İliç Davasında 'Anagold' krizi! CHP'li Yavuzyılmaz "Müdür nerede?" dedi duruşmadan atıldı

İliç Davasında 'Anagold' krizi! CHP'li Yavuzyılmaz "Müdür nerede?" dedi duruşmadan atıldı
İliç davasında "Ülke müdürü nerede?" sorusu salonu karıştırdı. Soruyu soran CHP'li vekiller dışarı atılırken, aileler de mahkemeyi protesto etti. Bilirkişinin şirket danışmanı çıktığı davada Deniz Yavuzyılmaz; asıl sorumluların gizlendiğini, milyarlık madenin Cengiz Holding'e devredilip faturanın alt kademeye kesilmek istendiğini savundu.

Erzincan İliç'te 13 Şubat 2024'te meydana gelen ve işçilerin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 5'i tutuklu 43 sanığın yargılandığı davanın 7. duruşması, mahkeme salonunda yaşanan krizle kesintiye uğradı.

Duruşmayı takip etmek üzere salonda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz ve CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, mahkeme heyetinin kararıyla salondan çıkarıldı.

"ÜLKE MÜDÜRÜ NEREDE?" DEDİ, ANAGOLD AVUKATLARI HAREKETE GEÇTİ

Kriz, Anagold şirketine bağlı Kanadalı Ülke Müdür Yardımcısı tutuklu sanık Roland'ın avukatı savunma yaptığı sırada patlak verdi. CHP'li Deniz Yavuzyılmaz'ın araya girerek, dosyada yargılanmayan Anagold Türkiye Müdürü Cengiz Yalçın Demirci'yi kastedip "Ülke müdürü nerede?" sorusunu yöneltmesi üzerine Anagold avukatları tepki gösterdi.

Avukatların "Karışmayın, konuşmayın, boşaltın salonu" şeklindeki bağırmalarıyla karşılıklı atışma başladı. Yaşanan tartışmanın ardından Mahkeme Heyeti Başkanı, salonu boşaltma kararı aldı. Verilen aranın ardından mahkeme, "düzeni bozdukları" gerekçesiyle Deniz Yavuzyılmaz ve Orhan Sarıbal'ın salona alınmamasına hükmetti. Bu karar üzerine mağdur işçilerin aileleri ve avukatları da durumu protesto ederek duruşma salonunu terk etti.

MAHKEMEDE 'BİLİRKİŞİ' ÇATLAĞI: ŞİRKET DANIŞMANI ÇIKTI!

Duruşmada davanın seyrini etkileyecek bir başka gelişme daha kayıtlara geçti. Mahkemenin vereceği karara dayanak teşkil edecek olan resmi bilirkişi heyetindeki bir kişinin, geçmişte Anagold şirketine danışmanlık yaptığı ortaya çıktı. Müşteki avukatları, bu tespitin ardından mevcut raporun geçersiz sayılmasını, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve yeni bir rapor tanzim edilmesini talep etti.

Adliye önünde, dışarı çıkarılan mağdur aileleri, sendika temsilcileri ve Erzincanlılarla birlikte bir basın açıklaması yapan Deniz Yavuzyılmaz, mahkemedeki tabloyu şu sözlerle anlattı:

"Hakimin aldığı karar okundu. Bu karara sebep olan olay şuydu; Kanadalı Ülke Müdür Yardımcısı tutuklu Roland ismindeki kişinin avukatı savunmasını yaparken, benim de 'Ülke müdürü nerede?' diye sormam üzerine adeta sorulmaması gereken bir soru sorulmuş gibi, birdenbire mahkeme salonu karıştı. Bundan avukat rahatsızlık duydu, adeta çıldırdı ve mahkeme heyeti de avukatın işaret ettiği şekilde bizim salondan çıkarılmamız yönünde bir karar verdi. Demek ki onların tüylerini diken diken yapan şey kritik soru olan buymuş: Ülke müdürü nerede? Cengiz Yalçın Demirci nerede?"

