Metin Gürcan, iki büyükelçiliğe ücretli 'analiz' yazıyormuş

Yayınlanma:
Güncelleme: 30 Kasım 2021 17:30

Metin Gürcan, 26 Kasım sabahı saat 06.12'te şu tweeti attı:

"Siyasi casusluk suçlaması ile gözaltına alınıyorum. Polisler evde. Arama yapıyorlar. Şok oldum. Desteğinizi istiyorum."

Üç gün geçti.

Dün siyasi ve askeri casusluktan tutuklandı.

TSK'dan 2014'te yüzbaşı rütbesiyle emekli olan Gürcan, o tarihten beri askeri ve jeo-stratejik analizleriyle biliniyor. DEVA Partisi'nin kurucular kurulunda yer alan Gürcan, Ali Babacan'ın güvenlik ve dış politika danışmanlığını yürütüyor.

İspanyol diplomatla zarf alışverişi

Gürcan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 2020 yılından bu yana dinleniyor ve takip ediliyor. Önceki gün Ankara Emniyet Müdürlüğü'ndeki alınan ifadesine göre Gürcan, 30 Kasım 2020'de başkentteki C. Otel'de bir kişi ile zarf alışverişi yaparken görüntülendi. Emniyet'te Gürcan'a "Zarfı aldığınız ve elinizdeki kaban/mont içine koyduğunuz tespit edilmiştir" denildi.

Gürcan, zarfı verenin İspanya Büyükelçiliği'nde çalışan R. adlı bir diplomat olduğunu belirterek, şöyle dedi:

"Kendisine faydalanması için açık kaynaklardan hazırladığım, sadece Türkiye'yi değil, Irak, İran, Suriye, Afganistan, Libya, zaman zaman Yunanistan ve Ukrayna'daki gelişmeleri içeren çizelge ve analizleri sunarım. R. Bey Türkiye'de akademik camianın, uzmanların, gazetecilerin tanıdığı, sık sık görüştüğü saygın diplomattır."

Analizler için her ay düzenli 400 dolar aldığını anlatan Gürcan'ın İspanyol diplomatla 6 Ocak ve 4 Şubat 2021'de de aynı otelde görüştüğü saptandı.

İtalyan diplomatla AVM otoparkında buluşma

Yapılan takipte, 6 Ocak 2021'de Ankara'daki 365 AVM'nin kapalı otoparkında İtalyan Büyükelçiliği'nden bir görevlinin resmi aracından inip Gürcan'ın aracına bindiği belirlendi. Gürcan, 30 dakika görüştüğü bu kişinin A. adlı İtalyan diplomat olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Kendisiyle zaman zaman Ankara'da görüş alışverişinde bulunurum. AVM'ye başka arkadaşımla buluşmak için gittim. A. Bey, orada olduğumu öğrenince otoparkta yanıma geldi. Pandemi şartlarında AVM'de kafe ve ortak kullanım alanlarının kapalı olması nedeniyle umumi mekanda görüşemedik. Bu nedenle aracıma davet ettim."

Gürcan'ın 21 Ocak 2021'de Ankara'da İtalyan diplomatla bu kez İtalyan Büyükelçiliği'ne ait araçta görüştüğü belirlendi. Gürcan, "Kendisine çizelgeler sundum. Pandemi şartları nedeniyle bu yolu zorunlu kaldığım için tercih ettim" dedi.

Üçüncü görüşme, 4 Şubat 2021'de 365 AVM'nin kapalı otoparkında İtalyan Büyükelçiliği'ne ait araçta yapıldı.

Gürcan, şunları söyledi:

"Suriye çizelgesini beğendiğini söyledi. Doğu Akdeniz, Libya, İtalya, Yunanistan ilişkileri, mülteci hareketliliği, Afganistan hakkında bilgi alışverişinde bulundu."

Gürcan, görüşmeden sonra 500 Euro telif aldığını söyledi.

'Resmi belge paylaşmadım'

Gürcan, kamu görevlileri ve görevli askerlerle görüşmediğini, analizlerini hazırlarken açık kaynaklardan yararlandığını, Türk ve Suriyeli gazetecilerin görüşlerine başvurduğunu ifade etti. Gürcan, "Bahsettiğim ekip, açık kaynak taramalarında yardımcı olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin yanında Türkiye, Suriye ve başka ülkelerdeki gazetecilerdir. Açık kaynak taraması için ihtiyaç duyduğumda ulaşırım" dedi.

