Bütçe Kaygısı Görmenize Engel Olmasın
Muayene sırasında hastalarımın en sık kurduğu cümlelerden biri şudur:
"Hocam, gözümde bir pus var gibi… ama ağrı yok"
Katarakt çoğu zaman tam da böyle başlar. Ağrısızdır, ani bir kayıp yapmaz, yavaş ilerler. Bu nedenle birçok kişi görmesindeki azalmanın farkına geç varır. Oysa katarakt, zamanla günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyebilir.
Gözümüzün içinde, ışığı odaklamaya yardımcı olan doğal bir mercek bulunur. Yaş ilerledikçe bu mercek saydamlığını kaybedebilir. Protein yapısındaki değişimler nedeniyle mercek bulanıklaşır ve görüntü netliğini kaybeder. İşte bu duruma katarakt diyoruz.
En sık nedeni yaşlanmadır. Bunun dışında diyabet, uzun süreli kortizon kullanımı, göz travmaları ve yoğun güneş ışığına maruz kalma da süreci hızlandırabilir.
Kataraktın belirtileri genellikle şunlardır:
Görmede bulanıklık
Işığa hassasiyet
Gece görüşünde azalma
Renklerin soluk ya da sararmış görünmesi
Gözlük numarasının sık değişmesi
Bazı hastalar sorunu gözlük değiştirerek çözmeye çalışır. Ancak katarakt ilerlediğinde gözlük yeterli olmaz. Çünkü sorun numarada değil, göz içindeki merceğin saydamlığını kaybetmesindedir.
Burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak isterim:
Kataraktın ilaçla kalıcı bir tedavisi yoktur. Kesin çözüm cerrahidir.
Günümüzde katarakt ameliyatı modern tekniklerle, genellikle kısa sürede tamamlanan ve yüksek başarı oranına sahip bir işlemdir. Ameliyat sırasında bulanıklaşan doğal mercek çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi lens yerleştirilir.
Ancak hastalarımın bir diğer çekincesi maliyettir.
“Ameliyat olmam gerekiyor ama bütçemi zorlar mı?” sorusunu sıkça duyarım.
Katarakt tedavisi sanıldığı gibi her zaman yüksek maliyetli bir işlem olmak zorunda değildir. Günümüzde farklı lens seçenekleri sayesinde, hem tıbbi olarak güvenilir hem de daha ulaşılabilir çözümler planlanabilmektedir.
Özellikle standart monofokal lensler, uzun yıllardır güvenle kullanılan ve temel görme ihtiyacını karşılayan seçeneklerdir. Doğru hasta grubunda tercih edildiğinde, günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir. Önemli olan, “en pahalı” seçeneği tercih etmek değil; göz yapısına ve beklentiye en uygun yöntemi belirlemektir.
Katarakt ameliyatı bir lüks değildir.
Yaşam kalitesini ve güvenliğini doğrudan etkileyen tıbbi bir gerekliliktir.
Sırf maliyet kaygısıyla yıllarca ertelemek, görme kaybının ilerlemesine ve günlük yaşamın daha zor hâle gelmesine neden olabilir. Bugün geldiğimiz noktada katarakt tedavisi daha planlı, daha güvenli ve daha erişilebilir durumdadır.
Görme kaliteniz günlük hayatınızı etkilemeye başladıysa, araç kullanırken zorlanıyorsanız ya da ışıklar sizi rahatsız ediyorsa değerlendirme zamanı gelmiş olabilir.
Unutmayın; net görmek yalnızca konfor değil, güvenlik meselesidir.
Ve çoğu zaman çözüm sandığınızdan daha yakındır.
Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. A. Serhan Gazyağcı
Kaynak:TANITIM BÜLTENİ