Viyana’dan parça parça geldi İstanbul’un kalbine mühürlendi

Viyana’dan parça parça geldi İstanbul’un kalbine mühürlendi
İstanbul’un kalbi Haliç’te yükselen dökme demir mucizesi, 500 tonluk ağırlığıyla zamana meydan okuyor. Viyana’da üretilip nehirler aşarak Balat’a getirilen bu devasa prefabrik yapı, hem bir bağımsızlık simgesi hem de eşsiz bir mühendislik dehası olarak kabul ediliyor.

İstanbul’un tarihi dokusunda eşine az rastlanır bir mühendislik harikası boy gösteriyor. Balat ve Fener arasındaki sahil şeridinde yer alan Bulgar Aziz Stephen Kilisesi, dökme demirden inşa edilen devasa yapısıyla görenleri hayran bırakıyor.

GÖRENLER TAŞ SANIYOR AMA HEPSİ DÖKME DEMİR

Halk arasında "Demir Kilise" olarak bilinen bu görkemli eser, 500 tonu aşan ağırlığıyla dünyanın en büyük prefabrik dökme demir yapısı ünvanını elinde bulunduruyor.

Resim Başlığı

VİYANA’DAN HALİÇ’E UZANAN 500 TONLUK YOLCULUK

Kilisenin hikayesi 19. yüzyılda yükselen Bulgar milliyetçiliği ve dini bağımsızlık arayışıyla başladı. Rum piskoposluğundan ayrılarak kendi ibadet alanını kurmak isteyen Bulgar toplumu, Sultan Abdülaziz’in onayıyla harekete geçti. Ancak ilk kilise binası büyük bir yangınla küle döndü.

klise.jpg

Ermeni mimar Hovsep Aznavur ise yanan binanın yerine devrim niteliğinde bir proje sundu. Avusturya’da üretilen binlerce demir parça, Tuna Nehri ve Karadeniz üzerinden mavnalarla İstanbul’a taşınarak titizlikle birleştirildi.

Stevi Stefan Kilisesi (Demir Kilise) İstanbul

PADİŞAH BİR AY SÜRE Mİ VERDİ?

Halk arasında kulaktan kulağa yayılan bir efsaneye göre, Sultan’ın inşaat için sadece bir ay süre vermesi üzerine bu yöntem seçildi. Ancak gerçek, zemin yapısının zayıflığı ve teknik zorunluluklarda gizliydi. Üretimi üç yıl (1893-1896) süren parçalar, İstanbul’da devasa vidalarla bir araya getirildi. Dikkatli bakıldığında yapının her noktasında görülebilen bu vidalar, estetik süslemelerin arkasındaki teknolojik gücü temsil ediyor.

PASLANAN TARİH 2018 YILINDA YENİDEN DOĞDU

Deniz kenarındaki konumun getirdiği nem ve tuzlu su, tamamen demirden oluşan bina için büyük bir tehdit oluşturdu. Açılışından kısa süre sonra korozyona uğrayan yapı, zamana yenik düşme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Türkiye ve Bulgaristan hükümetlerinin ortak yürüttüğü kapsamlı restorasyon süreciyle kurtarılan Demir Kilise, 2018 yılında kapılarını yeniden ziyaretçilerine açtı.

Bugün Haliç kıyısında parlayan bu anıt ağaçlar kadar köklü miras, İstanbul’un çok kültürlü geçmişinin en somut belgelerinden biri sayılıyor.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi