Akın Gürlek "talimat verdim" diyerek duyurdu: Tutuklular bundan sonra mesaj paylaşamayacak mı?
Atama kararının ardından ilk kez canlı yayına katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis'teki yemin kavgasından, İBB davasının canlı yayınlanmasına kadar kamuoyunun merak ettiği konularda açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek'ten 'İstanbul'daki soruşturmalar' açıklaması!
MECLİS'TEKİ "YEMİN KAVGASI" İÇİN NE DEDİ?
İktidara yakın A Haber'in canlı yayınına konuk olan Akın Gürlek, TBMM'deki yemin krizine ilişkin soruya yanıt verdi.
Gürlek, yaşananlar için üzgün olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Daha önce AK Parti'deki milletvekillerimiz bir karışıklık beklendiğini söyleyerek beni uyarmıştı. Bizim kurumları yıpratmamamız lazım. Orası TBMM. Oradaki şahıs Akın Gürlek değil. TBMM çok saygın bir kurum. Bu tartışmalarla kürsüyü işgal etmek bize, çok saygın milletvekillerine de yakışmadı. Ben de sonra yaşananları televizyondan izledim."
"CHP'DEN DE TEBRİK EDENLER OLDU"
Kargaşa öncesinde TBMM'de kendisini tebrik edenler arasında CHP'li vekillerin de olduğunu belirten Gürlek, "CHP'den de tebrik edenler oldu ama... Orası çok sakin ve nezaketli bir ortamdı. Birden kapıdan geçtikten sonra insanlar üzerime geldi. Ben kitapçık fırlatıldığını da sonradan gördüm" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın yemin töreni öncesinde kendisiyle tokalaştığı sırada "Sizin için zor bir gün olacak" ifadesini kullanıp kullanamadığı sorulan Bakan Gürlek, "Yani ben şahsi olarak el sıkıştığımızı, yani bütün dediğim gibi yani sadece CHP'li değil, AK Parti grup başkanvekillerimiz, diğer partilerden de grup başkanvekillerimiz, milletvekillerimiz herkes nezaket kuralları çerçevesinde el sıkıştı. Yani ben o sözü duymadım" şeklinde yanıt verdi.
Akın Gürlek o çemberi profil resmi yaptı
AKIN GÜRLEK'TEN İBB DAVASI AÇIKLAMASI
Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda siyasetçinin tutuklu yargılandığı İBB davasına ilişkin de konuşan Gürlek, şunları söyledi:
- "Ben 86 milyonun adalet bakanıyım. Kapım tüm partilere açık. Diyalog kapılarını kapatmamalıyız. Ben Adalet Bakanlığı'nı temsil ediyorum. Onların da hakla hukukla sorunu varsa onlarla da görüşürüz.
- Şunu artık ayırmamız gerekiyor, ben artık Adalet Bakanıyım. Bizim mahkeme heyetine bir telkin, talimatımız olamaz. Soruşturma aşaması hakkında bilgi verebilirim sadece. Cumhuriyet Savcıları ihbar üzerine harekete geçer. Makama mevkiiye bakmayız, suç var mı ona bakarız. Bir kısım da kendi içlerinden, CHP'den başvurular vardı. CMK 170. madde uyarınca soruşturma makul şüphe üzerine başlar. Makul şüphe varsa soruşturma başlatılmak zorunda. Şahsın siyasi kimliğinin olması, ünü bizi ilgilendirmiyor. Parti içerisinden başvurular neticesinde biz soruşturmaya başladık. Daha sonra delil durumuna göre yani maddi deliller, MASAK raporları ve ihbarcı beyanları... Soruşturmalar böyle delil durumuna göre ilerler. Ya savcılık kamu davası açar ya da takipsizlik verir.
- Cumhuriyet savcısı ciddi iddialar karşısında ben bunu yapmıyorum diyemez. Para kuleleri dosyasını biz zaten getirmiştik. Sonra bu şahıslar İBB dosyasında şüpheli olarak öne çıktı. Para kulelerinde görüntüye yansıyan kişiler İBB dosyasının da ana karakterleriydi. Bir kısmı yönetici, bir kısmı örgüt üyesi dedik ama ben isim vermeyeyim. Soruşturma başladı diye kimse suçlu değildir. Şahıslarla soruşturmayı karıştırmamalıyız.
- Ben artık adalet bakanıyım ve yürüyen yargı süreçleriyle ilgili kesinlikle talimatta bulunamam ama iddianamede deliller açıkça ortada. Tanık beyanına dayanan deliller yok. MASAK raporu var.
- Aktaş diyor ki hesabıma para yattı. Bakıyoruz gerçekten rüşvetten sonra hesaba para yatmış. Şahıslar özelinde anlatmak istemiyorum. Dosya kapsamındaki deliller zaten iddianamede var.
- Gizli tanık beyanı elbette tanık beyanıdır. Mahkeme tanıkları huzurunda da dinleyecek. Sanıkların tanıklara doğrudan soru sorma hakkı var. Tanıkların beyanlarında avukatları da var. Siz şu ana kadar hiç bir gizli tanıdığın bana baskı yapıldı dediğini duydunuz mu?"
İBB DURUŞMALARI CANLI YAYINLANABİLİR Mİ?
CHP'nin İBB davası duruşmalarının canlı yayınlanması talebine ilişkin sorulan soruya ise Gürlek, şu yanıtı verdi:
"Mevzuatta böyle bir düzenleme yok ama yüce Meclis bu konuda bir irade gösterirse yayınlanabilir. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir, siyasi propaganda yapılamaz. Hakimler de propagandalardan etkilenmez."
"TALİMAT VERDİM" DİYEREK AÇIKLADI
Tutukluların dışarıya rahatlıkla avukatları aracılığıyla bilgi verdiğini ifade eden Gürlek, "yasal mevzuat boşluğu var" diyerek şunları söyledi:
- "Tutuklularda yasal mevzuat boşluğu var. Ben Adalet Bakanlığı sürecimde talimat verdim, yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Gece üçte avukat da gitse görüşebilir tutuklu. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaevlerine saat sabah sekizde gelip gece çıkıyorlar. Mevzuatta bir eksiklik var. Avukatlarla görüşülmesi ve not verilmesi konusunda eksiklik var."
SOSYAL MEDYAYA DÜZENLEME YOLDA!
Sosyal medyaya ilişkin düzenlemelerin gündemde olduğunu da belirten Gürlek, "Yani şimdi biliyorsunuz teşhircilik diye bir kanunumuzda suç var. Tabii ben İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı zamanında bunu çok sık uyguladım. Yani orada artık yani savcı olarak görevini yapmak zorunda, sonuçta burada farklı bir amaç var. Yani buradan hayatını idame ettirmeye çalışıyor, insanlar tuzağa düşürüyor. Yani burada yeni dönemde de aynı şekilde kanun değişikliğine ihtiyaç yok; yeni dönemde de bu şekilde sosyal medyadan özellikle bunların propagandası yapılıyorsa, gençler bu şekilde tuzağa düşürülüyorsa..." diyerek şöyle konuştu:
- "Zaten sistem bu şekilde oluyor; genelde tuzağa düşürülüyor, daha sonra uyuşturucuyla birlikte anılıyor. Yani bunları biliyorsunuz fuhşa yer ve imkan temin etme ve aynı şekilde uyuşturucu; bunlar ikisi birlikte işleniyor. Biz yeni dönemde de bu konuda genel ahlaka karşı işlenen suçlar var biliyorsunuz kanunumuzda sayılı, bunlarla ilgili de hassasiyeti göstereceğiz."
"Sosyal medyada maalesef çok bilgi kirliliği var. Ben hakimlik savcılık yaptım, süreçte de gördüm; şimdi biliyorsunuz yargılamalar yapılıyor sosyal medyada, yani hükümler veriliyor, kararlar veriliyor. Öyle değil, gerçekteki öyle değil. Yani burada hakim savcı arkadaşlar da özellikle linç ediliyor; ya böyle bir şey yok. Yani hakim dosyadaki delillere göre karar veriyor ama sosyal medyada 'Vay efendim o niye bırakıldı?', 'Vay işte niye şu kadar ceza aldı?' Yani burada sosyal medyada bilgi kirliliği var" ifadelerini kullanan Adalet Bakanı konuya ilişkin sözlerini şöyle noktaladı:
- "Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Yani bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Yani biliyoruz itibar suikastları oluyor, herkese itibar suikastı oluyor; hakim savcı arkadaşlara oluyor, yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medya ile ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum."