Bakır uğruna göğsüne ok sapladılar!

Bakır uğruna göğsüne ok sapladılar!
Sina Yarımadası’nda bulunan 5 bin yıllık kaya oyması, Mısır’ın bakır ve madenler için yürüttüğü erken dönem seferlerini ve bölgedeki güç gösterisini gözler önüne serdi. Paneldeki şiddet tasviri dikkat çekti.

Mısır’ın Sina Yarımadası’nda keşfedilen 5 bin yıllık bir kaya oyması, tarihin en eski ve en sert güç gösterilerinden birini belgeledi.

Vadi Hamila’da bir kumtaşı duvarına kazınan panel; Mısır’ın sadece piramitlerle değil, aynı zamanda mızrak uçları ve maden hırsıyla yükselen bir güç olduğunu kanıtlar nitelikte. Bonn Üniversitesi’nden Mustafa Nour El-Din ve Ludwig Morenz’in incelediği bu yazıt, bölgeyi bir "fetih sahası" olarak tescilliyor.

BAKIR İÇİN GÖĞSÜNE OK SAPLADILAR

Panelin merkezinde, dehşet uyandıran bir sahne yer alıyor. Daha iri tasvir edilen Mısırlı bir galip, kollarını kaldırarak diz çökmüş, elleri bağlı bir esirin üzerinde yükseliyor. Esirin göğsüne saplanmış bir ok, sahneyi sıradan bir törenden çıkarıp bir gövde gösterisine dönüştürüyor.

Earth'ın haberine göre, panelin üst kısmında ise bu şiddeti meşrulaştıran şu ifade yer alıyor:

Bakır cevheri ve madencilik bölgesinin hükümdarı Tanrı Min.

İNSANI DA MADENİ DE HEDEF ALDILAR

Araştırmacılar, bu sahnenin MÖ 3000 civarında, Nil Vadisi dışına taşan Mısır otoritesinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Sina’nın güneybatısındaki bu hamlelerin temel nedeni ise bakır ve turkuaz yataklarıydı.

Madencilik, alet ve silah üretimi için gereken gücü sağlarken, bu kaya oyması da yerel topluluklara gözdağı veren bir "sınır sanatı" olarak kullanıldı. Uzmanlar bu durumu, sömürgeciliğin en eski biçimi olan "paleokolonyalizm" olarak tanımlıyor; yani insanı ve madeni aynı anda ele geçirme projesi.

KİMLİĞİ KASTEN SİLİNEN HÜKÜMDAR

Oyma içerisinde yer alan ve otoriteyi temsil eden teknenin üzerindeki hiyerogliflerin kasten tahrip edilmiş olması dikkat çekiyor. Hükümdarın adının yazılı olduğu tahmin edilen alanın kazınmış olması, tarihin derinliklerinde bir "hafıza silme" operasyonuna işaret ediyor.

Earth'ın aktardığına göre, bu durum, hala gizemini koruyan isimsiz bir gücün Sina üzerinde hak iddia ettiğini gösteriyor. Vadi Ameyra ve Nag el-Hamdulab’daki diğer buluntularla birleşince, bu baskıların münferit bir olay değil, sistemli bir devlet politikası olduğu netleşiyor.

5 BİN YILLIK DUVARIN DEĞİŞMEYEN KADERİ

Wadi Khamila’daki bu duvar, binlerce yıl boyunca bir geçiş noktası olarak kaldı. Mısırlıların ardından Nebati yazıtları ve hatta modern Arap grafitileri aynı kayanın üzerine eklendi.

Blätter Abrahams dergisinde yayımlanan çalışma, daha önce sadece 3 bin yıllık kayıtların olduğu bölgenin tarihini 5 bin yıl geriye çekiyor.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi