19 Mart'ın birinci yıl dönümünde Saraçhane'de büyük miting: Binler meydana akın etti
İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına giden sürecin başladığı gün olan 19 Mart'ın birinci yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Büyük Saraçhane Mitingi düzenliyor.
CANLI - 21.10 | MANSUR YAVAŞ KÜRSÜDE
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Saraçhane'deki binlere kürsüden sesleniyor. Yavaş'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
20:50 | DİLEK İMAMOĞLU KÜRSÜDE
Dilek İmamoğlu kürsüye çıkarak halka seslendi. Dilek İmamoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Gündemimiz baskıdır. Gündemimiz hukuksuzluğun toplum üzerindeki ağırlığıdır. Bugün burada ben sadece bir eş bir anne olarak bulunmuyorum. Ben burada bugün adalet duygusu örselenmiş milyonların sesi olarak bulunuyorum. Yaşadığımız süreç gerçek bir hukuki süreç değildir. Bu süreç insanların hukuka olan bağını sarsmaktadır. Bir yıldır çok ağır bir sınavdan geçiyoruz. Bir yıldır bekliyoruz. Bir yıldır sabrediyoruz. Bir yıldır hem hasretle hem de umutla ayakta duruyoruz.
Aradan geçen zamanda yargı sürecinin sağlıklı işlemediğini gördükçe kaygılar arttı. Ortaya konan temelsiz iddialar toplumun yargıya olan güvenini daha da sarstı. Halkımız da ülkemiz de bunu asla hak etmiyor. Ortada bu kadar büyük soru işaretleri varken toplumun adalet duygusu nasıl korunacak? Önümüzdeki dönem de bu sorunun yanıtı için çalışmalıyız. Bir yıldır eşler, kardeşler, anneler, babalar cezalandırılıyor.
Defalarca canlı yayın çağrısı yaptık. Bu çağrı karşılık bulmadı. Neden şeffaflıktan kaçılıyor? Atılması gereken en önemli adım Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuksuz yargılanmasıdır. Tüm siyasi partilerin hukuk komisyonları bu mahkeme süreçlerine gözlemci olarak katılsınlar. Gördüklerini kamuoyuna anlatsınlar. Kimsenin aklında soru işareti kalmasın. Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını yapacağı duruşmaya siyasi partilerin genel başkanları da katılsın. Bu mesele toplumun adalet duygusunu ilgilendiren bir meseledir.
Çocuklarına daha adil bir ülke bırakmak isteyen herkes için konuşuyoruz. Bizi korkutmalarına izin vermeyeceğiz. Baskıya boyun eğmeyeceğiz

20.30 | ARZU ÇERKEZOĞLU: BU HALKIN MÜCADELE BİRİKİMİNİ KÜÇÜMSÜYORLAR
Mitingin en coşkulu anlarından birinde kürsüye çıkan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Saraçhane'yi dolduran on binlere seslendi. Türkiye'nin mevcut ekonomik ve politik tablosunu eleştiren Çerkezoğlu, iktidara demokrasi ve emek mücadelesi üzerinden yüklendi:
"Saraylar, saltanatlar çöker; kan susar bir gün, zulüm biter... Toplumsal desteğini yitiren siyasi iktidar, baskıyla ve hukuksuzlukla iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Siyasi iktidar, sandıkta yenemediğini yargı sopasıyla, bileğini kırmaya çalışıyor. Siyasallaşmış yargıyla 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkesine meydan okuyorlar.
Ülkemizi şiddet mağduru kadınlar, okula aç giden çocuklar, geleceğinden umudu kesen gençlerin ülkesi haline getirmelerine izin verecek miyiz? Hayır! Anlayın artık, hayır diyoruz! Seçilmiş belediye başkanlarımızı, siyasetçileri, sendikacıları ve gazetecileri serbest bırakın.
Demokrasi işçinin ekmeğidir! Demokrasi yoksa ekmek de yoktur. Baskıyı ve zulmü kendi iktidarlarının güvencesi olarak görenler bilsinler ki; bu ülkenin tüm değerlerini üreten halktan daha büyük bir güç yoktur. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!"

20.25 | "6. FİLO'YU DENİZE DÖKENLERİN YOLUNDAN YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Öğrencileri temsilen kürsüye çıkan İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu Selinay Uzuntelli, gençliğin barınma, eğitim ve özgürlük taleplerini dile getirdi. Üniversitelerdeki baskı ortamına ve ekonomik krize dikkat çeken Uzuntelli, şu ifadeleri kullandı:
"Bir yıl önce, bugün, burada geleceğimizi çalanlara karşı ayağa kalkmıştık. Binlerce öğrenci Beyazıt'tan Saraçhane'ye aktık ve o korku duvarlarını yerle bir ettik. Peki bugün ne değişti? Kampüslerde adeta OHAL uygulanıyor. Liseliler MESEM programıyla patronlara ucuz iş gücü yapılıyor, 14-15 yaşındaki çocuklar iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor.
Bizler yoksulluğa mahkum edilirken, geleceğimizden çalınan para silahlara aktarılıyor. Bizi bölmek, yalnızlaştırmak, susturmak istemelerinin sebebi korkmalarıdır. Çünkü biliyorlar; biz örgütlenirsek bu düzen yıkılır! Biz 1 Mayıs'ta sınıfın saflarında, alanları doldurmaya; 6. Filo'yu denize dökenlerin yolundan yürümeye devam edeceğiz."