"RİSKİ ALAN KİŞİ YARGIDAN KAÇIRILDI"

Faciaya giden süreçte üretim kararlarını alan yöneticinin dosyadan uzak tutulduğunu vurgulayan Yavuzyılmaz, açıklamasına şöyle devam etti:

"Bu felakette hayatını kaybedenlerin aileleri burada. Uğur Yıldız'ın annesi, babası, kardeşleri burada. Peki ülke müdürü Cengiz Yalçın Demirci nerede? Bu altın maden sahasında hangi miktarda altın çıkarılacağına karar veren, hangi metotla çıkarılacağına karar veren, ne kadar sürede ne kadar çok altın çıkarmak için hangi riskleri alarak orada uygulama yapılacağına karar veren kişi ülke müdürü Cengiz Yalçın Demirci nerede?"

"850 SAYFALIK RAPOR İNCELENMEDİ"

Savcılık makamı esas hakkındaki mütalaasında 12 sanığın 22 yıl 6'şar aya, 1 sanığın ise 24 yıla kadar hapsini talep ederken; cezanın üst sınırına yakın şekilde belirlenmesini istedi. Yavuzyılmaz duruşma öncesi yaptığı açıklamada faturanın şirket çalışanlarına kesilerek asli sorumluların aklandığını öne sürmüştü.

Elindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi İliç Maden Faciasını Araştırma Komisyonu Raporu'nu gösteren Yavuzyılmaz, 850 sayfalık bu belgenin mahkeme heyeti tarafından incelenmediğini belirterek şunları kaydetti:

"Mahkeme heyeti neredeyse içeride kalan son tutukluları da salıvererek, hayatını kaybeden işçilerin ailelerini tutuklayacak gibi görünüyor. Bu raporda İliç'te bilirkişi raporları ve fezlekeye göre bu felaketin yaşandığı günden 2 gün önce, üretim stratejisinde değişikliğe gidildiği ifade ediliyor. Aynen okumak istiyorum: ‘2021 yılı ortalarından sonra madende önemli düzeyde farklılaşan bir uygulama yapılmıştır. Çok az yeni cevher serilen yığına çözelti verilmeye artarak devam edilmiştir. Yüksek miktarda ve yığın içerisinde filtrasyonun sağlanamayacağı düzeyde çözelti verilmesi sonucunda yığın içerisinde sıvı birikimi gerçekleşmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak hem yığın malzemesinin mekanik özellikleri kaymaya karşı direnç gösterme kapasitesi açısından zayıflamış hem de ciddi şekilde boşluk suyu basınç artışı oluşarak, yığın genel duyarlılık koşulları statik güvenlik koşullarının bile altına düşmüştür ve kayma gerçekleşmiştir' diyor."

MADEN CENGİZ HOLDİNG'E DEVREDİLDİ

Mahkemedeki yargılama süreci devam ederken, İliç'teki altın madeninin mülkiyetine dair ekonomik gerçekliğe de dikkat çeken Yavuzyılmaz, madenin devir sürecini hatırlattı:

"İliç maden sahasının işletme ruhsatı 6 Kasım 2026'da son buluyor. Burada hızlı bir şekilde işletme ruhsatının alınması ve ÇED'in tekrar alınması prosedürü ancak ve ancak AKP'ye yakın bir şirketin yapabileceğinden hareketle piyasa değeri 31 Aralık 2024 tarihi itibariyle 2 milyar 688 milyon dolar olan bu altın maden sahası ve tesislerini, Cengiz Holding'e 1,5 milyar dolara adeta teslim ettiler. Böylelikle AKP, kendisinin de ana gövdesini oluşturduğu bir yapıyla birlikte buradaki faciayı kendince bir fırsata dönüştürerek altın maden sahasına çökmüş oluyor. Atılmış imzalar gösteriyor ki, tüm bu facianın yükü, bir şirket çalışanının üzerine atılmak isteniyor. İliç maden faciasının mücadelesi bitmedi, bitmeyecek."

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi