'Perseverance' Mars'ta yeni bulgulara ulaştı

NASA'nın Şubat ayında Jezero kraterine inen Perseverance adlı uzay aracının gönderdiği bilgilerden yola çıkan bilim insanları, Mars'ta yeni yaşam bulgularına ulaştı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 08 Ekim 2021 11:32
'Perseverance' Mars'ta yeni bulgulara ulaştı

Mars'ta yaşam belirtileri arayan bilim insanları, uzay keşif aracı 'Perseverance'ın gönderdiği bilgiler ışığında yeni bulgulara ulaştı.

Açıklanan bir araştırmaya göre, Mars'tan alınan görüntüler, suyun milyarlarca yıl önce Kızıl Gezegenin manzarasını şekillendirmeye nasıl yardımcı olduğunu ortaya koyuyor ve eski yaşamın kanıtlarını aramaya rehberlik edecek ipuçları sağlıyor.

NASA'nın 'Perseverance' aracı şubat ayında, Jezero kraterine indi. Bilim adamları, uzaydan görülebilen yelpaze şeklindeki bir deltada birikmiş tortudan hareket ederek bir nehrin eskiden bir gölü beslediğinden şüphelendi.

Euronews'tan Bahtiyar Küçük'ün aktardığına göre, Science dergisindeki çalışma, bir zamanlar deltanın kıyısı olan uçurumların Perseverance tarafından çekilen yüksek çözünürlüklü görüntülerini analiz etti. Kayalıkların içindeki katmanlar, oluşumunun nasıl gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

3,7 milyar yıl önce Mars nemli ve sıcakmış

NASA astrobiyoloğu Amy Williams ve Florida'daki ekibi, krater tabanından görülen kayalıkların özellikleri ile Dünya'nın nehir deltalarındaki desenler arasında benzerlikler buldu.

Çalışma, en alttaki üç katmanın şeklinin, erken dönemlerde bir su varlığını ve sürekli akış gösterdiğini; bunun da yaklaşık 3,7 milyar yıl önce Mars'ın "hidrolojik bir döngüyü destekleyecek kadar sıcak ve nemli" olduğunu ortaya koyuyor.

Şiddetli bir sel yaşanmış olabilir

En üstteki ve en yeni katmanların, çapı bir metreden fazla olan kayalar içerdiği, bunun da şiddetli bir sel ile oraya dağılmış olabileceği belirtiliyor.

Bulgular, araştırmacıların, varsayılan Mars yaşam formlarının "biyo-imzalarını" içerebilecek toprak ve kayalar için geziciyi nereye göndereceklerini bulmalarına yardımcı olacak.

Williams, basın açıklamasında, "Yörünge görüntülerinden deltayı oluşturanın su olması gerektiğini biliyorduk. Bu görüntülere sahip olmak, sadece kapağına bakmak yerine kitap okumak gibidir." dedi.