MHP Lideri Bahçeli’nin Öcalan PKK’yı lağvetsin diye başlayan sürecin ilk aşaması başarıyla sonuçlandı mı?
Evet…
Öcalan silahlı mücadele dönemi bitmiştir, PKK ömrünü tamamlamıştır çağrısı yaptı mı?
Evet…
PKK bu çağrıya uyup kendini lağvetti mi? Lağvetmekle kalmadı sembolikte olsa törenle silahlarını yakmaya başlamadı mı?
Evet…
Bu gelişmeler üzerine sürecin hukuki zeminini hazırlamak için Meclis tüm partilerin katılımıyla 50 kişilik komisyon kurup, yüzlerce kişiyi dinledikten sonra raporunu yazdı mı?
Evet…
Ne yapılması gerektiğini detaya girmeden ana hatlarıyla sıraladı mı?
Evet…
Böylece sürecin birinci aşaması tamamlandı mı?
Evet…
Ama ikinci aşamaya geçilmesi için iki büyük sıkıntı var… Birincisi ilk adımı kimin atacağı, ikincisi süreci yani olup biteni halka kimlerin nasıl anlatacağı…
Birincisinden başlayalım…
Meclis raporu, PKK silahları tamamen bıraktığı MİT ve güvenlik güçleri tarafından onaylandıktan sonra hukuki adımların atılmasını öngörülüyor… AKP de bu görüşte, MHP de…
Öcalan önce kendisine özürlük verilmesini, iletişim kanallarını açılmasını bu olursa silah yakma ile eve dönüş sürecini koordine edebileceğini iddia ediyor. Kandil ise Öcalan’a Umut hakkı verilmeden adım atmayacağının mesajlarını iletiyor…
Bu mesele şimdilik askıda ama er veya geç bir şekilde çözülecek…
Gelelim ikinci meseleye. Olup bitenin halka anlatılması, toplumsal desteğin sağlanması gerekiyor. 2013 yılını hatırlayın…
Öcalan’ın bildirisi Nevruz’da Diyarbakır meydanında Türkçe ve Kürtçe okundu. Öcalan PKK’nın silahlı mücadeleyi bırakmasını Türkiye’den çıkmasını istedi.
Çözüm süreci böyle başladı.
Süreci halka anlatmak için 68 kişiden oluşan Akil Adamlar heyeti kuruldu. Heyet üyeleri aralarında yedi bölgeyi bölüştü, iki buçuk ay boyunca il il hatta ilçe ilçe gezerek olan biteni halka anlattı. Ankara’nın amacını izah etti. Heyette akademisyenler, sanatçılar, yazarlar, bilim insanları, gazeteciler, iş dünyasının temsilcileri vardı.
Dikkatinizi çekerim. PKK daha silah bırakmadan, kendini lağvetmeden, teröristler bu toprakları terk etmeden iktidar toplumsal destek arayışına başlamıştı. Yılmaz Erdoğan da heyetteydi, Orhan Gencebay da…
Şimdi o günün fersah fersah ötesindeyiz. PKK diye bir örgüt resmen yok. Kandil silah yakmaya başladı. Öcalan yasal meşru platforma siyaset yapacaklarını ilan etti. Yolun üçte biri geçildi…
Ama toplumsal rıza arayan yok. Ankara’nın ne yapmak istediklerini halka anlatan yok. Halkla temas kuran yok…
Bırakın Ülkeyi dolaşıp toplantılar düzenleyecek akil adamlar heyetini milletvekilleri bile seçmenlerine durumu izah etmekten kaçınıyor.
AKP/MHP milletvekilleri il il dolaşıp ‘Terörsüz Türkiye’nin ne demek olduğunu anlatmıyor?
Neden?
İki nedeni var…
Birincisi; Öcalan özgür kalacak mı sorusundan korkuyorlar…
İkincisi; birinin çıkıp 'bırak PKK’yı o zaten bitti, kafalarını kaldıramadıklarını siz ilan ettiniz. Sen hayat pahalılığını nasıl bitireceksiniz onu söyle' demesinden çekiniyorlar… Çünkü verecek cevapları yok...
Son yıllarda siz hiç çarşı pazar gezip esnafla dertleşen, alış/veriş yapanlarla konuşan AKP’li MHP’li milletvekili gördünüz mü?