Yeni Salgınla Karşı Karşıyayız! Vakalar Aşısız!
CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, kızamık vakalarına ilişkin, "Dünya Sağlık Örgütü’nün veri tabanına bakıyoruz; bu bin 440 vakanın çok büyük bir çoğunluğu aşısız. Dolayısıyla aşı ile önlenebilen bir hastalık olmasına rağmen yeterince aşı yapılmamış olması ülkemizi yeniden bir kızamık salgınıyla karşı karşıya bıraktı. Burada sorulması gereken şöyle bir soru var. Özellikle 1961’den sonra sağlığın sosyalleştirilmesi ilişkin kanunla Türkiye, çok başarılı bir bağışıklama programı uygulamaya başlamış olduğu halde 2013 yılından ve sonrasından itibaren kızamık tekrar neden salgın yapmaya başladı. Bu konuyu incelememiz gerekir. Dünya Sağlık Örgütü veri tabanına göre aşısızlar daha çok olgular olarak karşımıza çıktığına göre Türkiye’de kızamık aşısı yapmakla ilgili bir sorunumuz olduğu çok net ortaya çıkıyor" dedi.
CHP’nin doktor köken isimlerinden Halk Sağlığı Uzmanı Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, TBMM'de yaptığı basın toplantısında kızamık vakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Pala’nın basın toplantısına Prof. Dr. Esin Şenol ve Prof. Dr. Alpay Azap eşlik etti.
Aşı karşıtlığına dikkat çeken Pala, "Aşı karşıtları akıl ve bilim dışı iddialarla toplum sağlığını kolaylıkla tehlikeye atabilmektedir. Aşı reddi artık günümüzde Türkiye’de çok önemli bir sağlık sorunudur. Sağlık Bakanlığı aşı reddinin geldiği noktayla ilgili verileri ısrarla paylaşmamakta, aşı reddini önlemek için etkili bir politika uygulanmaktan da ısrarla kaçınmaktadır" eleştirisini yaptı.
4 aydaki vaka sayısı bin 440’a ulaştı
Kayıhan Pala’nın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Geçen hafta Sağlık Bakanlığı’na bir soru önergesi vererek ülkemizdeki kızamık salgınının ne durumda olduğunu öğrenmeye çalışmıştık. Bugüne kadar bakanlıktan bir yanıt alabilmiş değiliz. Ancak Dünya Sağlık Örgütü veri tabanına baktığımızda maalesef ilk 4 aydaki vaka sayısı bin 440’a ulaşmış durumda. Bakın, Dünya Sağlık Örgütü’nün veri tabanında çok açık görüldüğü şekilde son 3 yıldaki vaka sayısından çok daha fazla 2023 yılında vaka sayısı karşımıza çıkmış bulunuyor."
Kızamığın çok bulaşıcı ve hatta ölümle sonuçlanabileceğine dikkat çeken Pala, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sağlık Bakanlığı bu vakaların özelliklerini açıklamıyor. Örneğin herhangi bir ilde herhangi bir yaş grubundan herhangi bir sosyo ekonomik grupta bir toplulaşma var mı, henüz bunu bilmiyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın ivedi olarak açıklama yapmasını bekliyoruz. Endişeliyiz, bilim insanları endişeli. Neden? Kızamık çok bulaşıcı bir hastalık. Ölümcül olabiliyor. Ani ve geç komplikasyonları var. Beyin iltihabı gibi, körlük gibi, sakatlıklar gibi. Aşıyla önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen 2023 yılında halen salgın yapıyor olması bizler endişelendiriyor."
Vakaların çoğu aşısız
Bin 440 vakanın çoğunun aşısız olduğunu ifade eden Pala, "Edindiğimiz bilgilere göre bu ilk 4 aydaki bin 440 vakanın 242’si hastaneye yatarak tedavi olmak zorunda kalmış. Bazı ölümler olduğuna ilişkin duyumlarımız var. Sayın Bakan, bunlardan birinin HIV enfeksiyonu nedeniyle hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Yine Dünya Sağlık Örgütü’nün veri tabanına bakıyoruz; bu bin 440 vakanın çok büyük bir çoğunluğu aşısız. Dolayısıyla aşı ile önlenebilen bir hastalık olmasına rağmen yeterince aşı yapılmamış olması ülkemizi yeniden bir kızamık salgınıyla karşı karşıya bıraktı. Burada sorulması gereken şöyle bir soru var. Özellikle 1961’den sonra sağlığın sosyalleştirilmesi ilişkin kanunla Türkiye, çok başarılı bir bağışıklama programı uygulamaya başlamış olduğu halde 2013 yılından ve sonrasından itibaren kızamık tekrar neden salgın yapmaya başladı. Bu konuyu incelememiz gerekir. Dünya Sağlık Örgütü veri tabanına göre aşısızlar daha çok olgular olarak karşımıza çıktığına göre Türkiye’de kızamık aşısı yapmakla ilgili bir sorunumuz olduğu çok net ortaya çıkıyor" diye konuştu.