Serra Karaçam
Barış Kurulu ve savaş
Bugün Washington’da, ABD Trump Barış Enstitüsü ev sahipliğinde Board of Peace’in ilk toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantı binası önüde az sayıda protestocu kurulu ve Gazze politikalarını protesto etti.
Başkan Donald Trump neredeyse bir saat süren konuşmasında, toplantıya katılan ülkelerin — ABD dahil mali açıdan “çok cömert” davrandığını vurguladı.
ABD’nin Board of Peace’e 10 milyar dolar, Kazakistan, Azerbaycan, BAE, Fas, Katar, Bahreyn ve Suudi Arabistan’ın ise Gazze yardımı için 7 milyar dolar katkı yapacağı açıklandı.
Suudi Arabistan daha önce İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin daha fazla netlik olmadan finansman taahhüdünde bulunamayacağını açıklamıştı.
Ayrıca BM’den 2 milyar dolar ve FIFA’dan 75 milyon dolar bağış gelmesi bekleniyor.
Trump, son rehinenin geçen hafta eve getirildiğini hatırlatarak, “Ateşkes korundu ve hayatta olan ya da olmayan tüm rehineler evlerine geri döndü. Bu, imkânsız denilen bir şeydi,” dedi.
Birleşmiş Milletler hakkında da konuşan Trump, Board of Peace’in BM’nin işleyişini denetleyeceğini ve kurumun sürdürülebilirliğini sağlamaya katkı sunacağını belirtti. VABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise toplantıda, kurulun barışı “kalıcı kılmak” amacıyla oluşturulduğunu vurguladı.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio ise Gazze için B planı olmadığını, sadece A planı bulunduğunu, B planının savaşa dönmek olacağını ifade etti.
Norveç, Barış Kurulu toplantısına ev sahipliği yapacak, Japonya ise bir bağış toplama etkinliği düzenleyecek.
Trump, Gazze’deki savaşın sona erdiğini belirtirken, “Küçük alevler var, küçük alevler,” dedi.
Hamas’ın silahlarını bırakmaması halinde sert karşılık verileceğini ifade etti.
Başkan, “Düzgün şekilde yönetilen bir Gazze’ye ulaşmaya kararlıyız” mesajını verdi. Bazı ülkelerin sadece mali destek değil, ateşkesi koruyacak ve kalıcı barışı güvence altına alacak personel de sağlayacağını belirtti.
FİDAN: İSTİKRAR GÜCÜNE DESTEK SAĞLAMAYA HAZIRIZ
Barış Kurulu uluslararası istikrar gücü kapsamında Endonezya, Fas, Arnavutluk, Kazakistan, Mısır, Ürdün ve Kosova’nın katkıda bulunacağı açıklandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise konuşmasında “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’nin güvenliğinin sağlanması ve yeniden yapılandırılmasına tamamen bağlılığını sürdürmektedir. Türkiye, Gazze’ye zaten büyük miktarda insani yardım sağlamaktadır. Sağlık ve eğitim sektörlerinin rehabilitasyonu ile polis teşkilatının eğitimi konularına da anlamlı katkıda bulunabiliriz. Ayrıca, uluslararası istikrar gücüne askerî destek sağlamaya da hazırız. Sayın Başkan, Türkiye, adil ve kalıcı bir barış yönündeki çabalarınızı desteklemeye devam edecektir. Böyle bir barışın temelinin iki devletli çözüm olduğuna inancımız tamdır. Bölgedeki tüm halkların yararına bu hedef doğrultusunda çalışalım. Teşekkür ederim.” çağrısında bulundu.
“BANA NUMARA YAPAMAZSINIZ”
Trump’ın Kurul’a dair “Bence bu, güç açısından kesinlikle en etkili kurul. Ve prestij açısından, bununla kıyaslanabilecek hiçbir şey olmadı; çünkü bunlar dünyanın en büyük liderleri. Neredeyse herkes kabul etti ve kabul etmeyenler de istemedi, bazıları da biraz “numara” yapıyor, ama bu işe yaramıyor, benimle numara yapamazsınız.” ifadeleri de dikkat çekti.
İRAN’A YÖNELİK ASKERÎ HAZIRLIKLAR
Toplantı sırasında Trump, İran'la yapılan görüşmelerin “iyi geçtiğini” ve taraflar arasında anlamlı bir anlaşma yapılması gerektiğini, aksi takdirde “kötü şeylerin olacağını” söyledi.
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığında dikkat çeken bir artış yaşanıyor. Yönetim ve Pentagon kaynakları, yığınak sayesinde Trump’a İran’a karşı en erken bu hafta sonu askeri harekât başlatma seçeneği sunulduğunu doğruladı.
Salı günü yapılan temaslarda, İran diplomatik çözüm için iki hafta süre istemişti.
Trump, Haziran ayında da benzer bir “iki hafta” vurgusu yapmış, ancak kısa süre sonra saldırı emri vermişti.
ABD, İran'dan uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını ve ülkenin ABD şirketlerine açılmasını talep ediyor; İran ise yaptırımların hafifletilmesini istiyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu ise İran’ın balistik füze kapasitesinin azaltılmasını talep ediyor.
ABD, bölgeye onlarca yakıt ikmal uçağı, 50’den fazla ek savaş jeti ve iki uçak gemisi taarruz grubunu sevk etti.
Gerald R. Ford, Abraham Lincoln’e katılmak üzere bölgeye ilerliyor.
Bu hareketlilik, nükleer tesisler, füze sahaları ve Devrim Muhafızları hedeflerini kapsayabilir.
Pentagon yetkilileri, ABD’nin kısa süreli harekâtlarda birliklerini ve müttefiklerini İran misillemelerine karşı koruyabilecek kapasiteye ulaştığını belirtse de, “daha uzun ve geniş çaplı bir savaşın sürdürülebilirliği hâlâ temel soru” olarak vurgulandı.
Uzmanlar, çok sayıda tanker uçağının bölgeye gönderilmesinin ve buna eşlik eden büyük ölçekli savaş uçağı konuşlandırmalarının olmamasının, ABD Hava Kuvvetleri’nin taarruz uçaklarını İran’ın kısa menzilli füzelerinin erişim alanının dışında konumlandırma niyetini gösterdiğini belirtiyor.
Bu nedenle uçakların Güney Kıbrıs, Diego Garcia gibi uzak bölgelerden operasyon yürütebileceği ifade ediliyor.
Körfez’deki bazı üslerin, İran’ın kısa menzilli füzeleri nedeniyle artık fiilen kullanışsız hale geldiği belirtiliyor ve bazı ülkelerin üsleri kullandırmaya izin vermediği kaydediliyor.
Ayrıca İsrail'e yakın isimlerin “önce vur sonra müzakere et” baskısını da unutmayalım.
ABD’de İran’ı vurmayı gerekçelendirilbilecek tek şeyin İsrail’in arzusu olduğuna inananların sayısı da az değil.