Vatandaşa kur tuzağı

Yayınlanma:
Güncelleme: 24 Aralık 2021 15:47

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, dün katıldığı bir TV yayınında, dövizdeki düşüşten ötürü küçük yatırımcıların mağdur olduğunu itiraf ederken, öyle rahat ve öyle pervasızdı ki, sanki eylül ayından beri ekonomideki akıl dışılıkların sorumluluğu, bakanı olduğu iktidara değil de ana muhalefete aitti.

Şöyle dedi, Nebati:

"Makro göstergelerin pozitif olduğu bir yerde aklı başındaki bir finansör Türkiye'de bu işlerin bir şekilde döneceğini bilir. Ama çarpılan kim oldu? Küçük yatırımcılar. Her zaman olduğu gibi. Küçük yatırımcılara eziyet ettiler. Şimdi kara kara düşünüyorlar."

Evet, itiraftır bu.

Çünkü Türk Lirası'nın döviz karşısında yarı yarıya değer kaybetmesi üzerine küçük yatırımcı telaşla banka şubelerine, kuyumculara ve döviz bürolarına koştu. Elindekileri ya dövize çevirdi ya da altına yatırdı.

Niyeti, servetine servet katmak değildi, birikimini koruyabilmekti.

Kur tuzağı kurulacağını bilemezdi.

İktidar uyarmadı, panik butonuna bastı

Bakan Nebati, konuşmasının devamında "Biz uyardık" diyor, "Bu bir köpüktür. Sakın inanmayın, sakın uymayın diye defalarca uyardık."

Uyarı filan olmadı hiç.

Aksine iktidar bilinçli şekilde panik butonuna bastı.

Hatırlayın.

Erdoğan'ın ısrarı üzerine Merkez Bankası, 23 Eylül'de faizi yüzde 19'dan 18'e indirdi. Dolar 8,65'ten 8.80'e yükseldi.

22 Ekim günü faiz iki puan düşürüldü ve yüzde 16'ya indi. Dolar 9,66'ya çıktı.

18 Kasım'da faiz 15'e gerilerken, dolar 11 TL'ye dayandı.

16 Aralık'ta yüzde 14'e çekildi.

Dolar 18 TL'ye tırmandı.

Erdoğan yönlendirdi

TL'yi pula çeviren bu süreç, Erdoğan'ın "Faiz sebep, enflasyon sonuç" şeklindeki akıl ve bilim dışı teorisini dayatmasından kaynaklandı. Erdoğan, bu teoriye parti mensuplarını bile ikna edemediği için dine sığındı. "Nass ortada" dedi.

Erdoğan, MB'yi faiz indirimine zorlayarak, iktisadın reddettiği bir varsayımı ayetlerle gerekçelendirerek, "Dövizin önü alınamaz" şeklindeki uyarılarına kulak tıkayarak, saygın ekonomistlerin öneri ve eleştirilerini "Mandacı iktisatçı reçetesi" diye aşağılayarak, faizi yüzde 19'dan 14'e çekti.

Küçük yatırımcı birikimini dövize çevirdiyse, Erdoğan faizi baskılayıp döviz kurunu tetiklediği içindi.

Yatırımcıyı yönelten, Cumhurbaşkanı oldu.

Erdoğan, Kur Korumalı TL Vadeli Mevduatı'nı (KKM) açıklamasından bir gün önce, 20 Aralık'ta "Müslüman olarak nass neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim" demekte beis görmedi.

Pazartesi sabahı kur yangınına benzin döktü.

Küçük yatırımcı paniğe kapıldı.

Çarpıldıysa böyle çarpıldı.

Aldatıldıysa, böyle...

Vatandaşa kumpas

Sanki küçük yatırımcıya tuzak kurar gibi, aradan 24 saat bile geçmeden, 21 Aralık'ta Erdoğan, 1980'li yıllarda Türkiye'yi borç batağına sürükleyen Döviz Çevirmeli Mevduat (DÇM) sisteminin ikizi olan KKM'yi ilan etti.

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın 2018'de uygulamaktan vazgeçtiği KKM, iktidar için can simiti oldu.

Dolar 11 TL'ye geriledi.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar'a göre gece 1 milyar dolar bozduruldu.

O saatte banka, kuyumcu ve döviz büroları kapalı olduğuna göre bu miktardaki parayı küçük yatırımcılar bozdurmuş olamaz.

Geriye kim kalıyor?

MB'nin arka kapıdan döviz tedarik ettiği kamu bankaları ve Nebati'nin "Aklı başında finansörler" dediği sermaye sahipleri.

Nitekim MB'nin 6 milyar doları aşkın rezervi o gece eridi.

Acaba 21 Aralık'ta KKM ilan edileceğini önceden bilenler var mıydı?

Bu bilenler 18 TL'den döviz bozdurdu mu?

Aynı anda iktidar telaşa sürüklediği küçük yatırımcıyı 15-16 ve hatta 17 TL'den döviz almaya iterek, tuzağa düşürdü.

Milyonlardan milyonerlere

KKM'nin içeriği dün itibariyle açıklığa kavuştu. Dövizini TL'ye çevirenler birikimini KKM'ye yatırdığında kurdan kaynaklı farkı Merkez Bankası karşılayacak. TL mevduatı bulunanların farkını ise Hazine ödeyecek.

Rakamlara yakından bakalım.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun verilerine göre Türkiye'de mevduatı olan gerçek kişi sayısı 1.112.989.

Bunlardan 323.874'nün bir milyon TL ve üzerinde parası var.

İktidar 323.874 milyonerin kur farkından kaynaklı alacaklarını 84 milyona yüklüyor.

Bankaya aydan aya emekli maaşını almak veya tüketici kredisi borcunu yapılandırmak giden milyonlar, ödedikleri vergilerle milyonerlere kaynak aktaracak.

AK Parti'nin KKM'deki başarı hesabı, dövizin yükselmeyeceği varsayımına dayanıyor. Oysa Amerikan Merkez Bankası, gelecek mart ayında faizi arttırabileceğini açıklamıştı. Şu durumda döviz yükselebilir. Faiz ile kur farkı, Hazine'de gelecek kuşaklar için kara deliğe dönüşebilir.

Bugünü kurtardığını düşünen AK Parti dövizi düşürmenin sarhoşluğundan olsa gerek yarını umursamıyor bile.

Mevduat faizi arttı

KKM'nin ilan edilmesi döviz ve altında düşüşe neden olduysa da henüz enflasyona ve pahalılığa yansımadı. Örneğin, benzindeki indirim vatandaşa etki etmedi.

Çarşı ve markette fiyatlar geri gelmedi daha.

Faizi indirmemek adına benimsenen bu yol, mevduat faizlerini yüzde 20'ye yükseltti.

Kaderi dolar kuruna bağlanan TL, milli para olmaktan çıktı, çıkıyor.

Haramdı, helal oldu

21 Aralık'ta KKM ilan edildiği günden bu yana Çin Modeli'nin adını kimse anmıyor.

Hani düşük faiz ve rekabetçi kur ile üretim, istihdam ve ihracat artacaktı?

Ekonomik kurtuluş savaşı zaferle bitti de, ondan mı döviz karşısında TL değerlendi?

AK Partililer nasstan söz etmiyor artık.

Faiz haram da TL'yi dövize bağlayarak farkı cebe indirmek helal midir?

Küçük yatırımcıyı tuzak kurmanın ve milyonlarca dar gelirlinin vergisini bir avuç milyonerlere aktarmanın kitapta hükmü nedir?

Halk TV'ye bağlanan eski vekil MHP'den ihraç ediliyor

MHP'lilerce baskın düzenlenen Alparslan Türkeş Vakfı'nın Türkeş'i anma etkinliğinde konuklardan biri de 1999-2002 arasında MHP Milletvekili olan Şevket Bülent Yahnici'ydi. Yahnici, saldırıdan sonra Halk TV'ye katılarak, yaşananları yorumladı. Yahnici "Grubun önünde bulunan birisi 'MHP geldi' diyerek, fırsat ve boşluk bulduğu ilk anda arkadaşlarımıza çullandı" dedi.

Bu sözleri üzerine MHP tarafından kesin ihraç istemiyle disiplin soruşturması açıldı. Yahnici'nin beyanlarının partinin birlik ve beraberliğini zedelediği ileri sürüldü.

Bu arada, Yahnici'nin oğlu Ercüment Devlet Yahnici hakkında sosyal medya paylaşımlarından ötürü soruşturma başlatıldı. Yahnici, birkaç ay önce sokakta şiddete maruz kalmıştı.

Önceki ve Sonraki Yazılar