Sağlık çalışanları nasıl koşullarda çalışıyor?

Sağlık çalışanları nasıl koşullarda çalışıyor?

Türkiye'de etkisini giderek artıran yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgınıyla ilgili en büyük risk altındaki grup sağlık çalışanları. Halk Sağlığı Uzmanı Nilay Etiler ile sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını konuştuk...

Röportaj: Ali Isıyel

Türkiye'de etkisini giderek artıran yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgınıyla ilgili en büyük risk altındaki grup sağlık çalışanları. Bugün (19 Mart 2020) sağlık çalışanlarına moral desteği için saat 21.00'da balkonlardan 1 dakikalık alkış eylemi gerçekleştirilecek. Peki sağlık çalışanları nasıl koşullarda çalışıyor?

Her personele imza karşılığı 1 maske

Halk Sağlığı Uzmanı Nilay Etiler, sağlık personellerinin malzeme sıkıntısı çektiğine vurgu yaptı. Etiler, her sağlık personeline gerekli olan N95 maskesinin verilmediğini ifade ederken verilenlere de günde 1 tane ve imza karşılığı verildiğini ifade etti. Öte yandan diğer çalışanlara verilen maskeler ise virüse karşı korumada pek etkili olmayan maskeler. Bu maskeler de günde 1 tane ve yine imza karşılığı veriliyor.

Toplumsal dışlanma sorunu

Sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı bir diğer sıkıntıysa toplumsal dışlanma. Etiler, "Hastane içerisinde birçok sıkıntıyla boğuşan sağlık personellerine dışarıda da vebalı gibi bakılıyor" diyerek durumun psikolojik yönüne de dikkat çekti. Mesleki risk gruplarının başını çeken sağlıkçıların periyodik olarak Covid-19 taramalarına tabi tutulması gerektiğini belirten Etiler, "Sağlık çalışanının test sonucu pozitif çıkarsa hizmetten alınıp baktığı hastalara ve diğer sağlık çalışanlarına da bulaştırma riski azaltılabilir." ifadelerini kullandı.

Yeterince tarama yapılmadı

Sağlık Bakanlığının sürecin başından bu yana iyi çalıştığını öne süren Etiler, "Ancak bakanlığın 'bilgi bende toplansın' kaygısı nedeniyle yeterince tarama yapılamadı. Tarama sayısının artırılması çok önemli. Çünkü enfekte olanların yüzde 85 ila yüzde 92'si hiçbir semptom göstermiyor. Bu da demek oluyor ki sadece semptom gösteren vakaların tespit edilmesi durumunda, enfekte olanların yalnızca yüzde 8 ila yüzde 15'i tespit edilebilir. Sağlık Bakanlığının kitapçığında semptom göstermeyenlerin bulaştırma riskinin olmadığı belirtilse de bu hatalı bir bilgi. Belirti göstermeyenler de bulaştırabiliyor" ifadelerini kullandı.

"Vakalara ulaşılamazsa yayılma artar"

Ölüm oranının yüksek olmasının vakalara ulaşılamadığı anlamına geldiğini anlatan Etiler, "Bu durum sadece semptom gösteren, ağır hastalara ulaşılabiliyor demektir. Semptom göstermeyen hastalara ulaşılamaması ise virüsün yayılmasına sebep olur. İsveç örneğine bakarsak, vaka sayısı yüksek olmasına rağmen ölüm oranının düşük olması buna işaret ediyor. Bilakis İran'da ise ölüm oranı dünya ortalamasının çok üzerinde" diyerek çok sayıda test yapılmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladı.