Selefi grubun yemini ortaokulda çocuklara okutuldu! IŞİD bağlantısı ile tanınıyorlar

İstanbul Arnavutköy’de bir imam-hatip ortaokulunda öğrencilere, IŞİD bağlantısıyla anılan Halis Bayancuk’un (Ebu Hanzala) grubunun Selefi “Muvahhidin Andı”nın okutulduğu görüntüler sosyal medyada yayıldı. İsmail Saymaz da, geçmişte IŞİD'in 'insan yakmasını' Bayancuk'un nasıl savunduğunu Halk TV'de anlattı.

İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde Necip Fazıl Kısakürek İmam-Hatip Ortaokulu’nda erkek öğrencilere, IŞİD bağlantısı ile tanınan Ebu Hanzala lakaplı Halis Bayancuk’un grubu “Tevhid ve Sünnet Cemaati”nin toplantılarında okutulan Selefi anlayışlı metin “Muvahhiddin Andı”nın okutuldu.

Söz konusu görüntülerin, Halis Bayancuk grubunun sosyal medya hesaplarından dolaşıma sokuldu.

Görüntüleri “örnek olay” olarak paylaşan grubun, bu kez 0-12 yaş arası çocuklara dönük bir yarışma başlattığı belirtildi.

İddiaya göre grup, söz konusu görüntüleri alıntılayarak “Muvahhidin Andı”nı okuduğu bir gösterimi paylaşan 10 çocuğa Halis Bayancuk’un imzalı “Tevhid Meâli” kitabının hediye edileceğini duyurdu.

Cumhuriyet'in haberine göre; “Muvahhidin Andı”nda şu ifadeler yer alıyor:

“Rabbimiz Allah, önderimiz Muhammed; gündemimiz vahiy, davetimiz tevhid ve sünnettir. Mücadelemiz; şirk (Tanrı’ya ortak tanıma), bid’at (şeri bir bulguya dayanmayan fikir ve davranışlar) ve masiyetedir (dini emirlere uymama). Korkumuz günahlarımız, ümidimiz İlahirahmettir. Dileğimiz; sıddık (doğru sözlü), şehit ve salihlerden (dine faydalı iş yapan) olmaktır. Ve tekbir: Allahuekber!”

Tevhid ve Sünnet Cemaati'nin liderliğini, “Ebu Hanzala” adıyla bilinen Halis Bayancuk, yapıyor. Bayancuk'un babası da terör örgütü Hizbullah'dan mahkum olmuş bir isim.

Bayancuk, birçok kez terör örgütü IŞİD üyeliğinden yargılandı. Bayancuk, IŞİD yöneticiliğinden yargılandığı, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış, üç ayrı dosyanın birleştirilmesiyle görülen davada hakkında tahliye kararı verilmişti.

Bayancuk’un son olarak geçen yıl İzmir’de üç polisin şehit olduğu Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırı soruşturması kapsamında gözaltına alınmış, adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı

SAYMAZ BAYUNCUK'UN KİM OLDUĞUNU ANLATTI

Halk TV’de Ebru Baki'nin sunduğu Para Siyaset programında konuşan İsmail Saymaz, okulda bu metnin okutulmasına ilişkin en güçlü ihtimalin “içeriden” bir aktarım olduğunu savundu.

Tevhid” grubuna mensup bir öğretmen, okul çalışanı ya da bir öğrencinin görüntüyü kaydedip yayımlamış olabileceğini dile getirdi. Saymaz, “Başka bir seçenek yok” ifadesini kullandı.

Saymaz, Bayancuk'un 'insan yakmayı' savunduğunu şu sözlerle aktardı:

  • "Bayancuk IŞİD sempatizanıydı. Hatta IŞİD adına çağrılar yapıyordu; 2010, 2011, 2012 civarlarında. O kadar ki, hatırlar mısınız; IŞİD bir Lübnanlı, galiba Lübnanlı pilotu ele geçirip yakmıştı.
  • Böyle, insanlığı ürperten bir saldırısı olmuştu. O insan yakma olayından sonra ben çok iyi hatırlıyorum; Ebu Hanzala, Halis Bayancuk’un müstear adıydı.
  • Halis Bayancuk bunu savundu. Yani çeşitli, kendince Kur’an’dan, sünnetten, hadisten ayetler getirerek, insan yakmanın dinen, savaş hâllerinde cevaz verdiğini; bunda inanç bakımından bir problem olmadığını, ancak görüntü itibarıyla kötü olduğunu söyleyebilmişti.
  • Hani bu yakma işi IŞİD’in propagandasına zarar verir ama yakmakta da bir iş yoktu, der gibi getirdi işi"

Saymaz, Halis Bayancuk’u Türkiye’deki "en etkili Selefi tekfirci propagandist" olarak niteledi. Bayancuk’un geçmişte Hizbullah çevresinde bulunduğunu, ardından IŞİD tabanıyla iç içe geçtiğini ve bir dönem “propagandist” rolü üstlendiğini ileri sürdü. Saymaz, Bayancuk’un farklı tarihlerde cezaevine girip çıktığını da hatırlattı.

Saymaz, bu çevrelerin toplumda dış görünüş üzerinden başka cemaatlerle karıştırılabildiğini, ancak Selefi tekfirci yapıların tarikat ve cemaatleri “öncelikli düşman” gördüğünü belirtti.

Saymaz, bu çevrelerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “tağutlar tarafından yönetilen” bir yapı olarak gördüğünü ifade etti.

Bu bakışın sonucu olarak seçimlere katılmadıklarını, oy vermeyi reddettiklerini ve devletle temas kurmamaya çalıştıklarını anlattı. Saymaz; kişilerin askere gitmeme, mahkemeleri tanımama gibi tutumlar benimsediğini de söyledi.

Saymaz, söz konusu anlayışın Türkiye’yi “Darül Harp” olarak gördüğü de aktardı.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi