Eskiden sadece bir vadiydi şimdi 400 bin kişi yaşıyor: Evlerin altından nehir akıyor
Çin’in Yunnan eyaletinde iki devasa dağ kütlesi arasına sıkışan Yanjin şehri görenleri hayrete düşüren coğrafi yapısıyla dünya gündeminden düşmüyor. Heng Nehri boyunca ince bir şerit halinde uzanan bu yerleşim birimi coğrafi imkansızlıkların mimari çözümlerle nasıl aşıldığının en somut kanıtı olarak gösteriliyor.
SOKAK GENİŞLİĞİ SADECE 30 METRE
Dünyanın en dar kenti unvanını elinde bulunduran bu bölge bazı kesimlerinde sadece 30 metre genişliğe sahipken en ferah noktasında dahi 300 metreyi geçemiyor.

EVLERİN ALTINDAN NEHİR AKIYOR
Sınırlı arazi miktarını en verimli şekilde kullanmak zorunda kalan şehir sakinleri yapılaşmada dikey mimariyi tek seçenek olarak kabul etti. Heng Nehri’nin hemen kıyısında yükselen binalar hem alan tasarrufu sağlamak hem de ani su baskınlarından korunmak amacıyla devasa ayaklar üzerine inşa edildi.
Yüksek sütunların taşıdığı bu yapılar kentin sokaklarını ve binalarını birbirine son derece yakın hale getirirken ortaya dünyada eşi benzeri olmayan bir siluet çıkardı.
Tek çatı altında 18 bin kişi yaşıyor: Kuryeler girmeye korkuyor
400 BİNDEN FAZLA İNSAN YAŞIYOR
Doğa şartlarının yaşamı neredeyse imkansız hale getirdiği bu dar vadide 400 binden fazla insan hayatını sürdürüyor. Şehrin her bir metrekaresi büyük bir titizlikle kullanılırken ulaşım ağları da kısıtlı imkanlarla bölgeye ulaştırılıyor.
Modern dünyadan izole bir görüntü çizen kente en yakın büyük havalimanı 6 saatlik bir yolculuk mesafesinde bulunuyor. Coğrafi engeller nedeniyle büyüme şansı kalmayan kent dikey yönde genişleyerek nüfus yoğunluğunu dengelemeye çalışıyor.
ULAŞIM EN BÜYÜK SORUN OLARAK GÖRÜLÜYOR
Bölgeye ulaşımın sınırlı olması Yanjin’i dış dünyaya karşı kapalı bir kutu haline getiriyor. Dağların dik yamaçları ve nehrin hırçın akışı nedeniyle kara yolu bağlantıları da oldukça zorlu şartlar altında sağlanıyor.
Kent sakinleri her gün binlerce basamaklı merdivenleri ve birbirine daracık geçitlerle bağlı binaları kullanarak sosyal hayatlarını idame ettiriyor. Modern mimarinin doğayla en sert mücadelesini verdiği bu şehir hem mühendislik hem de dayanıklılık açısından bir laboratuvar görevi görüyor.
