Ankara, İstanbul, İzmir... Beştepe boykotu büyüyor! 14 Baro "Saray"ın davetini reddetti!

Ankara, İstanbul, İzmir... Beştepe boykotu büyüyor! 14 Baro "Saray"ın davetini reddetti!
Beştepe'de yapılacak yeni adli yıl açılışı davetine 14 barodan olumsuz yanıt geldi.

İzmir Barosu'nun ardından İstanbul, Ankara, Muğla, Antalya, Adana, Aydın ve Ordu Baroları da Yargıtay Başkanlığı'nın 2019-2020 Yargı Yılı açılışı için yolladığı davete olumsuz yanıt verdi. 

İstanbul Barosu'dan yapılan açıklamada, "Yargının kurucu unsuru olan savunmanın meslek örgütü olarak, yeni bir yargı yılının açılışında birlikte olmaktan kıvanç duyabilirdik" denilen cevap yazısında, toplantının Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezinde yapılacak olduğuna işaret edildi ve burada yapılacak bir açılış törenine katılmanın mümkün olamayacağı bildirildi. 

İstanbul Barosu Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu'nun imzasıyla yayımlanan cevap yazısı "Tarihe not düşmek adına Başkanlığınızın takdirlerine sunarız" cümlesiyle sonlandırıldı. 

MUĞLA BAROSU DA KATILDI

İstanbul Barosu'nun ardından Muğla Barosu da konuyla ilgili katılmayacağını duyurdu. Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun'un imzasını taşıyan cevap yazısında "2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreninin Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılıyor olması, bu anlayışa (yargının herkese eşit ve tarafsız olduğu) katkı sunmak yerine zarar verici olduğu değerlendirildiğinden, nazik davetinize icabet edemeyeceğimizi üzülerek bildiririz" denildi. 

MEKANSAL SORUMLULUĞU BİLE PAYLAŞMAYIZ 

Antalya Barosu Başkanı Av. Polat Balkan da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli yıl açılışına ilişkin daveti ile ilgili yaptığı açıklamada katılmayacaklarını duyurdu. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: 

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni ve Adli Yıl Açılış Kokteyli daveti bize de yapıldı. Şu ana kadar bu konuyla ilgili bazı baro başkanlıklarınca açıklamalar yapıldı. Açıklamalara katılıyorum. Konuya ilişkim görüşümü özetlemeye çalışayım: Biz, adaletsizliklere, hak ihlallerine, hukuksuzluklara direnenlerdeniz; alkışlayan, boğun eğenlerden değil! Biz, hukuk devleti ve insan haklarından yana taraf oluruz; iliksiz cübbelerinde düğme arayanlardan, sıraya dizilenlerden değil! Biz, gerçek bir hukuk devleti, bağımsız ve tarafsız yargı ve özgür savunma istiyoruz; “Yargı denetimsiz iktidar, savunmasız yargı” değil. Yargıya duyulan güveni dibe düşüren, hukuku ve yargı bağımsızlığını hiçe sayan bir anlayış ile mekansal sorumluluğu bile paylaşmayız.” 

BURSA BAROSU: BU TÖREN YARGI MEKANLARINDA YAPILSAYDI, KOŞA KOŞA GELİRDİK 

Bursa Barosu da Yargıtay'ın adli yıl açılış töreni davetini reddetti. Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun'un Yargıtay Başkanlığı'na yanıtında şu ifadeler kullanıldı: 

Yasalar hukuku gerçekleştirme aracıdır ancak yasalar her zaman hukuka uygun olmayabilir veya hukuka uygun yorumlanmayabilir. İşte o zaman adaleti amaç edinmiş hukukun üstünlüğünü şiar edinmiş yargı devreye girer. Ama yargının devreye girebilmesi “bağımsız” ve “tarafsız” olabilmesine bağlıdır. Yoksa gücün elinde araçsallaşır. O sebeple yargıya güvenin zaten sürekli zedelendiği bir toplumda yargının yürütmenin himayesinde olduğu izlenimi ile şekilden öte anlam ve sonuçlar çıkan nazik ama Anayasa'da belirtilen yargının bağımsız ve tarafsız olması ilkesine aykırı bulduğumuz, yürütmeye ait bir mekandaki davetinize, yargının kurucu unsuru olan savunma mesleğinin temsilcisi avukatların meslek örgütü olan Bursa Barosu olarak icabet edemeyeceğimizi üzülerek bildiririz. 

Bu tören, keşke yargının ev sahipliğinde ve yargının kurucu unsurlarının bütününe konuşma olanağı sunulacağı; yargının sorunları, kısa, orta ve uzun vadedeki çözüm hedeflerinin konuşulacağı; uzun yargılamalar, uzun tutukluluk sürelerinin eleştirilebileceği, düşünce ve ifade özgürlüğü lehine mesajların verileceği yargı mekanlarında yapılsaydı koşa koşa gelirdik. Lakin, tören için yargıya değil, yürütmeye ait olan bir mekanın tercihi tüm bunları olanaksız kılmaktadır. 

VAN BAROSU DA KATILMAYACAK

Van Barosu da Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada törene katılmama kararı aldığınu duyurdu. Barodan yapılan açıklamada, ''Baromuz; Yargıtay Başkanlığı'nın 2 Eylül 2019 Tarihinde ''Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi'' zinde yapılacak olan 2019-2020 Adli yılı açılış töreni davetine, Yönetim Kurulu olarak törene katılmama kararı alarak durum resmi yazı ile Yargıtay Başkanlığı'na bildirmiştir'' denildi. 

KOCAELİ BARO BAŞKANI: DAVETE İCABET EDEMEYECEĞİMİZİ BİLDİRDİK 

Kocaeli Barosu Başkanı Av. Bahar Gültekin Candemir kişisel twitter hesabından yaptığı paylaşımında açılışa katılmayacaklarını bildirerek şu ifadeleri kullandı: 

''Kuvvetler ayrılığı ilkesi; adalet, demokrasi, temel hak ve özgürlüklerin teminatıdır. Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının tesisi, bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalınmasıyla mümkün olacaktır. Bu nedenle 'Yargı Yılı' açılışının 'Yürütme'nin idare merkezinde değil Yargı'nın merkezinde/evinde yapılması gerekli, değerli ve önemlidir. Yürütme erkinin temsilcilerinin sadece ve sadece davetli olarak katılabileceği 'Adli Yıl' açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı kongre merkezinde yapılacak olması 'Yürütme'nin 'Yargı'ya müdahalesini kabulden öteye bir anlam taşımamaktadır. 'Hukuk Devleti', 'adalet', kavramları ile yargılama süreçlerinin 'Hukukun Evrensel İlkeleri'ne ne denli kıymet verilerek yapıldığının tartışma konusu olduğu ülkemizde bu durumun bağımsız savunmanın meslek örgütleri olan Barolar nezdinde kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Yargıtay Başkanlığı tarafından yapılan nazik ve naif davete icabet edemeyeceğimizi bildirdik.'' 

ANKARA BAROSU: ADLİ YILI ATAMIZIN HUZURUNDA KARŞILAYACAĞIZ 

Ankara Barosu da Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenecek törene katılmayacağını duyurarak şu açıklamayı yaptı: 

Ankara Barosu olarak Yargıtay’ın Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan 2019-2020 adli yıl açılış törenine ilişkin tarafımıza gönderdiği davetiyeyi üzüntüyle almış bulunuyoruz. 

21. yüzyılda; modern, demokratik bir hukuk devletinde savunmanın ve savunmanın bağımsızlığının kutsallığı her türlü tartışmadan bağımsızdır. Bu bağımsızlık, insan onurundan ve bizzat hukuk idesinin kutsal varlığından doğmakta; geçici olan her türlü siyasal iradeden üstün niteliği üzerinde yükselmektedir. Kuşkusuz ki bu nitelik, modern yasaların hukuka uygun olarak kesintisiz uygulanması ile adaletin hiçbir ahval ve şerait altında birtakım kişi ya da kurumların vicdanına terk edilmemesini de kapsamaktadır. Geldiğimiz noktada, Türk Hukuk Sisteminin bu iki varlık sebebi de ortadan kaldırılmıştır. Bu söylemin delili ise normalleştirilmiş KHK hukuku zemininde kaosa evrilmiş bir sistem, bağımsızlığı kâğıt üzerinde dahi bırakılmayan YSK ve HSK gibi kurumlar, tutuklu avukatlar, liyakati senelerdir sistemli bir politikayla yerle bir edilmeye çalışılan hâkimlik ve savcılık mesleği ile sesi kısılmaya çalışılan savunma makamının bizzat kendisidir. Ancak belirtilmelidir ki; bu ülke üzerinde yaşayan, sesi kısılmaya çalışıldıkça direnen, yeni adli yılı saray çatıları altında değil modern ve laik Cumhuriyet’i borçlu olduğumuz Atamızın huzurunda karşılayacak olan avukatlar da vardır ve sonsuza kadar hep var olacaktır. 

Henri Lefebvre(1901-1991), mekânı kısaca toplumsal ilişkilerin yeniden üretildiği yer olarak tanımlar. Savunmanın yeni adli yılını tarafı kendinden menkul siyasal iktidara ait bir mekânda karşılaması ise siyasi tahakkümün bir saray çatısı altında bizzat hukukçular tarafından yeniden üretilmesidir. Bu sebeple; avukatların, hâkimlerin ve savcıların siyasal iktidara ait modası önceki yüzyılda geçmiş saray çatıları altında adli yılı karşıladığı, alkış tuttuğu ve edilecek bağımsızlık söylemlerinin bizzat bu alkışın tutulduğu mekânca çürütüleceği bir adlı yıl açılış töreninde bulunmamayı bir tercih değil, kutsal mesleğimizin ettiğimiz yeminle üzerimize yüklediği bir görev olarak görüyoruz.Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 

İZMİR BAROSU 'KENDİNİZİ ÖZGÜRLEŞTİRİN, SİZ DE GİTMEYİN' DEMİŞTİ 

Yargı yılı açılışı ile ilgili Yargıtay Başkanlığı'na ilk tepki İzmir Barosu'ndan gelmiş, baro başkanı Özkan Yücel'in imzasını taşıyan ve kamuoyuna da duyurulan cevapta "Halkın zerre kadar güven duymadığı bir yargı sisteminin parçası olmamak için sizlerin de ‘kendinizi özgürleştirmenizi’ temenni ederiz" denilmişti. 

 

İlgili Haberler