Ekrem İmamoğlu AKP'nin Kalesinden Erdoğan'a Seslendi: Sana Güle Güle | Seçim 2023

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kalesi Rize'de vatandaşlarla buluştu. Erdoğan'a seslenen İmamoğlu, "Hâlâ 'Ben gidersem ülke batar' diye milleti korkutmaya çalışıyorsan senin karnen sıfır! Başarısızsın, kendin itiraf ediyorsun. 'Ben gidince her şey çok kötü' olacak diyorsan, sana güle güle. Hadi git evine" dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bugünkü ilk ziyareti Rize'ye oldu. Erdoğan'ın kalesi olan Rize'de vatandaşlar meydanı hınca hınç doldurdu.

Erdoğan'a seslenen İmamoğlu, "'Ben gidince her şey çok kötü' olacak diyorsan, sana güle güle. Hadi git evine. Hanımına eşine, çoluğuna çocuğuna hizmet et. 21 yıl sonra 'Memlektin geleceğinden korkma' diyemiyorsan, hâlâ 'Ben gidersem ülke biter' diye milleti korkutmaya çalışıyorsan; senin karnen sıfır, sıfır. Bu millet korkmaz. Bu millet kendine güvenir. Onun için 14 Mayıs’ta millet kazanacak. Bir kişi devri bitecek. 15 Mayıs’tan itibaren milletçe, birlik bütünlük içinde yolumuza devam edeceğiz. Milletin iktidarını kurmaya geliyoruz" dedi

Çay 15 TL olacak

Millet İttifakı'nın vaadini açıklayan İmamoğlu, çayın 15 TL olacağını bildirdi. ÇAYKUR'a liyakat getireceklerini ifade eden İmamoğlu, "ÇAYKUR üreticiyi destekleyecek şekilde etkin hale gelecek. Çayı üretenlerin keyfi yerine gelecek. ÇAYKUR’un liyakatli yönetilmesini sağlayacağız. ÇAYKUR bugüne kadar yerle bir edildi. Genel Başkanımız'ın müjdesini yinelemek istiyorum: Çay 15 TL olacak" diye konuştu.

İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

"İki taraftan birisi kazanıyor. Doğru. Ben tarafları size anlatayım. Taraflardan birisi diyor ki 'Biz gelince her şey çok güzel olacak.' Umut veriyor. Öbür taraf da diyor ki 'Ben gidince her şey çok kötü olacak.' Korku salıyor. Umut mu kazanır, korku mu? 21 yıl sonra 'Memleketin geleceğinden korkma' diyemiyorsan, hâlâ 'Ben gidersem ülke batar' diye milleti korkutmaya çalışıyorsan senin karnen sıfır! Başarısızsın, kendin itiraf ediyorsun. Bu millet korkmaz. Onun için 14 Mayıs'ta millet kazanacak, bir kişi devri bitecek. 14 Mayıs'tan sonra milletçe birlik, bütünlük içerisinde devam edeceğiz.

Üniversite gençlerimiz var Rize'de. Üniversitede okuyan gençlerimizin bütün sorunlarıyla ilgileneceğiz. Bunlar üniversite nedir bilmiyorlar, üniversiteyi bile baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Üniversitedeki akademisyen düşünecek, sorgulayacak, eleştirecek. Deyin ki, 'Millet İttifakı iktidarında 'Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'ni bile ayağa kaldıracaklar' deyin.

Bugünkü iktidarın bu ülkeye bir şey verebilecek, inanın dermanı kalmadı. Bunların kendilerine bile faydası kalmadı. İşe yarar kadroları kalmadı. Kendi çalıştıkları bakanlar bile bunlarla çalışmak istemiyorlar. Çünkü oradaki bilgilerinin işe yaramayacaklarını biliyorlar. Onların etrafında memleketi düşünen kim varsa, onların yanından uzaklaştı. Birbirlerini öyle bir düştüler ki; her gün Pandro'nın kutusu açılıyor. Her gece kimin hangi itirafı yapacağına şaşırdık. Cumhuriyet’in 100. yılında o itirafları dinledikçe benim yüzüm asılıyor, moralim bozuluyor, ben utanıyorum. Ama onlarda utanma yok, memleketi bu duruma düşürenlere yuh olsun.

Bazı bilgiler duyuyorum; bazı coğrafyalarda bunu yayıyorlar. Neymiş; 'Millet İttifakı Diyanet’i kapatacakmış'. Allah bunlara akıl versin, benim duam tutar, ama bunlarda tutmadı. Yahu Diyanet’i kuran Mustafa Kemal Atatürk. Neden kapatalım? Ama şunu yapacağız: O Diyanet’in başındaki partizanı yollayacağız. Bizim camilerimiz kutsalımız. Bizim camilerimizi kimse siyasete alet edemez. Oralar bizim camilerimiz bizim memleketimizin insanlarının yeri. Evet Diyanet açık kalacak, ama Diyanet’in içindeki partizanlığı söküp atacağız. Herkes kendi giyimi kuşamıyla burada. Kimse kimsenin giyimine kuşamına karışmayacak. Herkes kendi yaşamının amiridir."