarak gözaltına alınmış, emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmışlardı.

Orhan Uğuroğlu saldırının ardından ilk kez Halk TV'de konuştu. Saldırıya uğradığı anda elinde olan pazar çantasının kendisini koruduğunu dile getiren Uğuroğlu şöyle dedi:

"Dün 14.15'ten itibaren 3 bin 792 kişi aramış. Bir mesaj gördüm. "Ben Fahrettin Altun Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı. Orhan bey lütfen arar mısınız?" diye. Aradım hemen. Sağ olsun geçmiş olsun dileklerini iletti ve Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmiş olsun ifadesini iletti. Olayın olduğu andan itibaren Adalet ve İçişleri Bakanına talimat vererek olayın takipçisi olmalarını söyledi. Konunun çok dikkatli şekilde kendisi tarafından da takip edileceğini ifade etti. 

Dolayısıyla sayın Erdoğan'dan bir geçmiş olsun mesajı geldi. Gece saat 01.00'di sayın Adalet Bakanı Abdulhamit Gül aradı. Ben Emniyette iken sayın bakan Pakdemirli aramış. Çıkınca onunla da konuştu. Adalet Bakanı da sağ olsun çok övücü şeyler söyledi benim için. Cemil Çiçek, Bülent Arınç, TBMM Başkanı, AKP milletvekilleri, mevcut ve eski MHP vekilleri aradı... 

Semih Yalçın'ın ifadelerine yanıt

Delisi çoksa yani biz ne yapalım? Deliyi partiden atacaksın. Akıllılar İYİ Parti'ye gittiler deliler kaldı demek ki. Yani nasıl izah edeyim başka. Ya da "Orhan dikkat et kendine ben sana saygı duymuyorum" falan demiş. Ben bütün siyasetçilere saygı duyuyorum. Herkes partisinin delilerine sahip çıkacak. O zaman partiden atın ya da tımarhaneye kapatın. Biz akıllılar ne yapacağız? Biz de mi delirelim? Böyle bir cevabı gazeteciye verdiği zaman istifa etmesi lazım, MHP'den ihraç edilmesi lazım. "Bu hareketin delisi çoktur" böyle bir ifade olabilir mi? 

"Türkiye'de medya olmazsa demokrasi olmaz"

Türkiye'de medya olmazsa demokrasi olmaz. Demokrasi olmazsa bağımsız yargı olmaz, bağımsız yargı olmazsa adalet olmaz. Adalet olmazsa diktatörlük olur. Türkiye'de diktatörlük olursa devlet olmaz. Eğer bugün gazeteciler saldırı altındaysa hukuk reformu yapılacak mı? Siyasetçiler saldırı altında kalıyorlarsa Türkiye, Avrupa kapısını açabilecek mi? Hukuk reformu yapmak isteyen Cumhurbaşkanı, batıya bunu nasıl anlatacak? Bugün bir parti, sayın Devlet Bahçeli memnun olmayacaksanız bunu açıklayın. Bu tablo normal, demokratik bir tablo mu?"