CHP'den İstanbul Boğazı'nın yetki devrine tepki: Seçim başarısızlığı hala hazmedilmemiş

CHP'den İstanbul Boğazı'nın yetki devrine tepki: Seçim başarısızlığı hala hazmedilmemiş
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Bakan Yardımcısı Seyit Torun, basın toplantısı düzenlendi. Seyit Torun AKP'nin İstanbul Boğazı'nın yetki darbesine tepki gösterdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, basın toplantısı düzenledi. Torun düzenlediği basın toplantısında hayli tartışma yaratan İstanbul Boğazı'nda yapılmak istenen yetki devrini eleştirerek, "Görüyoruz ki İstanbul’un rantını Sayın Belediye Başkanı halka vermeye çalışırken, geçmiş alışkanlıklar Cumhurbaşkanı tarafından devam ettirilerek, yine bu rantı belli çevrelere, kesimlere vermek için yetkileri kendinde toplamaya çalışıyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil” şeklinde konuştu.

'Çevre ve Şehircilik Bakanlığının oluşturduğu taslağın, seçilmiş insanların, belediye başkanlarının, meclislerin yetkilerini alarak bunu Saray'a verdiğini söylen Torun, bu kapsamda, İstanbul Boğazı'yla ilgili bir karar alınmaya çalışıldığını, Boğaz'ın imarıyla ilgili yetkinin Saray'a verileceğini kaydetti.

"HER ŞEYİ SARAY'DAN YÖNETMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Son günlerde Yerel Yönetimler Yasası’yla ilgili olumlu değişiklikler beklerken, konuşulan taslakları çok da olumlu bulmadıklarını anlatan Torun, “AK Parti ve Saray son dönemlerde yerel yönetimlerin üzerinde bir vesayet kurmaya çalışıyor. Daha doğrusu artık her şeyi Saray’dan yönetmeye çalışıyor.” diye konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının oluşturduğu taslağın, seçilmiş insanların, belediye başkanlarının, meclislerin yetkilerini alarak bunu Saray’a verdiğini savunan Torun, bu kapsamda, İstanbul Boğazı’yla ilgili bir karar alınmaya çalışıldığını, Boğaz’ın imarıyla ilgili yetkinin Saray’a verileceğini kaydetti.

Torun, yerel seçimlerde, belediye başkanlarının, meclislerinin seçildiğini, bunların görev ve sorumluluklarının belli olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“24 Haziran’da da Cumhurbaşkanını seçtik. Cumhurbaşkanının da görev ve sorumlulukları belli. Şimdi, seçilmiş belediye başkanı ve belediye meclislerinin yetkisini cumhurbaşkanı Saray’a almak istiyor. Cumhurbaşkanının görevi Boğaz’daki arsayı, parseli, büfeyi takip etmek mi? Anlaşılan İstanbul’un rantını hiçbir şekilde bırakmak istemiyor. Halbuki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu göreve geldikten sonra her yerde yeşil alanları artırmaya, geçmişte alınan kararları değiştirerek, yapılaşma izni verilen yerleri tekrar yeşil alana dönüştürmeye çaba harcıyor. Görüyoruz ki İstanbul’un rantını Sayın Belediye Başkanı halka vermeye çalışırken, geçmiş alışkanlıklar Cumhurbaşkanı tarafından devam ettirilerek, yine bu rantı belli çevrelere, kesimlere vermek için yetkileri kendinde toplamaya çalışıyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.”
Benzer durumların Haydarpaşa ve Sirkeci Garı’nda da yaşandığını hatırlatan Torun, bunların ihalelerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine değil, hiçbir deneyimi, birikimi olmayan bir şirkete verildiğini ileri sürdü.


"YEREL SEÇİM BAŞARISIZLIĞI AKP TARAFINDAN HALA HAZMEDİLEMEMİŞ"

“Sayın Cumhurbaşkanı, belediye başkanlığı yapmak istiyorsa o başka ama lütfen artık bu kararları yerel yönetimlere, belediyelere bıraksın.” diyen Torun, belediyelerdeki genel müdür ve yardımcılarının başkan tarafından değil, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından atanması konusunun da gündemde olduğunu aktardı.

“Belediye başkanı eğer çalışacağı bürokratı kendi atayamayacaksa bunun ne anlamı var? Bu belediye nasıl hizmet verecek?” diye soran Torun, bunu da kesinlikle doğru bulmadıklarını vurguladı. Torun, şunları kaydetti:

“Anlaşılan yerel seçimin başarısızlığı AK Parti tarafından hala hazmedilememiş, millet iradesi hala kabul edilememiş ki, belediye başkanları ve belediyelerin yetkileri kısıtlanarak, Saray’da toplanarak yeni bir anlayış ortaya konuyor. 31 Mart’ta ve 23 Haziran’da Türk milleti karar verdi ve büyükşehirlerde, birçok ilçede ve ilde CHP’li belediye başkanlarına yetki verdi. Sonuçta onlar da vatandaşlardan aldığı bu yetki dahilinde, sorumluluklarının bilinciyle hizmet etmek istiyorlar. Artık bu yapı gölge etmesin, onların önünü açsın. Her ne kadar engellemeye çalışırlarsa çalışsınlar, belediye başkanlarımız şu süreç içerisindeki tasarruflarıyla, vatandaşı ve kamu menfaatini esas alarak yaptıkları çalışmalarla zaten kendilerini göstermeye başladılar. Önümüzdeki süreçte de bu başarılarını artırarak devam ettirecekler.”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının iktidara imtiyaz tanıyacak birkaç konuda yasa değişikliği yaparak süreci bitirmek istediğini ileri süren Torun, “Bizim önerimiz şu, belediye başkanlarımız ciddi sorunlar yumağı içinde. Bu, AK Parti’li, CHP’li, MHP’li, İYİ Parti’li, diğer belediyeler için de böyle. Bu anlamda daha iyi hizmet verecek, vatandaşımızın da daha iyi hizmet alabileceği bir yasayı ortaya koyalım. Bunun için daha geniş bir çalışma yapalım, zamana yayalım ve bu yasa artık sürdürülebilir olsun.” dedi.

"SİYASİ PARTİLERLE ÇALIŞMAYA HAZIRIZ"

Büyükşehir Yasası yapılalı 6-7 yıl olmasına rağmen hala sorunlarıyla gündemde olduğuna değinen Torun, şu görüşlerini paylaştı:

”Ortak akılla, diyalogla süreci yönetelim. Kapsamlı, sorunları çözen, hem belediye başkanlarının hem de yerel anlamda vatandaşımızın daha iyi hizmet almasını sağlayacak yasayı çıkaralım. Sürdürülebilir olsun. Sağını, solunu, birkaç kanun maddesini değiştirerek süreci tamamlamayalım. Mutlaka kapsamlı bir çalışma yapalım. Bunun için yerelden merkeze değil, merkezden yerele yetki devri mutlaka gerçekleştirilmeli, milli irade her alanda yerini bulmalıdır.

Belediyelerin gelir kaynakları artırılmalı, onların yeni gelir kaynakları üretmesi konusunda mutlaka hukuksal düzenleme yapılmalı. Belediyelerimizin her geçen gün yetki ve sorumlulukları artmasına rağmen maalesef gelirleri artmamaktadır.”

Bu konuda, AKP ve diğer siyasi partilerle çalışmaya hazır olduklarını vurgulayan Torun, AKP’nin bu yasa tasarısını somut olarak görmek istediklerini, bununla ilgili oldu bittiye asla izin vermeyeceklerini söyledi.

Torun, bu yasanın sadece AKP’yi ilgilendirmediğini, bunun siyasi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

"BİR ÜLKENİN TUTARLILIĞI OLMALI"

Seyit Torun, açıklamasının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ‘ABD’ye gitmemesi’ yönünde yapılan çağrıları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Torun, şu yanıtı verdi:

“Cumhurbaşkanı aslında yapması gereken birçok şeyi yapmadığı için bundan sonra da ne yapacağını çok iyi bilmiyor. Aslında mektup geldiği anda iade edilmeliydi ama mektubu biz Amerikan basınından öğrendik. Mektup gizlendi. ‘Mektuba cevap verildi, operasyon yapıldı’ dendi, mektubun operasyondan sonra geldiği anlaşıldı. Sonra dendi ‘Çöpe attık.’ Sonra dediler ‘Çöpten aldık, iade edeceğiz.’ Görülüyor ki kafalar karışık. Hala ortaya konulmuş net bir strateji yok. Günlük değişmelere göre, anlık kararlara göre bir süreç takip ediliyor. Dış politikada bunlar olmamalı, bir ülkenin tutarlılığı olmalı. Bir ülkenin dış politikada bir omurgası olmalı ama görülüyor ki kafalar çok karışık.”

“HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Sezai Temelli görevden alınan HDP’li belediye başkanlarıyla ilgili açıklamalar yaptı. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Torun, CHP’nin kayyum atamalarıyla ilgili “seçimle gelen, seçimle gider” dediğini, başkanların düşüncelerine saygı duyduklarını söyledi.

“Muharrem İnce, bir televizyon programında yaptığı açıklamada CHP yönetimini eleştirerek ‘önce bana destek olanları harcıyorlardı, şimdi selam söyleyenleri bile harcıyorlar. Yazık, bunun bedelini ödeyecekler.’ dedi. Bununla ilgili değerlendirmeniz nedir?” sorusuna Torun, “CHP’nin kurumsal yapısı vardır. Alınmış her kararın mutlaka bir belgesi, bilgisi vardır. Hiç kimse CHP’nin üstünde değildir.” yanıtını verdi.

İlgili Haberler
Etiketler :