DEM Parti süreç için "Haftaya adım atılmalı" deyip üniversiteler için provokasyon uyarısı yaptı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, grup toplantısında İmralı Süreci'nin hızlandırılması, Meclis’in adım atması ve provokasyonlara karşı önlem alınması çağrısı yaptı. Hatimoğulları üniversiteler içinde uyarı yaptı.

DEM Parti süreç için "Haftaya adım atılmalı" deyip üniversiteler için provokasyon uyarısı yaptı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında barış ve İmralı Süreci'ndeki yavaşlamaya dikkat çekerek “hemen bu hafta somut adımların atılması” çağrısı yaptı. Hatimoğulları, Meclis’in yasal düzenlemeleri zaman kaybetmeden gündeme alması gerektiğini belirtirken, üniversitelerde yaşanan gerilimlere ilişkin de “provokasyon” uyarısında bulundu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada çözüm ve barış sürecindeki yavaşlamaya dikkat çekti. Hatimoğulları, Meclis’in daha aktif rol alması gerektiğini belirterek yasal düzenlemeler için zaman kaybedilmemesi çağrısında bulundu.

Hatimoğulları, sürecin durağanlaştığını belirterek şunları söyledi:

“Süreç bir müddettir durağan. Bu yavaşlama halinden mutlaka ama mutlaka çıkılmalı. Bunun bir yolu bulunmalı. İvmenin artması için de bizler DEM Parti olarak yoğun bir çaba içindeyiz ve somut önerilerimizi ortaya koyuyoruz.

Bakın geçen hafta sürecin ilerletilmesi için bazı mekanizmaların kurulmasıyla ilgili çeşitli açıklamalar yaptık. Bizlerin de, başka siyasi partilerin de oldu. İsim tartışılabilir, içerik tartışılabilir ama bir gerçek var ki o tartışılamaz.

Bakın siyaset kurumu, taraflar, aktörler ve sivil toplum arasında köprü kuracak, mekik dokuyacak bir mekanizmaya ihtiyaçtır ve bu hızla oluşturulmalı. Hem bugünkü tıkanıklığı giderecek hem de süreç içerisinde, ileride oluşma ihtimali olabilecek sorunları da çözmek, o sorunlardan da başarıyla çıkabilmek için de bu tür mekanizmalara ihtiyaç var.”

"YASALAŞMA GECİKMEMELİ"

Hatimoğulları, kurulacak mekanizmanın sürecin siyasi muhataplığını da üstlenebileceğini söyledi:

“Önemli bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Kurulacak bu mekanizma sürecin siyasi muhataplığını da üstlenebilir pekala. Bu mekanizmaya dair tartışma, komisyon raporunun yasalaşma sürecini asla geciktirmemeli. Bu iki mesele eşgüdüm içerisinde, birbirini tamamlayarak pekala ilerleyebilir. Birini diğerinin bekletilmesi için bir gerekçe haline getirmemek lazım.

Bakın komisyonun yayınladığı sonuç raporunda, 6. bölümde, 6. bölümün 1. başlığında şu ibare geçiyor, hatırlatmak istiyorum: 'Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal bir çerçevenin belirlenmesi.' Yani açık bir şekilde adımların birlikte atılarak yasal çerçevenin inşa edilmesi belirtilmiştir.”

KURTULMUŞ'A ÇAĞRI

Hatimoğulları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da seslenerek sürecin hızlandırılmasını istedi:

“Bu süreç değerli yurttaşlarımız ve özellikle buradan yetkililere, bu sürecin muhataplarına sesleniyorum: Bu süreç 'benim ihtiyacım, senin ihtiyacın' diye sürüncemede bırakılamaz. Süreç barışın ihtiyacına göre şekillenmek durumunda. Barış adına adım atılmayan her gün, bu ülkeden çalınıyor. Bu ülkenin ekonomisinden, barış umudundan, özgürlük ve demokrasi umudundan çalınıyor. Allah muhafaza, bizler bu tarihi fırsatı kaçıracak olursak, bu tarihi eşiği başarıyla atlayamazsak bunun hesabını kim ve nasıl verecek? Bunu hiç düşünüyor musunuz?

