Türk-iş asgari ücret toplantısına neden katılmadıklarını açıkladı
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026'da geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında ilk toplantısını gerçekleştirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde toplandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile bakanlık temsilcileriyle bakanlıkta bir araya geldi.
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a komisyona katılmama gerekçelerine ilişkin bir dosya iletti.
Komisyon toplantısına katılmadan bakanlıktan ayrılan Ağar, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
TÜİK’in yüzde 44,38 olarak açıkladığı yıllık enflasyona rağmen, asgari ücrete yalnızca yüzde 30 zam yapıldığını hatırlatan Ağar, bu oranın yetersiz kaldığını söyledi.
Ağar, o günden bu yana gıda, kira, eğitim, ulaşım ve faturalar gibi temel harcamalara gelen zamların hane bütçesini baskıladığını belirtti. Ağar, ekonominin büyümesine rağmen bu refahın çalışanlara ve emeklilere yansımadığını vurguladı: Ağar, servet eşitsizliğine dikkat çekti: “Dolar milyarderleri sayısının her yıl artması, zengin ile yoksul arasındaki uçurumun daha da derinleştiğini göstermektedir.”
Türk-İş, 2024’te karşılanmayan yüzde 14,38’lik enflasyon farkının tam olarak giderilmesi gerektiğini belirtti
Asgari ücret artışlarının enflasyonu artırdığı yönündeki söylemleri eleştiren Ağar, verilerin bunu yalanladığını ifade etti: “2025 yılının Temmuz ayında asgari ücrete herhangi bir artış yapılmamasına rağmen fiyatların yükselmeyi sürdürmesi enflasyonun kaynağının ücretler olmadığını açık biçimde göstermektedir.”
Asgari ücrette kritik gün: İşçisiz belirlenecek
"DÜZENLEME YOKSA GELMEYİZ"
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun saat 14.00’teki toplantısı öncesi Türk-İş heyeti sürpriz bir ziyaretle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gitti. Heyet, Bakan Vedat Işıkhan’a bir mektup sundu. Bu ziyaretin ardından toplantıya katılıp katılmayacaklarına dair açıklama yapan Ağar komisyonda yapısal bir değişiklik olmadan masaya oturmayacaklarını belirtti: “Daha yeni bir düzenleme olmazsa biz gelmeyiz zaten.”
Ağar, TÜRK-İŞ'in 24 Aralık 2024 tarihinde aldığı komisyona katılmama kararını anımstarak, yaklaşık bir yıllık sürede komisyonun yapısı ile ilgili hiçbir iyileştirme yapılmadığını kaydetti. Ağar, "TÜRK-İŞ, almış olduğu kararın arkasındadır ve 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına katılmayacaktır" dedi.
Ağar, şunları kaydetti:
"Asgari ücretin düşük belirlenmesiyle birlikte, işçi ve ailesi başta zorunlu tüketim ürünleri olmak üzere tüm harcama kalemlerinde ardı ardına gelen fiyat artışlarıyla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu durum, işçinin ücretinin hızla eridiğini ve alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Ortaya çıkan ekonomik tablo yalnızca çalışanları değil, yıllarca prim ödeyen ve ülkenin kalkınmasına emek vermiş olan emeklileri de derinden etkilemiştir.
"İŞÇİ EMEKÇİ İHTİYACINI KARŞILAYAMIYOR"
Türkiye ekonomisi son yıllarda büyümekte; Gayri Safi Milli Hasıla artmakta ve kişi başına düşen gelir yükselmektedir. Ancak bu büyümenin oluşturduğu refah, çalışanlara ve emeklilere yansımamakta; gelir artışı toplumun geniş kesimlerine ulaşmamaktadır. Buna karşılık dolar milyarderi sayısının her yıl artması, zengin ile yoksul arasındaki uçurumun daha da derinleştiğini göstermektedir. Bir kesim servetine servet katarken, milyonlarca işçi ve emekli temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanmaktadır.
Kritik görüşmeye saatler kala Aziz Çelik açıkladı: TÜRK-İŞ asgari ücret toplantısına katılmayacak
Bu nedenlerle; asgari ücret belirlenirken öncelikle geçtiğimiz yıl karşılanmayan yüzde 14,38’lik enflasyon kaybı tam olarak telafi edilmelidir. Buna ek olarak gıda, ulaşım, kira, eğitim ve fatura kalemlerinde art arda yaşanan yüksek fiyat artışları ile gerçekleşen enflasyonun yol açtığı kayıplar eksiksiz biçimde karşılanmalıdır. Tüm bunların ötesinde, ekonomik büyümenin oluşturduğu refahın işçiye yansıtılmasını sağlayacak ilave bir artış yapılması zorunludur.
"ENFLASYONU ARTTIRDIĞI GERÇEĞİ DOĞRU DEĞİLDİR"
Asgari ücret tartışmalarının başladığı her dönemde bazı işveren çevrelerinin, 'asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığı' yönünde açıklamalar yaptıkları bilinmektedir. Önceki dönemlerde bu söylemin Komisyon tarafından benimsenmesi sonucunda, asgari ücret ülkemizde fiilen bir taban ücret olmaktan çıkarak ortalama ücret seviyesine dönüşmüştür. Bugün çalışanların yarısından fazlası ya asgari ücretle ya da asgari ücrete çok yakın bir ücretle çalışmak zorunda kalmaktadır.
Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen 'Asgari ücret artarsa enflasyon artar' iddiası, ekonomik verilerle ve enflasyonun temel dinamikleriyle uyumlu değildir. Geçtiğimiz yıllarda enflasyon olağanüstü düzeyde yükselmiş, 2025 yılında ise artış hızı yavaşlamakla birlikte enflasyonun yükselişi devam etmiştir. 2025 yılının Temmuz ayında asgari ücrete herhangi bir artış yapılmamasına rağmen fiyatların yükselmeyi sürdürmesi, enflasyonun kaynağının ücretler olmadığını açık biçimde göstermektedir. Dolayısıyla enflasyonu yalnızca asgari ücret artışına bağlamak, ekonomik sorunların yapısal ve çok boyutlu nedenlerini göz ardı etmek anlamına gelmektedir.
"TÜM KESİMLERİ SORUMLULUK ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ"
Yoksulluğu ve hayat pahalılığını en ağır biçimde yaşayan asgari ücretliler, işsizler ve emekliler için insan onuruna yaraşır bir gelir düzeyi sağlamak devletin temel sorumluluğudur. Her bireyin insanca yaşama hakkı, sosyal devlet ilkesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, işçilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek, yaşam kalitesini koruyabilecek ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayacak gelir politikalarının hayata geçirilmesi zorunludur. TÜRK-İŞ, bu hakkın eksiksiz biçimde tanınması ve uygulanması için kararlı mücadelesini sürdürecektir. TÜRK-İŞ olarak toplumun en temel hakkı olan adil gelir ve yaşanabilir ücret için tüm kesimleri sorumluluk almaya ve gerçekçi adımlar atmaya davet ediyoruz."