TÜBİTAK'ın yüzüne bakmadığı Türk kızı NASA ve Forbes'un zirvesinde

TÜBİTAK'ın yüzüne bakmadığı Türk kızı NASA ve Forbes'un zirvesinde
TÜBİTAK'ın dereceye layık görmediği projesiyle Polonya'da dünya birincisi olan İlayda Şamilgil, NASA'nın Mars görevine seçildi. ABD'de kurduğu teknoloji şirketiyle 8.9 milyon dolar yatırım alan genç bilim kadını, Forbes'un en etkili 30 isim listesine girdi. Bu başarı, Türkiye'nin liyakatsizlik yüzünden kaybettiği beyin göçünün acı bir özeti.

Boston'daki bir teknoloji laboratuvarında, tıp profesyonellerinin ve sporcuların biyometrik verilerini takip etme biçimini kökten değiştirmesi beklenen yeni nesil bir sensör test ediliyor. Klasik yöntemlere kıyasla çok daha hassas ölçümler yapabilen ve üretim maliyetini dramatik biçimde düşüren bu "ışık tabanlı giyilebilir teknoloji", yakın zamanda Amerikalı yatırımcılardan 8.9 milyon dolarlık bir finansman paketi sağladı. Bu milyon dolarlık girişimin arkasındaki isim, Cornell Üniversitesi mühendislik mezunu İlayda Şamilgil. Ancak Şamilgil'in sağlık teknolojilerinde devrim yaratmaya hazırlanan bu şirketinin temelini atan fizik prensipleri, bir Amerikan araştırma merkezinde değil; Türkiye'deki bir lise sınıfında, kamu kaynaklarıyla finanse edilen devletin en üst bilim kurulu tarafından "dereceye girmeye değer bulunmayan" bir projeyle atıldı.

MIKNATISLI SIVILARDAN MARS YÜZEYİNE

İlayda Şamilgil'in hikayesi, Türkiye'nin teknoloji ve bilim politikalarının röntgenini çeken ampirik bir vaka olarak kayıtlara geçiyor. Lise yıllarında, sıvıların oranını mıknatıs yardımıyla ölçen bir sistem geliştiren Şamilgil, bu çalışmasını Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) proje yarışmasına sunduğunda herhangi bir derece elde edemedi.

Kendi ülkesindeki değerlendirme komitesinden onay alamayan bu tasarım, rotasını yurtdışına çevirdi. 2016 yılında Polonya'da düzenlenen ve 70'ten fazla ülkenin katılım gösterdiği uluslararası bilim yarışmasında aynı proje, jüri tarafından dünya birinciliğine layık görüldü. Bu küresel tescil, projenin sınırlarını genişletti. Geliştirilen ölçüm sisteminin potansiyelini teknik veriler üzerinden inceleyen Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), çalışmayı Mars araştırma programları kapsamındaki teknik incelemelerine entegre etme kararı aldı.

FORBES LİSTESİ VE AMERİKA'DA YARATILAN KATMA DEĞER

Türkiye'de kamu desteği bulamayan fikrinin uluslararası arenada gördüğü matematiksel karşılık, genç araştırmacının kariyerini kalıcı olarak ABD'ye taşımasına yol açtı. Cornell Üniversitesi'nde tamamladığı mühendislik eğitiminin ardından Şamilgil, akademik birikimini ticari bir yapıya dönüştürerek Boston merkezli LLume şirketini kurdu.

Şirket, kas aktivitelerini ve insan vücudunun biyometrik verilerini ışık teknolojisiyle ölçen sensörler üzerine yoğunlaşıyor. Fikrin ticarileşmesiyle birlikte gelen 8.9 milyon dolarlık yatırımın ardından Şamilgil'in iş dünyasındaki ivmesi, 2025 yılında finans ve iş dünyasının prestijli yayını Forbes tarafından da kayıt altına alındı. Şamilgil, teknoloji dünyasının geleceğine yön verecek isimlerin seçildiği "30 Under 30" (30 Yaş Altı 30 İsim) listesine resmi olarak giriş yaptı.

KAMU KAYNAKLARININ DAĞILIMI VE BEYİN GÖÇÜ BİLANÇOSU

Merkezi Boston'da bulunan bir şirketin ulaştığı bu değerleme, Türkiye'de uzun süredir ekonomi ve eğitim çevrelerinde tartışılan "beyin göçü" ve "proje değerlendirme kriterleri" başlıklarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Vergilerle finanse edilen kamu kaynaklarının teknolojik inovasyonlar yerine, kamuoyunda "yağmur duası" olarak bilinen ve bilimsel geçerliliği tartışma konusu olan projelere aktarıldığı yönündeki iddialar, sosyal medya platformlarında Şamilgil'in yaşadığı tezatla birleşerek geniş çaplı bir tartışma yarattı.

Sektör uzmanları ve akademisyenler, ülkenin sahip olduğu beşeri sermayenin ekonomik bir değere dönüşmeden kaybedilmemesi adına, kamu kurumlarındaki bilimsel değerlendirme ve fonlama kriterlerinin evrensel veri standartlarına göre acilen revize edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Ankara, kamu kaynaklarının doğru projelere kanalize edilmesi ve yetenek kaybının önüne geçilmesi için yapılması gereken yapısal reformları tartışmaya devam ederken; İlayda Şamilgil, Amerikan pazarında büyüyen şirketiyle ışık tabanlı sensörlerini küresel sağlık sektörüne entegre etmeye hazırlanıyor bir ülkenin kendi insan kaynağını fark edemediğinde faturanın kime kesildiğine dair somut bir bilanço bırakarak.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi