İstanbul'un göbeğinde kayıtsız işçi simsarlığı: Bunun ötesi köle pazarı

İstanbul'un göbeğinde kayıtsız işçi simsarlığı: Bunun ötesi köle pazarı
Türkiye'deki kayıt dışı göçmen sayısının artmasıyla beraber göçmenlerin güvencesiz ve ucuz işçi olarak çalıştırılması oldukça yaygınlaştı. Öyle ki İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı'nın hemen dibinde göçmenler her gün işçi pazarı kuruyor. İşverenler, burada bekleyenler kişilerden seçerek günlük ücret karşılığında çalıştırıyor. halktv.com.tr'den Hazar Dost, o işçi pazarında neler yaşandığını inceledi.

Afgan, Azeri, Özbek ve İranlı göçmenler, sabahın ilk ışıklarıyla beraber Çağlayan Taşocağı Caddesi'nde toplanmaya başlıyor.

Günü kurtarmak için bir iş beklentisiyle geldikleri bu caddede, her ülkeden gelen vatandaşlar gruplar halinde bekliyor.

İşveren, arabasıyla yanaştığı zaman herkes o aracın başına toplanıyor ve pazarlık başlıyor.

İşçilerin yaşları 16'yla 50 arasında değişiyor. Abdullah da o işçilerden biri ve bizimle konuşmayı kabul ediyor.

Üç buçuk yıldır Türkiye'de yaşayan Abdullah, daha önce Denizli'de bir fabrikada çalışıyormuş. İstanbul'a geldikten sonra iş bulamadığı için günlük iş bulabilmek için buraya geliyor.

whatsapp-image-2021-09-08-at-12-58-09.jpeg

"Ne iş olsa yaparız"

Arkadaşlarıyla beraber bekleyen Abdullah, buraya sabah 7'de geldiğini belirtirken "Her gün iş çıkmıyor. Çoğumuz haftada iki gün iş bulabiliyoruz. Her gelene 'Ne iş olsa yaparız' diyoruz" diyor.

Günün ilk ışığıyla başlayan belirsiz bekleyiş öğleden sonra 2-3'e kadar devam ediyor. Abdullah, bazen bir kamyonun geldiğini ve çok fazla kişiyi aldığını bazen ise sadece iki üç kişinin iş bulabildiğini söylüyor.

"Her gün 200-250 kişi buraya geliyor"

Abdullah'a ''Günlük olarak buraya kaç kişi geliyor?'' diye sorunca, etrafındaki arkadaşlarına bakıp "Çok fazla insan geliyor. 200-250 kişinin geldiği de oluyor, 50-70 kişinin geldiği de" diyor.

Güvencesiz iş

Hiçbir şekilde kayıtları olmadan, nereye gittiklerini bilinmeyen göçmen işçilerin birçoğu işverenler tarafından kandırılmış. Abdullah, burada bekleyenlerin inşaat, taşıma, deri gibi ağır işlerde çalıştığını söylerken günlük aldıkları ücretin 150-200 lira arasında değiştiğini belirtiyor.

Abdullah ve arkadaşlarına, hiç işverenle sorun yaşayıp yaşamadıklarını sorduğumuz zaman ise anlatacakları çok şeyleri olduğunu anlıyoruz.

Biri, iki gün boyunca inşaatta çalıştıktan sonra işverenden parasını alamamış.

Biri, üç gün boyunca çalıştıktan sonra işvereninden şiddet görmüş, telefonu çalınmış ve parası verilmemiş.

Çoğunun güvencesizlik nedeniyle yaşadığı sorunlar benzer. Çalışma saatleri ve koşulları ise işten işe göre değişiyor.

"Kimliğimiz olmadığı için mecburuz"

Abdullah, kimliklerinin olmaması nedeniyle düzenli iş bulmakta zorlandıklarını, iş bulsalar bile çok kötü koşullarda çalıştıklarını söylüyor. Polis geldiği zaman herkesin buradan kaçtığını belirten Abdullah, "Kimliğimiz olmadığı için burada belirsizliğe mecburuz. Kazandığımız parayla hiç değilse karnımız doyuyor" diyor.