Lüks konutlarda 'hayalet' dönem! Prestij bitti geçim derdi başladı

Lüks konutlarda 'hayalet' dönem! Prestij bitti geçim derdi başladı
İstanbul'daki markalı konut projelerinde "prestij" simgesi olarak pazarlanan sosyal tesisler, artan maliyetler ve kontrolden çıkan enflasyon karşısında yük haline geldi. Aidatların asgari ücret seviyesine dayanmasıyla birlikte site yönetimleri, havuzları toprakla doldurmak ve spor salonlarını dükkânlara devretmek gibi radikal "tasarruf" planlarını masaya yatırdı.

İstanbul'da yüksek standartlı yaşam vaadiyle inşa edilen markalı konut projelerinde, kat malikleri yükselen aidat yüküyle karşı karşıya kaldı. Özellikle elektrik, su ve personel giderlerindeki keskin artışlar, sitelerin aylık ortak giderlerini asgari ücret seviyesine yaklaştırdı. Geçmişte birer cazibe merkezi olarak sunulan sosyal tesisler, bugün malikler için sürdürülebilir olmaktan çıkarak doğrudan birer maliyet kalemine dönüştü. Yaşanan bu ekonomik tıkanıklık, site yönetimlerini genel kurullarda daha önce eşine rastlanmamış tasarruf önlemlerini oylamaya itti.

HAVUZU TOPRAKLA DOLDURMA ÖNERİSİ RESMİ GÜNDEMDE

Türkiye gazetesinin haberine göre, yükselen maliyetlerden kurtulmak isteyen bazı site sakinleri ve yönetimleri sıra dışı yöntemleri tartışmaya başladı. "Aidat düşsün diye havuzu toprakla dolduralım" veya "Spor salonunu kapatıp dışarıya dükkân olarak kiralayalım" şeklindeki öneriler, fısıltı gazetesi olmaktan çıkarak yönetimlerin resmi gündem maddeleri arasındaki yerini aldı. Prestijli yaşam alanları, ekonomik baskılar nedeniyle "hayalet tesislere" dönüşme riskiyle karşı karşıya kalırken, vatandaşlar konfor yerine geçim derdine odaklanmak zorunda bırakıldı.

HUKUKİ ENGEL: YÜZDE 100 MUVAFAKAT ŞART

Sosyal tesislerin kapatılması veya kullanım amacının değiştirilmesi her ne kadar gündemde olsa da, bu kararların hayata geçmesi ciddi bir hukuki sürece bağlı. Uzmanlar, ortak alan niteliği taşıyan bu tesislerin dışarıya kiralanması veya işlevinin değiştirilmesi için tüm kat maliklerinin yüzde 100 onayının (muvafakat) şart olduğunu vurguluyor. Bu kurala göre, tek bir kat malikinin bile itiraz etmesi durumunda, havuzun kapatılması veya spor salonunun dükkâna dönüştürülmesi yasal olarak mümkün olmuyor.

KONUT DEĞERİ VE YATIRIM CAZİBESİ TEHLİKEDE

Tasarruf amacıyla tesislerin kapatılması kısa vadede çözüm gibi görünse de, uzmanlar uzun vadedeki ekonomik kayıplara dikkat çekiyor. Sosyal tesislerin devre dışı bırakılmasının aidatları yüzde 20 ile yüzde 30 oranında düşürebileceği hesaplanırken; bu durumun konutun piyasa değerini ve yatırım cazibesini ciddi şekilde zedeleyeceği öngörülüyor. Yatırımcılar ve ev sahipleri, "huzur ve konfor" vaadiyle satın aldıkları projelerin, bakımsızlık ve tesis eksikliği nedeniyle birer "yurt binasına" dönüşmesinden endişe duyuyor.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi