Fikret Bila
Türkiye savaşın dışında kalmalı
ABD’nin ve İsrail’in İran’la başlattıkları savaş karşılıklı hava saldırılarıyla sürüyor.
ABD ve İsrail, Tahran başta olmak üzere İran’ın kentlerini vururken, İran da İsrail’i ve bölge ülkelerindeki ABD üslerini vuruyor.
Bu arada İran’dan ateşlenen bir balistik füzenin Irak’tan sonra Suriye’ye girdiği ve Türkiye’nin hava sahasına yöneldiği haberleri geldi.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), söz konusu füzenin Doğu Akdeniz’deki NATO Savunma Birliği tarafından havada imha edildiğini açıkladı.
Bu gelişme üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı’nı arayarak Türkiye’nin tepkisini dile getirdi. Ayrıca MSB, yaptığı açıklamada Türkiye’ye karşı “hasmane tavırların karşılıksız bırakılmayacağını” duyurarak İran’ı uyardı.
İran’dan ateşlenen füzenin Türkiye’de İncirlik Üssü’nü hedef aldığı iddiaları da kamuoyuna yansıdı.
İran ordusu ancak 24 saat sonra bir açıklama yaparak Türkiye’nin egemenliğine saygılı olduklarını ve Türkiye’ye füze atmadıklarını açıkladı.
İran’ın 24 saat neden beklediği sorusuna ise İran Dışişleri Bakanı’nın olayın detaylarını bilmediği ve araştırmak için izin istediği yolunda yanıtlar verildi.
Sonuçta Türkiye hava sahasına yöneldiği saptanan füze etkisiz hale getirildi.
İran, Türkiye’ye füze atmadığını açıklasa da bu olayın tam olarak aydınlığa kavuşturulması gerekiyor.
Bu, Türkiye için de İran için de önemli.
İran’ın Türkiye’yle savaşa girmesi yapacağı en büyük hata olur.
Türkiye’den İncirlik Üssü dahil hiçbir yerden İran’a bir saldırı yapılmadı.
Bu nedenle İran’ın, Türkiye gibi bölgenin en güçlü ve NATO üyesi, üstelik komşusu bir ülkeyle savaşa girmeyi göze alması gerçekçi görünmüyor.
Türkiye ve İran 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması’ndan beri savaşmamış iki komşu ülke.
İran saldırmadıkça Türkiye’nin bu savaşa girmesi için bir neden yok.
Türkiye’nin çok yakından takip etmesi gereken olay, Irak ve Suriye’den sonra İran’ın bölünmesi, PKK’nın İran kolu olan PJAK’ın özerk bir belge oluşturarak, Kuzey Irak, ve Kuzeydoğu Suriye’deki YPG özerk bölgesiyle birleşmesi planlarıdır.
Bu süreç, Türkiye’nin Güneydoğusu’nu de içine alan PKK’nın Birleşik Büyük Kürdistan projesinin hayata geçirilmesi sürecidir.
Bu Türkiye’nin bölünmesi anlamına gelir.
Nitekim Ankara bu sürecin farkında olduğu için MSB, PKK’nın İran kolu PJAK’ın hareketlerinin ve faaliyetlerinin çok yakından izlendiğini de kamuoyuna duyurdu.
İsrail’in, kuzeyde kendisine tampon olacak bir Kürdistan devleti kurulmasını amaçladığı da bilinen bir gerçek.
Türkiye, bir Kürt devleti kurulmak üzere İran’ın da bölünmesi halende sıranın kendisine geleceğini unutmamalıdır.