Pekin’de tarihi temas: Çin-Tayvan hattında buzlar eriyor mu?
Çin ile Tayvan arasında uzun süredir görülmeyen kritik bir diplomatik temas Pekin’de gerçekleşti. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Tayvan’ın ana muhalefet partisi Kuomintang’ın lideri Cheng Li-wun’u başkentte ağırladı. Görüşme, iki taraf arasında son on yılı aşkın sürede yapılan ilk üst düzey temas olarak kayıtlara geçti.
İran Lübnan tartışmasına son noktayı koydu
BARIŞ VE İŞ BİRLİĞİ MESAJI
Ziyaret kapsamında Cheng’in yalnızca Pekin’le sınırlı kalmayarak Jiangsu eyaleti ve Şanghay’da da temaslarda bulunması dikkat çekti. Çin devlet ajansı Xinhua’nın aktardığına göre görüşmede Xi, Tayvan Boğazı’nın iki yakasındaki halkların “barış ve iş birliğine ihtiyaç duyduğunu” vurguladı. Çin lideri, tarafların gelecekte yeniden birleşeceğine dair güvenini yineleyerek Pekin’in uzun vadeli stratejik hedefini bir kez daha ortaya koydu.
TAYVAN BOĞAZI'NDA UZLAŞI
Cheng ise özellikle Nanjing’deki Sun Yat-sen Mausoleum ziyareti sırasında verdiği mesajlarla öne çıktı. Tayvan Boğazı’nda “uzlaşı” ve “birlik” vurgusu yapan Cheng’in açıklamaları, Taipei yönetimi ile Pekin arasında diyalog kanallarının açık tutulabileceğine işaret eden bir adım olarak değerlendirildi.
"BOĞAZIN İKİ YAKASI DA ÇİNLİDİR"
Xi Jinping görüşmede, “Boğazın iki yakasındaki soydaşlar Çinlidir. Barışa, kalkınmaya ve iş birliğine ihtiyaç duyuyoruz. Bu ortak bir arzudur” ifadelerini kullanırken, iki tarafın zamanla yakınlaşacağı ve nihayetinde birleşeceği yönündeki “tarihsel eğilimin değişmeyeceğini” dile getirdi.
KRİTİK EŞİK
Son olarak 2015 yılında, dönemin Kuomintang lideri Eric Chu ile Xi arasında benzer bir temas kurulmuştu. Bu nedenle son görüşme, Çin Komünist Partisi ile Kuomintang arasındaki ilişkilerin yeniden canlandırılması açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.
ZAMANLAMA DİKKAT ÇEKTİ
Ziyaretin zamanlaması da uluslararası kamuoyunda dikkatle izleniyor. Ekim 2025’te KMT liderliğine seçilen Cheng’in Pekin temasları, yalnızca iki taraf arasındaki ilişkiler açısından değil, bölgesel ve küresel dengeler bakımından da önemli sonuçlar doğurabilir. Pekin yönetimi Tayvan’ı “ayrılıkçı bir eyalet” olarak tanımlarken, Tayvan tarafı 1949’dan bu yana fiili bağımsızlık çizgisini sürdürüyor.
Öte yandan Xi’nin önümüzdeki dönemde ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirmesi beklenen görüşme, bu diplomatik temasın küresel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı olabileceği yorumlarını da beraberinde getiriyor.