Gülistan Doku'nın naaşı birden fazla kez yer değiştirildi iddiası! SIM kart ve gizemli not detayı...
Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’yla ilgili soruşturmada dosyanın yönünü değiştiren yeni bilgiler ortaya çıktı. Doku’nun kaybolduktan sonra annesi adına kayıtlı SIM kartın, “Biri ulaşır” diye yeniden çıkartıldığı, ancak el konulduğu ortaya çıktı. Gizli tanık da Doku’nun cansız bedeninin bulunmaması için birden fazla kez yer değiştirildiğini söyledi.
Sabah'ın aktardığı iddiaya göre; bu sim kartın dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tarafından alındığı, savcılığa teslim edilmediği ve Gülistan Doku’nun hesaplarına müdahale edildiği söylendi.
Soruşturmada ilk önemli kırılma 2022’de yaşandı. Aile avukatının kapısına bırakılan daktiloyla yazılmış isimsiz notta, Gülistan Doku’nun dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisinin bulunduğu öne sürüldü.
Gülistan Doku soruşturmasında yeni mesajlar ortaya çıktı! Zorla bir yerde mi tutuluyordu?
Bu notun ardından savcılık, Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı aracın PTS kayıtlarını inceledi. İncelemede, yanında arkadaşı Umut Altaş ile birlikte gece saatlerinde sosyal yaşam alanlarından uzak, dağlık ve ıssız bölgelerden geçtiği tespit edildi.
Dosyada, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’un bazı yazışmaları sildiği de değerlendirildi.
Sosyal medya paylaşımlarının ise Gülistan’ın başına bir şey geldiğini bildiği izlenimi verdiği öne sürüldü.
Bazı kamera kayıtlarının hiç alınmadığı ya da eksik alındığı, dosyanın bu yolla karmaşık hâle getirilmeye çalışıldığı tespiti de soruşturma evrakına girdi.
VALİ SİM KARTI EL KOYDU İDDİASI!
Soruşturmadaki en dikkat çekici yeni bilgilerden biri, Gülistan Doku’nun kayıp telefonu ve sim kartına ilişkin oldu. Dosyaya göre, Gülistan’ın telefonu kayıp olduğu için annesi, “birileri ulaşır” düşüncesiyle kendi adına kayıtlı hattın yeni sim kartını çıkardı.
Ancak bu kartın daha sonra Tuncay Sonel tarafından alındığı belirlendi. Dosyada, Sonel’in kartı “savcılığa teslim edeceğim” dediği, buna rağmen teslim etmediği ve Doku’nun hesaplarına girilerek müdahalede bulunulduğu iddiası yer aldı.
Vali Sonel tarafından sürekli ailenin yanında bulunması için görevlendirildiği belirtilen Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü çalışanı Songül Acar da ifadesinde bu süreci anlattı. Acar ifadesinde şunları söyledi:
"Gülistan Doku'nun kullandığı hat annesinin adına kayıtlıymış. Gülistan kaybolunca annesi, yeni sim kart çıkarmış. Gülistan'ın ablası Aygül Doku bana, sim kartı telefona takıp Whatsapp bilgilerini beklediği sırada vali beyin kendisine haber göndererek, tüm aile fertlerini acil yanına çağırdığını ve 'Siz yedek sim kartı neden çıkardınız, eski sim karttaki bilgiler silinebilir. Ama ben buna ilişkin bir çalışma yapacağım. Sim kartı bana verin, incelenmesi için savcılığa vereceğim' dediğini anlattı. Aygül Doku da, Whatsapp bilgileri henüz yüklenmeden, kartı vali beye vermiş. Sonra ben vali beyin koruması Şükrü Eroğlu'na gelişme olup olmadığını sorduğumda, 'Vali Bey çok çalışıyor. Bir sürü ekip getirtti. Sim kartı da savcılığa verdi' dedi."
Dosyada ayrıca, Vali Sonel’in bazı kamu görevlilerini Doku ailesini yakından izlemek için görevlendirdiği iddiası da yer aldı. Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Umut Altaş’ın da olaydan aylar sonra Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’yu aralıklarla aradığı, HTS kayıtlarına yansıdı.
GİZLİ TANIK ŞUBAT SEYRİ DEĞİŞTİRDİ
Hürriyet'in haberine göre; Dosyanın seyrini asıl değiştiren gelişme ise 2025’te ortaya çıktı. Geçen yıl JASAT’a başvuran “Şubat” kod adlı gizli tanık, Gülistan Doku’nun olay günü köprü civarından alınarak öldürüldüğünü, cesedinin yerinin bulunmaması için de birden fazla kez değiştirildiğini öne sürdü.

Gizli tanığın gösterdiği bir noktada yer altı arama cihazlarıyla inceleme yapıldı. Bu incelemede mezar görünümünde bir boşluk tespit edildi. Dosyadaki değerlendirmeye göre, bu alana bir kişinin gömülüp 1-2 yıl sonra çıkarıldığı, cesetle birlikte bir sırt çantası ve silahın da gömülüp daha sonra çıkarıldığı üzerinde duruldu. Bunun ardından başka noktalarda da yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama ve kazı çalışmaları yürütüldü.
Tanığın iddiasının ardından yapılan yer altı çalışmasının raporu da şöyle:
“Tunceli ili Pertek İlçesi Koçpınar köyü girişinde bulunan mezarlık yanındaki mevkide (37 SEC 45090 – 99570) koordinatlarında gömülü bir ceset olduğu bilgisi tarafıma verilerek belirtilen bölgede Yer Altı Görüntüleme Cihazı ile arama yapmam söylenilmiştir. 2 saat süre ile belirtilen bölgede bahse konu cihaz ile yapmış olduğum aramada aranan bölge içerisinde YGC cihazının uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk olduğu bu boşluğun ebatlarının ortalama olarak 1.60 – 1.70 cm uzunluğunda 70 – 80 cm genişliğinde 80 cm derinliğinde mezar görüntüsünde olduğu, tespit ettim.
Tespit ettiğim boşluğa bir şahsın gömülüp belli bir süreden sonra çıkarıldığı bu sürenin yaklaşık 1-2 yıl arasında olduğunu, tespit edilen boşluğa ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silahta gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluştuğunu değerlendirmekteyim.”
700 SAAT İNCELENDİ
Soruşturma kapsamında 700 saatlik yeni Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüsü de mercek altına alındı. JASAT, HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve yeni teknik raporlarla olay gününü dakika dakika yeniden inceledi.
GÖZALTINA ALINANLAR
Toplanan yeni delillerin ardından geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer, eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Mustafa Türkay Sonel, kamera kayıtlarında yer alan yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu, vali ve korumasıyla irtibatlı olduğu belirtilen eski polis Gökhan Ertok, Ferhat Güven, o dönem Tunceli İl Özel İdaresi’nde çalışan Erdoğan Elaldı, Munzur Üniversitesi kamera sorumluları Savaş Gültürk ve Süleyman Önal ile Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ve Nurşen Arıkan gözaltına alındı. Amerika’da olduğu belirlenen Umut Altaş hakkında ise kırmızı bülten çıkarılması için çalışma başlatıldı.
Dosyanın yeniden hareketlenmesinde Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun göreve gelmesi de dönüm noktalarından biri oldu.
Türkiye’deki üç kadın başsavcıdan biri olan Cansu’nun dosyayla bizzat ilgilendiği, aileyle görüştüğü ve soruşturmayı en baştan kurduğu belirtildi. Cansu’nun aileye şu sözü verdiği aktarıldı:
“Bir başsavcıdan önce ben bir kız çocuğu annesiyim, Gülistan benim de kızım. Ben bu yola başımı koyarım, Gülistan'a ne olduğunu bulacağım”
"İNTİHAR ALGISI OLUŞTURULDU"
Doku Ailesi’nin avukatı Ali Çimen ise soruşturma boyunca kamuoyunda baraj gölü üzerinden bir intihar algısı oluşturulduğunu söyledi. Çimen şunları söyledi:
“Burada biliyorsunuz aramalar yapıldı dalgıçlar tarafından. Gülistan’ın suya attığı söylenen ufak bir not kâğıdı bile bulunmuştu. Gülistan 1.60 boylarında, 55-60 kiloydu. Üzerinde parka, sırtında sırt çantası vardı. Baraj gölünde olmadığı net şekilde ortadaydı. Ancak Gülistan’ın intihar ettiği algısı oluşturuldu. Bu algı da ortaya çıktı ki üst düzey kamu görevlisi tarafından yapılmış” iddiasında bulundu.