Kimse kusura bakmasın: Fenerbahçe sadece rakibe yenilmedi

Bu ağır yenilgi tabelaya yazmadı sadece.
Önce Tedesco’ya, sonra Fenerbahçe yönetimine yazdı.
Hatta kazındı.
Arkadaş, Sidiki Cherif kim?
Avrupa’yı hangi haritada gördü?
Nottingham Forest gibi Premier Lig’in sertliğini iliklerine kadar yaşamış bir takıma karşı sahaya sürülecek santrfor mu bu çocuk?
Futbol bazen cesaret ister, bazen akıl.
Bu gece ikisi de yoktu.
Üç gün önce Trabzon’da tıkır tıkır işleyen bir makine vardı.
Üç gol atan, diri, diri olduğu kadar diri oynayan bir takım.
Saat gibi işliyordu.
Tedesco bey, saatin dişlileriyle neden oynarsın?
Neden kendi ritmini bozarsın?
Diyeceksiniz ki:
“Tedesco ne yapsın? Elinde santrfor mu var?”
Doğru.
Ama işte mesele tam da burada.
Elinde yoksa, ya sezon başında, ya devre arasında koyacaksın.
Koymadıysan, bunun adı teknik tercih değil; yönetim beceriksizliğidir.
Türkiye'de rakibin Galatasaray'ın iki süper santforu var; Biri Osimhen, biri Icardi.
Biri koşuyor, biri kokluyor.
Biri yıkıyor, biri bitiriyor.
Sen de kim var?
Acemi bir çocuk..
Avrupa akşamına bir çocukla çıkıyorsun.
Bu romantizm değil, bu resmen ihmaldir.
Çünkü Avrupa, affetmez.
Avrupa, eksik kadroyu bağışlamaz.
Avrupa’da “idare eder” diye bir kavram yok.
Böyle gecelerde yenilgi sadece skor değil, yetersizliğin aynasıdır.
Fenerbahçe büyük kulüp.
Ama büyük kulüp olmak, büyük düşünmeyi gerektiriyor.
Aksi halde Avrupa’da söz sahibi olamazsın; ancak böyle kendi sahanda averaj takımı olursun.
Bu ağır yenilginin tek nedeni elbette Sidiki Cherif’in oynaması olamaz.
Futbol bir kişiyi suçlayarak temize çıkılacak bir oyun değil.
Sahandan çıkamıyorsan…
Orta sahada topu saklayamıyorsan…
Top sana geldiğinde panik, rakibe gittiğinde S.O.S veriyorsa…
Orada mesele isim değil, sistemdir.
Orta saha dediğin yer kalptir.
Kalp yavaş atarsa, ayaklar koşamaz.
Bu gece Fenerbahçe’nin kalbi ritim tutmadı.
Kanatlar delik deşik.
Rakip her geldiğinde bir alarm sesi.
Bekler geri kaçıyor, stoperler yana bakıyor, kaleci kaderine razı.
Savunma tel tel dökülmez aslında.
Savunma, orta saha düşerse yalnız kalır.
Yalnız kalan her savunma dağılır.
Bu yenilgi bir oyuncunun değil, bir planın yenilgisi.
Avrupa’da top hızlıdır.
Karar hızlıdır.
Hata ise acımasızdır.
Fenerbahçe bu gece sadece rakibe değil, kendi hatalarına yenildi.
Bir tane iyi oynayan, oyuna ağırlığını koyan, skoru zorlayan bir isim söyleyebilir misiniz?
Ben söyleyemiyorum.
Bakın istatistiklere.
Senin gol beklentin 0.49, rakibinin 2.84.
Sen rakip cezaalanında 5 kez topla buluşabildin, Nottingham Forest 33 kez.
Sen sadece 6 şut atabildin, İngilizler 22 şut.
Bu tablo herseyi anlatıyor aslında.
Kendi sahanda 3-0 çok ağır bir sonuç.
Hayalci olmaya gerek yok.
Bu Avrupa'ya vedadır.

Ve bunun bedeli ağır olur.
Bir tarafta 5 golle Avrupa’ya meydan okuyan rakibin, öte tarafta 3 gol yiyerek Avrupa’ya boyun eğen sen.
Kimse kusura bakmasın.
Avrupa’da ya Galatasaray gibi hüküm koyarsın…
Ya da böyle hüküm yersin.
Bu hakikattir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Sedat Kaya Arşivi

Bu takım Beşiktaş mı?

15 Şubat 2026 Pazar 22:12

Halk TV ve 'örtülü sansür'ün anatomisi

02 Şubat 2026 Pazartesi 10:18