Ekmeğin standartları baştan sona değişiyor! Önümüzdeki yıl tüm Türkiye’de uygulanacak
Tarım Orman Bakanlığı’nın başlattığı ve Sağlık Bakanlığı’nın desteklediği “Tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası” ile Türk ekmeği değişiyor. Ekmeğin daha sağlıklı bir hale gelmesi amacıyla başlatılan kampanyaya göre fırından aldığımız ekmeklerde en az yüzde 70 oranında “tam buğday unu içermesi” ve ekmeğe koyu rengini veren kavrulmuş malt ununun kesinlikle kullanılmaması amaçlanıyor.

PİLOT İL OLARAK KONYA SEÇİLDİ!
2025 yılının ağustos ayında pilot il olarak seçilen Konya’da kamu kurumlarında başlatılan uygulamanın bir yıl içinde Türkiye’ye yayılması ve ilk olarak kamu kurumlarının tamamının yemekhanesinde yüzde 80 oranında kampanya ekmeği ve daha az miktarda beyaz ekmek ve kepekli ekmek bulundurulması hedefleniyor.
Söz konusu proje, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF)’ın “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” temasıyla düzenlediği 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde duyurulurken Tarım Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nden Ahmet Güngör, Türkiye’nin bir tahıl ülkesi olduğunu ve ekmeğin beslenmemizdeki öneminin oldukça fazla olduğunu kaydetti.
Ekmek ve simit zamlarında yeni dönem! Yetki bakanlığa devredildi
Güngör, “Günlük enerjinin ortalama yüzde 50’si ekmek ve tahıl ürünlerinden geliyor. Yapılan araştırmalara göre kişi başı ekmek tüketimi neredeyse 200 kiloya ulaşıyor. Ancak ne yazık ki, tüketimin yüzde 95’ini buğdayın faydalı kısımlarının ayrıldığı beyaz undan yapılan ekmek oluşturuyor. Türk insanı 1940’lara kadar ‘esmer ekmek’ olarak adlandırılan tam buğday unundan yapılmış ekmekleri tüketirken bu oran bugün ne yazık ki yüzde 5-10’a düşmüş durumda. Şimdi bunu artırmaya çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.
“Yapılan araştırmalar, günlük beslenmeye eklenecek küçük bir miktar tam buğday ekmeğinin bile kronik hastalıkları önleyerek milyarlarca dolarlık bütçenin korunmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin bu alandaki stratejik hamleleri, sağlık harcamalarını azaltmanın yanı sıra karbon ayak izini düşürmeyi de hedefliyor.” sözlerini sarf eden Güngör, “Türkiye’de ise bu veriler ışığında Konya ilinde başlatılan yerel bir saha çalışmasıyla konunun bir kamu politikası hâline getirilmesi amaçlanıyor.” ifadelerine yer verdi.

“ÖNÜMÜZDEKİ YIL TÜM TÜRKİYE’DE UYGULANACAK”
Türkiye gazetesinden Ziyneti Kocabıyık'ın haberine göre, “Tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası”nı desteklediklerini belirten Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, “Türk Gıda Kodeksi Buğday Unu Tebliği’nde tam buğday ununu buğdayın kepeği, rüşeymi ayrılmadan yani buğday tanesinin bütün anatomik kısımlarını içerecek şekilde öğütülmesi isteniyor. Şu anda yapılan tam buğday ekmeklerinde bu unsurlar belirli oranlarda ekleniyor. Tam buğday unu yapmak bizim de işimize gelir” dedi. Tam buğday unundan yapılan ekmeğin lif oranları ve içindeki vitamin ve mineraller açısından zengin olduğunu da sözlerine ekleyen Çakmak, “Özellikle yüzde 40 oranındaki tam buğday unundan yapılan ekmeklerde lezzet farkı hiç olmuyor. Beyaz ekmek sevenlerin bu açıdan endişelenmesine gerek yok. Önümüzdeki yıl tüm Türkiye’de uygulanacak” ifadelerini kullandı.
Halk Ekmek'te Ramazan pidesinin fiyatı belli oldu
"AZALTILMASI ÖNERİLEN İŞLENMİŞ KARBONHİDRATLARDIR"
Ahmet Güngör, beyaz unun sadece sağlık açısından risk oluşturmakla kalmadığını ve beyaz un elde etmek için buğdayın önemli bir kısmının israf edildiğini ifade ederek “Ülkemizde yaklaşık 8 milyon ton un ekmek üretiminde kullanılıyor. 2,5 milyon ton kepek ve rüşeym yem olarak değerlendiriliyor. Bu da yaklaşık 2,5 milyon tona karşılık gelmektedir. Bunun ekonomik değeri yaklaşık 600 milyon ABD dolarıdır” sözlerini sarf etti.
Son zamanlarda, Dünya Sağlık Örgütü’nün beslenme piramidinde yaptığı güncelleme kamuoyunda “karbonhidratlar tamamen azaltıldı” şeklinde yorumlansa da Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçe Efe Aydın, bu algının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Efe, yapılan değişikliğin karbonhidratların tamamen hayatımızdan çıkarılması anlamına gelmediğine dikkat çekerek, “Burada asıl azaltılması önerilen rafine ve işlenmiş karbonhidratlardır. Beyaz un, şekerli içecekler ve liften arındırılmış paketli ürünler sınırlandırılmalıdır. Ancak tam tahıllar, baklagiller, sebze ve meyveler hâlâ sağlıklı beslenmenin temelini oluşturur” ifadelerine yer verdi.

“PROBLEM EKMEĞİN VARLIĞI DEĞİL MİKTARI VE TÜRÜDÜR”
Ekmek tüketiminin son yıllarda gereğinden fazla eleştirildiğini belirten Gökçe Efe Aydın, “Ekmek bütün kötülüklerin kaynağı gibi gösteriliyor. Oysa ekmek, özellikle tam tahıllı tercih edildiğinde sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır. Asıl problem ekmeğin varlığı değil, tüketim miktarı ve türüdür” açıklamasında bulundu.
Tam tahıllı ekmeğin B grubu vitaminleri, demir, magnezyum ve lif açısından önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Gökçe Efe Aydın, “Beyaz un, kepek ve rüşeym kısmından arındırıldığı için besin değeri düşer. Tam tahıllı ürünler ise doğallığını korur ve metabolizma açısından çok daha faydalıdır” diye konuştu. Sağlıklı bireylerde günlük ekmek tüketiminin kişiden kişiye değişebileceğini vurgulayan Efe, “Genel olarak hareketsiz bireylerde günde 2-4 ince dilim, daha aktif bireylerde ise 4-6 ince dilim tüketim uygun olabilir. Ancak burada asıl önemli olan ekmeğin türüdür. Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar veya çok tahıllı ekmekler tercih edilmelidir” sözlerini sarf etti.