Terörsüz Türkiye raporu

Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak amacıyla Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun üyelerinden oluşan çalışma grubunun hazırladığı rapor tamamlandı.

Raporun bugün Komisyon’da görüşülmesi bekleniyor.

Komisyonda üyesi bulunan partilerin ilettikleri görüşlerden çıkarılan öneriler, bir yandan yasal düzenlemeleri bir yandan da demokratikleşme adımlarını içerecek eş zamanlı iki süreç öngörüyor.

CHP’nin hassasiyetlerinin ve önerilerinin raporda dikkate alındığı anlaşılıyor.

Önerilerden, CHP’nin komisyona ağırlığını koyduğu da görülüyor.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki raporda “umut hakkı” konu edilmiyor.

CHP’nin çok hassas olduğu, Türkiye’nin üniter yapısı ve toprak bütünlüğü, Türkçe’nin tek resmi dil statüsü ve laik cumhuriyet ilkesi vurgulanıyor.

Rapor, terörü kalıcı olarak bitirmek için yapılacak yasal düzenlemelerin çerçevesini çiziyor, bu düzenleme süreciyle eşzamanlı olarak demokratikleşme ve hukuk devletini gerçekleştirmek için atılacak adımları öngören ikinci bir sürecin de yürütülmesi amaçlanıyor.

PKK’nın kendisini feshetmesi ile eve dönüşü sağlayacak düzenlemelerin yapılması ve demokratikleşme süreci birbiriyle bağlantılı olmadan, eş zamanlı yürütülecek.

Bu amaçla geçici bir özel yasa düzenlenecek.

Terörsüz Türkiye amacıyla kurulan Komisyon’un üyeleri ve bu komisyonda dinlenen, görüş ve önerilerini açıklayan kişiler için yasal güvence sağlanacak.

Yine Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının uygulanmasını temin edecek önlemler alınacak. Bu konuda temenninin ötesine geçilip uygulamaya öncelik verilecek.

Yasal düzenlemelerin eksiksiz uygulanması için Terörle Mücadele Kanunu’nda gerekli değişiklikler yapılacak.

İfade özgürlüğünü genişletecek düzenlemeler yapılacak.

Kayyım uygulaması, toplumun gerçeklerine uygun olarak yapılacak ve görevden alınan başkanlar yerine belediye meclislerinden vekil seçimi yapılması esas olacak.

Her iki sürecin yürütülmesinde ve önerilerinde evrensel hukuk kuralları gözetilecek.

Otaya çıkan ortak rapor, başta CHP olmak üzere toplumda belirginleşen hassasiyetlerin dikkate alındığını gösteriyor.

Teröre on binlerce can vermiş bir toplumun hassasiyetlerini öncelemek elbette öncelikle TBMM’nin görevi.

CHP’nin süreçte en çok üstünde durduğu konu da buydu.

Bu tür düzenlemeler toplumda kabul görmezse bir anlam ifade etmez ve uygulanması da mümkün olmaz.

Raporun Komisyon’da kabul edilmesinden sonra da hem iktidarın hem ana muhalefet partisi olarak CHP’nin yapması gereken çok iş var.

Bunların başında rapor hakkında toplumun aydınlatılması geliyor.

Toplum detaylı biçimde bilgilendirilmeli ve sürecin amacı çok iyi anlatılmalı.

Toplumun kabul etmeyeceği hiçbir adım atılmamalı.

İktidar da muhalefet de buna özen göstermeli.

Süreç yürürken toplumdan gelecek öneriler dikkate alınmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bila Arşivi

Siyaseti düzenleme hedefi

16 Şubat 2026 Pazartesi 05:05

Parti değiştirmek

11 Şubat 2026 Çarşamba 05:05

Hayat pahalılığı

06 Şubat 2026 Cuma 05:10

Bahçeli’nin önerileri

04 Şubat 2026 Çarşamba 05:10

Gelir Uçurumu

02 Şubat 2026 Pazartesi 05:10

Güç Düzeni

30 Ocak 2026 Cuma 05:20

Amaç parçalanmış Suriye

28 Ocak 2026 Çarşamba 05:05

Çocuk Cinayetleri

26 Ocak 2026 Pazartesi 05:20

Sefalet ücreti resmileşti

23 Ocak 2026 Cuma 05:15