Halk TV Canlı Yayın
Erdoğan, 2002 yılında katıldığı televizyon programında LGBT haklarıyla ilgili olarak "Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart" ifadelerini kullanmıştı.

Ankara Barosunun, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında nefret söyleminde bulunduğunu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğu LGBT haklarıyla ile ilgili Erdoğan 18 yıl yani ilk kez iktidara geldikleri 2002 genel seçimleri öncesinde katıldığı Abbas Güçlü ile Genç Bakış programında "Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart" ifadelerini kullanmıştı.

Bugün ise Diyanetin açıklamalarına tepki gösteren Ankara Barosu hakkında Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

Başkanımız bir açıklama yaptı, bu açıklamasıyla sadece inancının, ilminin, yürüttüğü görevinin gereğini yerine getirmiştir. Söyledikleri de sonuna kadar doğrudur.

 

Diyanet İşleri Başkanımızın sözleri kendini müslüman olarak tanımlayan kişiler için bağlayıcıdır. Kendini bu sıfatlarla tanımlamayanlar için söz konusu ifadeler sadece görüştün ibarettir. Ülkemizde eğer İslam adına konuşması gereken birisi varsa, bir kurum varsa Diyanet İşleri Başkanlığı'dır ve buranın Din İşleri Yüksek Kurulu vardır. Diyanet İşleri Başkanımız dini noktada herhangi bir konuda çıkar hutbelerinde, gerek vaazu nasihatlarinde anlatmakla mükelleftir. Bu Ankara Barosu'nun yetkisinde olan bir konu değildir. Herkes haddini, yerini bilecektir.

 

Ankara Barosu başta olmak üzere kullanılan üslup, konu ve şahıs boyutunu aşıp kasıtlı İslam'a saldırı halini almıştır. Diyanet İşleri Başkanımıza yapılan saldırı devlete yapılan saldırıdır. Yapılan her gönderme karşımızdaki zihniyetin ilkelliğinin, nefret bataklığının birer yansımasıdır. Faşizmin en ilkel halini yansıtan bu yaklaşımların ülkemizdeki varlığı, demokrasi, çoğulculuk, inançlara saygı gibi ilkelerin hala yerli yerine oturmadığına işaret ediyor. Demokratlık adına faşizmi, halkçılık adına millet düşmanlığını sergileyen bu mankurtların gerçek yüzleri birer birer ifşa olmaktadır. Türkiye bu zihniyetten arınma aşamasına gelmiştir. Biz 18 yıldan beri ısrarla ve bilinçli olarak bu ilkel siyaset tarzının ülkemizi sürüklemeye çalıştığı mecraya kaymayı reddettik. Eğer bizler bu oyuna gelmiş olsaydık, böyle davranmasaydık, icraat yerine sadece polemik yapsaydık bugün hep birlikte halimiz haraptı.

İlgili Haberler