Siyanürle Altın Madenciliği Yasaklanmalı

Erzincan’ın İliç ilçesinde Kanadalı Anagold şirketinin işlettiği altın madeni ocağında bir felaket yaşandı.

Siyanür bulaşığı olan büyük bir toprak kayması oldu. Bu şirkette çalışan 9 işçi toprağın altında kaldı.

Toprak kaymasının üzerinden üç gün geçmesine karşın işçilere ulaşamadı.

İşçilerin aileleri ve çalışma arkadaşları maden sahasının kapısında büyük bir endişeyle bekliyorlar.

Kayan toprakta “siyanür liçi” denilen kısım da var.

Siyanür borularının kırıldığını ve patladığını Halktv muhabiri Ferit Demir görüntülü olarak kamuoyuna aktardı.

Siyanür liçi altının ayrıştırılmasından sonra kalan toprağı ifade ediyor.

Siyanürlü bu toprak tepelerinin kayması büyük tehlikeler içeriyor.

Jeoloji mühendislerinin verdiği bilgiye göre bu topraktaki siyanürün yer altı sularıyla çevredeki nehirlere ulaşması büyük risk.

Nitekim İliç’in yakınından geçen Karasu’ya ve oradan da Fırat nehrine siyanür bulaşması yüksek olasılık.

Siyanür ise insan, hayvan ve doğa yaşamını tehdit eden kimyasal bir madde.

Uzmanların ifadelerine göre kanserden otizme kadar çeşitli hastalıklara neden oluyor.

Bu siyanürlü toprak kaymasının ileride daha büyük felaketlere yol açması da büyük olasılık.

İşte bu nedenle bazı Avrupa ülkeleri siyanürle altın çıkarılmasını yasakladılar.

Bu kararı almalarına Romanya’da meydana gelen bir kaza neden oldu.

Bu kazadan sonra Avrupa Konseyi Avrupa ülkelerine siyanürle altın çıkarılmasının yasaklanmasını önerdi.

Almanya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Bulgaristan gibi ülkeler bu öneriyi hayata geçirip siyanürle altın çıkarılmasını yasakladılar.

Türkiye ise oralı olmadı.

Aksine özel sektöre yeni ruhsatlar verdi.

Bu arada toprak kaymasının yaşandığı İliç’teki altın madeninin kapasitesinin artırılması talebine dönemin Şehircilik ve Çevre Bakanı, bugün iktidarın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un onay verdiği de ortaya çıktı. Kurum, TMMOB’un tüm itirazlarına karşın ÇED raporuna bile
gerek görmeden izni vermişti.

Tabii bu tutum iktidarın önceliğinin yaşam hakkı değil para olduğunu gösteriyor.

TMMOB uzmanları siyanürle yapılan altın madenciliğine “vahşi madencilik” diyorlar.

Jeoloji Mühendisleri Odası Altın Grubu’nun raporuna göre siyanürle altın madenciliğinin Türkiye’ye bırakacağı kirli atık şöyle hesaplanıyor:

"Altın potansiyeli 6 bin 500 tona varıyorsa, bu göz kamaştırıcı zenginliğe ulaşmak için yılda 325 ton altın üretilmesi gerekecek. Bunun anlamı, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde altın tesisleri ve atık barajlarıyla birlikte her biri ortalama 100 hektar büyüklüğünde 50-60 adet siyanür yarasının açılacağıdır.

Cumhuriyet tarihi boyunca Anadolu topraklarında üretilmiş maden zenginleştirme atıklarının toplam miktarı yaklaşık 26 milyon tondur. Türkiye ‘Altın Çağı’na girmeye karar verdiğinde sadece 1 yıl içinde üretilecek zararlı-zehirli kimyasal atık miktarı ise 650 milyon tondur. Ve 20 yıl sonra elimizde
kalacak olan kimyasal atık miktarı, asitlenmiş dekapaj toprağıyla birlikte, yaklaşık 13 milyar tondur. Bu atığın Türkiye‘deki çevre yasalarına uygun olarak nihai uzaklaştırılması için gereken harcama 18 trilyon USD‘dir."

Jeoloji Mühendisleri Odası’nın hesabı ortada.

Bu hesaba göre siyanürle altın çıkarmak astarı yüzünden çok pahalı bir faaliyet.

Türkiye de çağdaş ülkeler gibi siyanürle altın çıkarılmasını yasaklamalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bila Arşivi

Güç birliği zorunluluğu

04 Mayıs 2026 Pazartesi 05:06

İşçi hakları

01 Mayıs 2026 Cuma 05:04

Yüz karası değil kömür karası

29 Nisan 2026 Çarşamba 05:04

Maden işçiliği

27 Nisan 2026 Pazartesi 05:06

Üç bayram bir arada

24 Nisan 2026 Cuma 05:06

İkinci kez monarşi önerisi

22 Nisan 2026 Çarşamba 05:07

CHP'liler pes etmez

20 Nisan 2026 Pazartesi 05:06

Güvenlik sorunu

17 Nisan 2026 Cuma 05:06

Türkiye’nin rejim sorunu

15 Nisan 2026 Çarşamba 05:04

Yalçın Küçük’ün ardından

13 Nisan 2026 Pazartesi 05:05