Bakın 'Bayram sonrası' dendi, bir dönem döndü, ikinci bayram geldi Kurban Bayramı. Zaman kaybetmeksizin yasal düzenlemeler gündeme alınmalı. Ve Sayın Kurtulmuş’a önerimiz: Lütfen bütün programlarınızı bir süreliğine bir kenara bırakın. Meclis'in başında durun. Raporun yasallaşması için itici güç olun. Meclis'te istişare edelim hep birlikte. Olmazları sonraya bırakalım, olurları öne alalım ve buradan ilerleyelim, bu tıkanıklığı aşalım. Yaz mevsimine barışın güçlü umuduyla girelim hep beraber.

Bütün adımların bir anda atılamayacağını biliyoruz. Zor ve meşakkatli bir süreç olduğunu da çok iyi biliyoruz. Çok büyük emek isteyen ve cesaret isteyen bir süreç olduğunun da farkındayız. Ama bütün bu zorlukların üstesinden, istersek hep birlikte gelebiliriz.

Ve bizler şunu ifade ediyoruz ki, zaman kaybetmeden hemen bu hafta somut adımların atılmasıyla ilgili mutlaka bir pratik gerçekleşmeli. Ve bir yol haritası çıkarılmalı. Bu konuda sorumluluk alalım, hep birlikte sorumluluk alalım ki memleket rahatlasın.”

16 MAYIS ÇAĞRISI

Hatimoğulları, DEM Parti’nin 16 Mayıs’ta Türkiye genelinde alanlarda olacağını duyurdu:

“Bakın bizler DEM Parti olarak, 16 Mayıs'ta Türkiye genelinde 'Barış İçin Adım At' şiarıyla, Türkiye'nin, Kürdistan coğrafyasının dört bir yanında alanlarda olacağız, meydanlarda olacağız. Ve buradan bütün halkımıza; barışın sesini daha güçlü kılabilmek için, barışın toplumsallaşmasına katkı sağlayabilmek için, bu sürecin en sağlıklı şekilde ileriye adım atmasını sağlamak için 16 Mayıs'ta alanlara, meydanlara davet ediyorum. O gün hep birlikte barışın sesini en yüksek şekilde haykıralım.”

ŞIRNAK'TAKİ SORUŞTURMAYA TEPKİ

Hatimoğulları, Şırnak’ta Eğitim Sen ve Sağlık Emekçileri Sendikası üyeleri hakkında başlatılan soruşturmalara da tepki gösterdi:

“Bakın değerli arkadaşlar, bu kadar güzel umutlardan bahsediyoruz ama sürekli karşımıza negatif pratikler çıkıyor. Şırnak'ta barış arayışının ruhuna aykırı bir şekilde işleyen bir mekanik var. Ve Şırnak sürekli bu kürsülerde gündem. Farkındayız değil mi hepimiz? Bu kürsülerde Şırnak sürekli gündem.

Ve bu mekanik; Eğitim Sen Şırnak Şube Başkanı, Eğitim Sen Şırnak Şube Yöneticileri ve Şırnak Sağlık Emekçileri Sendikası üyeleri hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası istemiyle soruşturma başlattılar.

Peki nedir bunun gerekçesi?

Cenazeye gitmişler, Fatiha okumuşlar. Suriye'de insanların öldürülmemesi için alanlara çıkmışlar, barış eylemlerine demokratik zeminde destek olmuşlar. Yani bir yurttaş olarak yasal haklarını kullanmışlar. Bir de gerekçede ceza istemi için de diyorlar ki; 'DEM Parti'nin düzenlediği etkinliğe katılmak.' Valinin imzasıyla gelen belgede bu cümle yazıyor.

DEM Parti bu ülkenin en büyük üçüncü partisidir. DEM Parti Kürt'ün, Alevi'nin, Türk'ün, Êzidî'nin ve burada şimdi sayamadığım çok sayıda farklı halkların ve inançların partisidir. DEM Parti ezilenlerin ve sömürülenlerin partisidir. DEM Parti bugün devam etmekte olan bu süreçte müzakere ve diyaloğu yürüten siyasi partidir. Ve bu partinin bir çağrısına, bir etkinliğine katılmayı suç addedemezsiniz.

Ve buradan bizler Milli Eğitim Bakanı'na, Sağlık Bakanı'na ve İçişleri Bakanı'na apaçık çağrı yapıyoruz: Bu hatanın önüne geçin. Şırnak'ta işleyen bir paralel mekanizma varsa, bu paralel mekanizmanın yargılanmasının önünü açın. Şayet bir paralel mekanizma değilse, o zaman bu antidemokratik uygulamaların önüne geçecek somut adımları bir an önce atın.”

ÜNİVERSİTELERDE PROVOKASYON UYARISI

Hatimoğulları, ODTÜ’deki bahar şenliklerinde yaşananları da değerlendirdi. İktidara ve güvenlik bürokrasisine çağrı yapan Hatimoğulları, provokasyonların önlenmesi gerektiğini söyledi:

“Bakın yine barış ve demokratik toplum sürecinden bahsederken, bizler umudu büyütmeye çalışırken yine karşılaşılan pratikteki bir diğer sorun, çok da önemli bir sorun; ODTÜ'de yaşananlar.

Bakın iktidar durdukça süreç karşıtı karanlık odaklar provokasyonlarına hız veriyor. Geçen hafta ODTÜ'deki bahar şenliklerinde karanlık bir provokasyon senaryosu devreye girdi. Bu öyle milliyetçi hassasiyeti olan birkaç gencin yaptığı bir şey değil. Bayrak üzerinden provokasyon gerçekleştirerek barış sürecinin ortaya çıkardığı siyasi iklim zehirlenmek isteniyor. Bizler bu tabloyu çok iyi tanıyoruz değil mi değerli arkadaşlar? Çok tanıdık gelmedi mi size de bu tablo?

Burada barışa gönül veren, bu ülkenin aydınlık yüzü olan gençlere sesleniyoruz: Sakın provokasyonlara gelmeyin. Unutmayın, karşınızda milliyetçi akranlarınız yok. Karşınızda karanlık güçlerin kurduğu tuzaklar var. Yılınızı derslerin yüküyle, geçim derdiyle, özgürlüklerinizin kısıtlandığı ve ülkenin siyasal ağırlığıyla olan bir ortamda geçirdiniz. Şimdi şenlik elbette ki sizin en doğal hakkınız. Ama şunu hatırlayalım değerli arkadaşlar; ODTÜ Şenlikleri köklü bir üniversitenin sadece şenliği değil, aynı zamanda özgürlükçü, bilimsel bir üniversite kültürüdür. Bu nedenle de sıklıkla hedef alınmıştır.

Buradan iktidara ve istihbarat başta olmak üzere güvenlik bürokrasisine sesleniyorum: Üniversitelerde, medyaya, tribünlerden mahkemelerin ceza yağdıran kararlarına kadar geniş bir yelpazede sürecin zehirlenmesiyle ilgili çok sayıda provokasyonla karşı karşıyayız. Hem kendi içinizdeki karşıt güçlere bakın hem de bu provokasyonları önleyin. Barışa giden yolun temizlenmesi için bu çok önemli bir pratik adım olacaktır. Bakın bu sorumluluk iktidardadır, bu sorumluluk devlettedir ve güvenlik güçlerindedir.

ODTÜ'den Boğaziçi'ne, Hacettepe'den Türkiye'nin dört bir yanında, zor ekonomik ve siyasi şartlara rağmen, eğitimin delik deşik edildiği koşullara rağmen, eğitim almaya çalışan, eğitimini tamamlamaya çalışan sevgili gençler, sevgili öğrenciler... Bakın, bizler haklı mücadelenizin her daim yanındayız. Ve ODTÜ'de yaşananları asla kabul etmiyoruz, bu provokasyonlar mutlaka son bulmalı.

Ve sevgili gençler; sizler bu ülkenin gururusunuz. Sizler bu ülkenin onurusunuz. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarısınız. Bizler hep birlikte bu ülkenin yarınlarıyız."

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Öcalan İmralı Süreci DEM Parti ODTÜ