Kapatma tartışması seçimden sonraya mı kaldı?

HDP'nin sözlü savunması 11 Nİsan'a ertelendi. Anayasa Hukukçusu Osman Can, Halk Tv'de Ayşenur Arslan'ın Medya Mahallesi programında kararı değerlendirdi

Anayasa Mahkemesi (AYM), HDP kapatma davasında daha önce 14 Mart olarak açıklanan sözlü savunma tarihini partinin talebi üzerine ek süre vererek 11 Nisan'a erteledi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada süreç devam ediyor. HDP'nin sözlü savunma yapmasının ardından Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak.

Raporun Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılması sonrası mahkeme başkanı toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.
Anayasa Hukukçusu ve eski Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, Halk Tv'de Ayşenur Arslan'ın Medya Mahallesi programına bağlanarak savunmanın 11 Nisan'a ertelenmesini değerlendi.
Can şöyle konuştu:

"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın sözlü mütalaasından sonra sıra HDP'ye gelir. Partinin sözlü savunması tamamlandıktan sonra esasla ilgili raporun hazırlanması için raportöre süre verilir. Savunmalar yapılmadan bu raporun yazılması mümkün değildir.

Normal prosedür içerisinde bir ayda bütün esaslarıyla bu raporun hazırlanması çok mümkün değildir. 11 Nisan'a ertelenmesi, eğer 14 Mayıs'ta seçim yapılacaksa, zaten partiye ilişkin bir karar alınmasını imkansızlaştırır. Ben kapatma tartışmasının artık seçimden sonraya kaldığı şeklinde yorumluyorum.

Masanın yeniden toplanması değişim açısından ciddi umutlar ortaya koydu. Ben bunların her zaman Ankara bürokrasisi ve yargı bürokrasisi tarafından ciddi olarak takip edildiğini düşünüyorum. Bu iyi de bir şey. Normalda yargının kendisini bu tür okumaların dışında tutması arzulanır ama, o kadar antidemokratik, o kadar hukuk devletinden uzaklaşan bir çizgiye doğru savrulduk ki, yargının okuma yapmasını, yargının bağımsız davranabilme imkanı olarak değerlendiriyoruz maalesef.

Ben o yüzden bunun bütünüyle dışlanmayacak bir opsiyon olduğunu düşünüyorum. Yargının, bu açıdan, bir kapatma tartışmasıyla seçim sürecini gölgelemek istememesi gibi algılanabileceğini söyleyebilirim."