Öcalan sürecin yasa hazırlığının neresinde olacak? Kulisler yanıtladı
İktidar İmralı sürecinin ikinci aşaması olarak lanse edilen yasal düzenlemelere ilişkin çalışmaları bayram sonrasına erteledi. Zaman kazanma manevrası olarak değerlendirilen erteleme kararı soru işaretlerini artırdı. Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinden cezaevindeki PKK’lılara kadar geniş bir kesimi etkileyecek olan çalışma; "Eve Dönüş Yasası, infaz düzenlemeleri ve TCK ile TMK değişiklikleri" gibi kritik başlıkları içerecek.
Siyasi partiler taleplerini ve tavrını açıklamışken yapılacak çalışmalar sırasında Öcalan'ın nerede konumlanacağı ise merak konusu oldu.
ÖCALAN SÜRECİN YASA HAZIRLIĞININ NERESİNDE OLACAK? KULİSLER YANITLADI
Nefes yazarı Nuray Babacan'ın aktardığına göre, sürecin devamına ilişkin siyasi partilerden çok sayıda talep ve beklenti ortaya çıkarken, iktidarın konuyu PKK’nın feshi ve silahsızlanma odağından ele aldığı, bu durumu seçimlerde kullanmayı planladığı ve af ile şartlı salıvermenin yaratacağı tartışmaları mümkün olduğunca geri planda tutmak istediği belirtiliyor.

İmralı sürecinin en kritik aşamasında, Abdullah Öcalan’ın yasa düzenlemesi çalışmalarına dahil olup olmayacağı merak edilirken, bazı siyasiler Öcalan’ın yasal düzenlemeler hakkında bilgilendirileceğini ifade etti.

Yasaların uygulama kabiliyeti kazanması için Öcalan’dan “sonuçları kabul ediyoruz” açıklaması alınmasının ve örgüt mensuplarının bu doğrultuda yönlendirilmesinin zorunlu olduğunu savundu.
"Devlette hazırlanan bu düzenlemeler konusunda Öcalan bilgilendiriliyordur. Çünkü, yasalar kamuoyuna açıklandıktan sonra Öcalan’dan ‘bu yasaların sonuçlarını kabul ediyoruz’ açıklaması alınması gerekecek. Örgüt mensupları da bu açıklamaya göre tavır alacak. Bu nedenle Öcalan desteği bir biçimde yapılacaktır. Aksi durumda, yasaların uygulama kabiliyeti ortadan kalkar. En kritik eşik bu yasalar olacaktır…
Öcalan'dan yeni mesaj gelebilir! PKK'nın kollarına İran uyarısı mı yapacak?
Ortadoğu’daki konjonktür, İran savaşı ve İsrail’in planları nedeniyle Türkiye’nin bahane üretmeden adım atması gerektiğini vurgulayan siyasiler, “Türkiye modeli” olarak adlandırılan tipik olmayan bir yapının mimari altyapısının oluşturulmaya çalışıldığını kaydediyor.

Komisyon raporunun tüm eleştirilere rağmen demokratik bir ülke yaratmak için önemli bir temel sunduğu belirtilirken, tartışmaların “fesih mi yoksa çözüm süreci mi” ikilemine hapsedilmemesi gerektiği ve somut adımlar için sözün artık iktidarda olduğu vurgulanıyor.