Diplomatlarla belge paylaşmadığını anlatan Gürcan, şöyle devam etti:

"Açık kaynaklardan elde ettiğim haber, yorum ve analizlerle kendi görüşlerimi birleştiriyorum. Devletimizin güvenliğini riske atacak, gizlilik derecelerinde hiçbir resmi belge ve bilgi paylaşmadım. Geçen seneye kadar A. ve R. beylerle iç siyaset konuşmazdım. Mart 2020'de başlayan siyasi kimliğim nedeniyle görüşlerimi paylaşmak zorunda kalıyordum."

Siyasi ahlaka aykırı

Gürcan, yazışmalarının bulunduğu bilgisayarı şifresiyle birlikte Emniyet'e sunduğunu kaydediyor. Askeri personelle ya da kamu görevlisiyle temas kurmadığını özellikle vurguluyor.

Gerçekten de böyle bir bulgu ve ilişkiden söz edilmiyor.

Gürcan'ın diplomatlara ücret karşılığında verdiği çizelgeler ve analizlerin resmi belge veya istihbari bilgi içerip içermediğini bilmiyoruz. Bu yönde bir tespit de bulunmuyor. Dolayısıyla casusluk iddiasının ayakları yere basmıyor.

Ancak Türkiye'yi yönetmeye soyunan asker kökenli bir siyasetçinin iki büyükelçiliğe çizelge ya da analiz adı altında rapor sunması asla kabul edilemez. Gürcan'ın ülkelerinin istihbarat kuruluşlarına çalıştıkları bilinen yabancı diplomatlarla iç siyaset hakkında 'fikir cimnastiği' yapması da çok yadırgatıcıdır.

Bu bir suç mudur?

Değildir.

Fakat siyasi ahlaka aykırıdır.

Uzman çavuş, Türk insan kaçakçılarıyla boğuşurken şehit düştü

Kilis'in Suriye sınırındaki Hilaltepe Hudut Karakolu'nda görevli Uzman Çavuş Savaş Dinç, 26 Kasım'da şehit düştü. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dinç'in yasadışı yollarla Suriye'ye geçmeye çalışanlara müdahale ederken hayatını kaybettiği açıkladı.

Olaydan sonra Mehmet S., Mustafa H. ve Yunus Emre K. tutuklandı.

Üçü de Türk vatandaşı.

Mehmet S. ve ortağı Yunus Emre K. gündüz Kilis'te otoyıkamacı dükkanı işletip gece işsiz Mustafa H. ile insan kaçakçılığı yapıyor.

Mehmet S., ifadesinde şöyle diyor:

"Yunus ve Mustafa ile kaçakçılık planı yaptık. Yunus dağa gitti, gözcülük yapmaya. Mustafa ile sınıra gittik. Hatta bulunduğumuz sırada askerlerin arasında kaldık. İki asker geldi. Elinde pompalı olan asker bana dipçikle vurdu, 'Yat yere' dedi. Kendimi yere attım. İkisi birden Mustafa'ya yöneldi. Aralarında arbede çıktı. Boğuşma sırasında silah patladı."

Mehmet S., karakoldan bir askerin kaçakçılık için yol gösterdiğini ileri sürerek, "Olay günü kaçakçılığı bu askerin dediği yerden yapacaktık" dedi.

Mustafa H. ise "Sınırdan mülteci geçirecektik" dedi ve şöyle devam etti:

"Sınıra girdik, duvara yaklaştık. Mermi sesi duyduk. Geri döndüğümüz esnada askerler geldi. Yere yatıp ellerimizi kaldırdık. "Komutanım, biz Türkiyeliyiz" dedik. Asker tüfeğin namlusundan tutup dipçiğiyle vurmaya çalışıyordu. Bana da vurur diye yüz üstü yattım. Asker vururken, silah sesi geldi."

Dinç'in şehit düştüğü saldırı, Türkiye-Suriye sınırında insan kaçakçılığının sürdüğünü gösteriyor. Türk vatandaşı olan kaçakçılar, öyle görünüyor ki, suçu mesleğe çevirmişler. Kimi askerler kaçakçılara yol gösterirken, Uzman Savaş Dinç gibi kahramanlarsa sınır güvenliği için canını veriyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar