Ayşenur Arslan: Ali Erbaş bu yolun koçbaşı

Ayşenur Arslan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın son günlerdeki tartışmaları açıklamalarını değerlendirirken, "Fiili olarak dayatılan bir sistem var. Bir süre sonra anayasa değişikliği ile belki, ya da kimi kurumsal düzenlemeler ile fiili şeriat anayasaya dayanan anayasal bir sistem haline getirilecek. Ali Erbaş bu yolun koçbaşı" diye konuştu.

Yayınlanma:
Güncelleme: 08 Eylül 2021 12:40

Gazeteci ve Halk TV Programcısı Ayşenur Arslan, Medya Mahallesi programında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın son günlerde tartışmalara yol açan açıklamalarına dair değerlendirmelerde bulundu.

Arslan, "Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş eleştirilebilir, karşı çıkılabilir bu inanca karşı çıkmak değildir. Bu bir kurumu ve onun siyasallaşmasını eleştirmektir" dedi.

'Yüksek sesle 'evet yansımasın' dememiz lazım'

Arslan, Erbaş'ın "İnanç, sokakta, mahallede, şehirde olmasın, insanın içinde olsun gibi bir anlayış var. İnsanla Allah arasında olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın…" ifadelerini hatırlatmasının ardından gazeteci Necdet Saraç, "Yüksek sesle bizim 'evet yansımasın' dememiz lazım. Bunu yüksek sesle söylemediğimiz için bizim alanımızı sürekli daraltıyorlar. Türkiye'nin gerilemesi Türkiye'de sadece bir takım insanları ilgilendirmiyor, hepimizi ilgilendiriyor" dedi.

Saraç şöyle devam etti:

"Bu ülkenin İslam coğrafyasındaki her şeye rağmen en iyilerin olması tesadüf değil tabii ki. Cumhuriyet, laiklik ve demokrasi kavramı Anadolu coğrafyasında şekillenmiş kavramlar. Bu bir sistem tartışmasıdır. Gökyüzündeki tanrıyı yeryüzüne indirirseniz, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diye parlamentoya yazdırırsanız bu çok ciddi bir anlayış farkıdır. Siz kulun yerine insanı, kulun yerine bireyi, ümmetin yerine yurttaşlığı oturttuğunuzda hilafetin yerine cumhuriyeti oturttuğunuzda bu çok köklü bir sistem değişikliğidir."

'Ali Erbaş bu yolun koçbaşı'

Arslan şöyle devam etti:

Fiili olarak dayatılan bir sistem var. Bir süre sonra anayasa değişikliği ile belki, ya da kimi kurumsal düzenlemeler ile fiili şeriat anayasaya dayanan anayasal bir sistem haline getirilecek. Ali Erbaş bu yolun koçbaşı.

Ali Erbaş, 10 Kasım'dan bir gün önce Kadir Mısırlıoğlu'nu ziyaret etmişti. Bu açıkça bir meydan okumaydı.

'Türkiye'deki kadınlar geçit verir mi?'

Afganistan hem olumsuz hem de olumlu anlamda çok çarpıcı bir örnek haline geldi. Laiklikten konuşurken tam da yerine gelecek diye düşünüyorum. Hürriyet'in manşetinden başlayalım. Afgan kadınlarla konuşmuşlar. Afgan kadınlar yüzlerini ve isimlerini gizlemeden röportaj vermişler. 'Artık karşılarında 20 yıl önceki gibi her dediklerini yapacak Afgan kadınları yok. Bizi eve kapatmalarına izin vermeyeceğiz' demişler. 20 yıllık bir sakat, yarım laiklik çabaları Afgan kadınına bu cesareti verdiyse, Türkiye'deki kadınlar geçit verir mi? Laikliğin, laiklik mücadelesinin emek emek örülmesinin karşısında kim durabilecek?

Ali Erbaş ne demişti?

“İnanç, sokakta, mahallede, şehirde olmasın, insanın içinde olsun gibi bir anlayış var. İnsanla Allah arasında olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın… Görüyorsunuz ortalığı ayağa kaldırıyorlar. ‘İnançtan ayıklansın oralar adeta.' Bu düşünce, insanlığı bu noktaya getirmekte…”