Bakırhan'dan rapor çıkışı! "40 yıldır vura vura söyletemediklerini gül uzatarak söyletemezler"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti Grup Toplantısı’nda Irak’la yaşanan diplomatik kriz iddiaları, “Demokratik Ortadoğu Birliği” önerisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde liderler zirvesi ve İmralı Süreci'nde beklenen 'nihai' rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, rapor tartışmalarında, "Çok açık söyleyelim, 40 yıldır bize vura vura söyletemediklerini bugün bize gül uzatarak asla söyletemezler. Bu rapor Kürt meselesini terör parantezine almamalıdır" dedi.
Bakırhan, İmralı Süreci kapsamında da siyasi parti genel başkanlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde gelmesi için şöyle konuştu:
- "Sayın Cumhurbaşkanı'nın ev sahipliğinde bütün siyasi parti liderlerinin bir araya gelerek bu 100 yıllık meseleyi tartıştığımız Türkiye'nin demokratikleşmesini tartıştığımız bir süreçte bir zirve toplanmasının bu sürece büyük katkı sunacağını ilme katacağını düşündüğümüz için böyle bir öneri"
HAKAN FİDAN'A TEPKİ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen hafta bir televizyon programındaki Irak ile ilgili sözlerinin “büyük bir krize neden” olduğunu belirten Bakırhan, şunları söyledi.
Bu beyanatın ardından “Bağdat Büyükelçisi”nin Irak Dışişleri Bakanlığı ve Haşdi Şabi’nin başkanlık ofisine çağrıldığını aktaran Bakırhan, "Diplomatik normlara uyun ikazı yapıldı" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak Başbakanı Sudani’yi aramak zorunda kaldığını söyleyen Bakırhan, Irak üzerinden “yeni savaş senaryolarının” konuşulduğu bir dönemde bu sözlerin “arka planı”na bakılması gerektiğini ifade etti:
- "İran'da yeni savaş senaryolarının açıkça konuşulduğu Irak üzerinden hesaplaşıldığı bir dönemde Sayın Bakan'ın bu sözlerinin arka planı üzerinde biraz durmak zorundayız. Öyle yabana atılacak sözler değil. Ortadoğu'nun yeni düğümü Irak'ta atılmak isteniyor. Yeni düzen tartışmalarında egemenlik vurgusu öne çıkarılıyor. Bu egemenlik Şii, Sünni bloklaşmaları üzerinden kuruluyor. Ancak uyarıyoruz Irak ne Libya'ya ne Suriye'ye benzer. Irak'taki hareketlenme Suriye'den İran'a Yemen'den Lübnan'a kadar geniş bir coğrafyayı etkiler."
Kürtler üzerinden “Şengal, Mahmur, Erbil” başlıklarında yeni tehditlerin doğru olmadığını söyleyen Bakırhan, Fidan’a şu soruyu yöneltti: ‘Sayın Fidan'a açıkça soruyoruz. Şengal'de Mahmur'da Federe Kürdistan bölgesine de yeni hesaplar mı devreye sokulmak sokmak istiyorsunuz diyoruz.’ dedi.
DEMOKRATİK ORTADIĞU BİRLİĞİ ÖNERİSİ
Bakırhan, yapılması gerekenin “Kürtlerle stratejik ve tarihi ittifaklar kurmak” olduğunu belirterek somut tekliflerini şöyle açıkladı: ‘Emperyalist kışkırtmalara ve savaş planlarına karşı Demokratik Ortadoğu Birliği'ni öneriyoruz.’ dedi.
Bakırhan, bu çağrının “özellikle de iktidara” yönelik olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin Kürtlerle ilişkilerini “demokratik bir zemine” çekmesi gerektiğini ifade etti.
ÖCALAN İÇİN BİR KEZ DAHA ÇAĞRI
Bakırhan, Öcalan’ın “çözüm adresi” olduğunu savundu ve “engellerin kaldırılması” çağrısı yaptı. Kalıcı barış için “statü ve çalışma koşulları”nın “resmi ve yasal bir düzenleme ile” güvenceye alınması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşmesine de değinerek, Öcalan’ın şu sözünü aktardı: ‘"Günü değil tarihi kurtarmaktan söz ediyoruz. Tarih de Kürtsüz olmaz" diyor.’ dedi.
LİDERLER ZİRVESİ ÇAĞRISI
Bakırhan, sürecin yürütülmesi için “koordinasyon mekanizmasına acilen ihtiyaç” olduğunu belirtti. Ardından tüm parti liderlerini bir araya gelmeye çağırdı ve şu ifadeleri kullandı:
‘Bu sebeple buradan bu çağrımızı tekrarlıyoruz. Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye'nin temel ve köklü sorunlarını çözmek için Sayın Cumhurbaşkanının ev sahipliğinde bir liderler zirvesi toplanmalıdır.’
Bakırhan, “Kürt meselesini çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi ertelenemez” diyerek, bunun “gündelik siyasetin malzemesi” yapılmaması gerektiğini söyledi.
RAPOR İÇİN SOMUT YOL TALEBİ
TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”na ilişkin konuşan Bakırhan, komisyonun dinlemelerini ve İmralı görüşmelerini “önemli” bulduklarını söyledi. Komisyonun raporunun “somut bir yol haritası ve belirgin bir siyasi takvimi” olması gerektiğini ifade eden Bakırhan, raporun “terör parantezi”ne sıkıştırılmaması gerektiğini savundu:
"Eski dille yeni Türkiye raporu çıkarılamaz. Eski zihniyetli demokratik Türkiye'yi inşa edecek bir rapor oluşturulamaz. Çok açık söyleyelim, 40 yıldır bize vura vura söyletemediklerini bugün bize gül uzatarak asla söyletemezler. Bu rapor Kürt meselesini terör parantezine almamalıdır. Kürt meselesi bir terör meselesi değil demokrasi ve özgürlükler meselesidir. Bir güvenlik meselesi değildir. Meclis raporu ve buna dayalı olası düzenlemeler meseleyi asimilasyon mantığı ile ele alır ve terör parantezine sıkıştırırsa demokratik çözüm yara alır değerli arkadaşlar. Sürecin istikameti Komisyon raporu ve çerçeve yasa temelinde kalıcı veya geçici çözüm yaklaşımları ile belirlenecektir. Biz artık palyatif değil kalıcı çözümlere odaklanmalıyız diyoruz. Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine çekecek somut ve kalıcı adımlara hayatı adımları hayata geçirmeliyiz diyoruz. Bu sebeple Komisyonun raporu yenilikçi ezberlerden uzak Şu an akıyor şu ana kadar oluşan algılardan uzak demokratik ve kapsayıcı olmalıdır ki yeni bir yaşamın kapıları aralansın."
MÜNİH İLE ABDİ MESAJI
Bakırhan, Münih Güvenlik Konferansı’nı “sadece bir konferans” olarak görmediklerini söyledi. Konferans kapsamında Mazlum Kobani ve İlham Ahmed’in çeşitli görüşmeler yaptığına dikkat çeken Bakırhan, bu görüntülerin “Suriye'nin Kürtlerle güçlü” olduğunu gösterdiğini savundu. Türkiye’nin doğrudan temas kurmaması halinde uluslararası masalarda zaten bir araya gelindiğini belirterek, “bu treni kaçırdık” ifadesini kullandı:
"Neden Sayın Mazlum, Sayın İlham Ahmet'i Türkiye davet etmez, konuşmaz, görüşmez, direkt birincil elden görüşlerini almaz demiştik. Kıyamet kopmuştu. İşte bildik yorumlar ve tanımlamalar yapılmıştı. İşte siz buraya çağırmazsanız Almanya'da aynı masada otururlar hem de dünyanın en süper güçleri onlarla görüşmek için sıraya girer. Dolayısıyla bu treni kaçırdık. Umarım bundan sonraki adımlarımızda biraz daha kapsayıcı bütün dünyanın meşru ve resmi olarak gördüğü Rojava'daki Kürtlerin temsilcileri ile ilişkilerimizi de doğru bir zeminde doğru bir dille kurarız"
ERKEN SEÇİM SORUSUNA YANIT
Grup toplantısının sonunda soruları yanıtlayan Bakırhan, liderler zirvesi önerisini şu sözlerle gerekçelendirdi: ‘"Türkiye'nin Barış ve demokratik toplum sürecine kilitlendiği bu süreçte siyasi parti liderlerinin bir araya gelmemesi bizi düşündürüyor.’
Komisyonun nihai raporuna ilişkin soru üzerine Bakırhan, raporun “belli bir aşamaya” geldiğini, partinin kurullarında tartıştıklarını belirterek, son hâli ortaya çıktıktan sonra değerlendirme yapacaklarını söyledi.
Erken seçim tartışmalarına ilişkin ise Bakırhan, şunları ifade etti:
‘"Ya vallahi biz Türkiye'nin 100 yıllık meselesine biraz odaklandık. Partimiz her zaman seçime de hazır ama şu anda böyle bir gündemimiz yok. Böyle bir karar alınırsa da partimiz zaten hazır bir durumda bekliyor."