20.15 | "HEDEFİMİZ TALEPLERİMİZİ NETLEŞTİRMEK VE BU MÜCADELEYİ GENİŞLETMEKTİR"
Mitingin açılış konuşmalarından birini yapan Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilcisi Gilda Silifkeli, öğrencilerin işçi sınıfıyla yan yana durması gerektiğinin altını çizerek dayanışma çağrısında bulundu:
"Bugün saray rejimi yağma, rant ve savaş politikasıyla halkı sefalete sürüklemektedir. 19 Mart direnişinin arka planındaki sebepler bunlardır. Bu düzene karşı çıkan öğrenci gençlik soruşturmalarla ve uzaklaştırmalarla sindirilmeye çalışılıyor. Ancak biz öğrenciler ne gözaltılarla ne de ajanlaştırma politikalarıyla bu mücadeleden vazgeçeriz!
Bugün 19 Mart'ın hayaleti kampüslerde dolaşmaya devam etmektedir. Gücümüz kenetlenmekten, örgütlü mücadeleden gelmektedir. Öğrenci gençliğin görevi her alandaki direnişi büyütmek ve dayanışmayı güçlendirmektir. Bu sene bizi 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkaracak güç de tam olarak bu örgütlülüktür."

20.00 | BİNLER SARAÇHANE'DE BULUŞTU
Yurttaşlar 20.30'da başlayacak olan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi için Saraçhane'de bir araya geldi. Alana yurttaşların akını sürüyor.
19.30 | ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ, BEYAZIT MEYDANI'NDAN SARAÇHANE'YE YÜRÜYOR
Büyük Saraçhane Mitingi öncesinde üniversite öğrencileri Beyazıt Meydanı'nda bir araya gelerek kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğrenciler, okudukları bildirinin ardından Saraçhane Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Gençliğin barınma krizine, eğitimdeki baskılara ve çocuk işçi ölümlerine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"19 Mart, bu ülkenin gençliğinin yoksulluğa, baskıya, geleceksizliğe karşı 'artık yeter' dediği gündür. Aradan bir yıl geçti. Peki koşullar ortadan kalktı mı? Hayır, aksine daha da ağırlaştı. Artan kiralar, ulaşım zamları ve KYK yurtlarının yetersizliği barınma krizini derinleştiriyor. Bize reva görülen 4.000 liralık KYK bursu, sefalet düzeninde yaşamımızı sürdürmeye dahi yetmiyor.
İktidar MESEM programıyla gençliği sömürüyor; geçen yıl en az 95 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Yüz binlerce çocuk eğitimden koparılıp fabrikalara mahkum ediliyor. Bir yandan da kampüslerimiz polis ablukasıyla çevriliyor, kulüplerimiz kapatılıyor. Ancak biz biliyoruz ki; gerçek bir değişim, öğrencilerin mücadelesinin işçi sınıfının mücadelesiyle birleşmesiyle mümkündür. Yoksulluğa, baskıya ve anti-demokratik uygulamalara karşı mücadelemiz sürecek!"
Öğrenciler, basın açıklamasının sonunda somut taleplerini şu şekilde sıraladı:
- Üniversitelere ve belediyelere yönelik kayyum politikaları derhal son bulsun.
- Muhalefete yönelik baskılar bitsin, başta tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılsın.
- KYK burslarına enflasyon oranında zam yapılsın; tüm öğrenim kredileri bursa dönüştürülsün.
- Çocuk işçiliği yasaklansın, genç işçilerin emeği güvence altına alınsın.
- NATO'dan çıkılsın, bütçe savaş politikalarına değil eğitime harcansın.
Açıklamanın ardından öğrenciler Saraçhane'ye doğru yürümeye başladı.
19.00 | YURTTAŞLAR TOPLANMAYA BAŞLADI
İstanbullular, mitingin düzenleneceği alana yürümek için Yenikapı Marmaray Durağında toplandıktan sonra mitingin yapılacağı Saraçhane'ye doğru yürüyüşe başladı.
Halk TV muhabiri Umut Taştan aktarıyor...
Burada bir araya gelen yurttaşlar, ellerinde flama ve bayraklarla miting alanına doğru yürüyecek.
Yürüyüş öncesinde ise bölgede geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı.
