Mustafa K. Erdemol

Mustafa K. Erdemol

"Rusya'yla savaşa hazır olun" dedi! İngiliz general neden şahlandı?

Yayınlanma:
Güncelleme: 22 Haziran 2022 00:26

Sonuçta asker. “Politik doğruculuk” gibi bir derdi olmadığından açıkça söyledi ne düşündüğünü. İngiltere Genelkurmay Başkanı General Sir Patrick Nicholas Yardley Monrad Sanders “Rus tehlikesi”ne dikkat çekerek, orduya “savaşa hazır olun” diye seslendi, malum Lafı fazla uzatmamış belli ki general. Adından bile kısa olan bu ifadeleri ortalığı bulandırmaya yetti ama. Başbakan Boris Johnson’un batılı ülke liderlerinin toplu ziyaretinden ayrı olarak ikinci kez Ukrayna’yı ziyaret etmesi de generalin sözleriyle hayli uyumlu. Anlaşılan İngiltere Rusya karşıtlığında vites yükseltmiş durumda.

Üretim kapasitesi yok

Nükleer silahlar olmasaydı şu anda üçüncü dünya savaşını yaşamış olabileceğimize inanan biri olarak bu tür girişimleri tehlikeli, kışkırtıcı buluyorum elbette. İngiltere’nin gerçekten Rusya’yla savaşmak zorunda kalacağına nasıl, neden inanıyor general anlayabilmiş değilim. Sandres, Rusya-Ukrayna savaşının İngiltere’yi koruma ihtiyacını doğurduğunu iddia ederken aslında abartmış olmuyor mu?

İnsan sormadan edemiyor; Sanders gerçekten savaş nedeniyle mi bunu söylüyor? Geçen yıl İngiltere ordusu birliklerinin sayısını 10 bin azaltarak 72 bine indirmişti. Ülke tarihinin en küçük boyutlu ordusu durumunda şu an ordu. Sanders, bu küçülmenin küresel savaş tehdidinin olduğu bir ortamda doğru olmadığını mı düşünüyor acaba? Savaş İngiliz ordusunun yeniden büyük harcamalar yapması için iyi bir fırsat da yarattı elbette. Sanders bir süre sonra bunu da dillendirebilir muhtemelen.

Batıda konunun uzmanlarının batı ülkelerinin Rusya ile bir çatışmada gerekecek olan mühimmatı üretmek için istenen üretim kapasitesinden yoksun olduğu konusunda uyarılarda bulunduğu düşünülürse Sanders, bir asker olmasına rağmen bu gerçekten haberdar değil görünüyor. Yakınlarda gerçekleştirilen ABD, İngiltere, Fransa ortak askeri tatbikatında İngiltere ordusunun sekiz gün sonra mühimmat stoklarını tükettiği belirtilmişti. Tatbikatta böyleyse gerçek bir savaşta ne olabileceğini varın düşünün.

Bu heves neden?

O zaman, bu Rusya’yla savaşma hevesi ne? Askeri alt yapısı hayli güçlü olan, son yıllarda hibrit savaşlarda gücünü de kanıtlayan Rusya’yla çatışmaya bu kadar meraklı olmak anlaşılır gibi değil. Siyasi cephede diplomatik karşıtlık anlaşılabilir bir şey elbette. Başbakan Boris Johnson Batı’nın, Ukraynalıların ülkelerini savunabilmeleri için Kiev'in yeterli donanıma, finansmana, eğitime sahip olmasını sağlamalı dediğini biliyoruz. Johnson bunu yaparken aynı zamanda kendilerini koruyacaklarının da altını çizmişti özellikle.

İngiltere doğrudan çatışmaya dahil olmayacağı konusunda net olmasına rağmen, bir dizi ekonomik, insani, savunma amaçlı askeri yardım sağladı Ukrayna’ya. Johnson, "120 günde yaklaşık 10 bin asker eğitme potansiyeli olan" İngiliz eğitmenlerin Ukrayna kuvvetleriyle çalışmasını içeren bir eğitim programı teklifinde de bulundu.

NATO da Ukrayna’da durumun kısa vadede çözüleceğine inanmıyor bilindiği gibi. İngiltere’nin de kurucu üyesi olduğu NATO’nun Genel Sekreteri Jens Stoltenberg “savaşın yıllar alabileceği gerçeğine hazırlanmalıyız. Ukrayna'yı desteklemekten vazgeçmemeliyiz” demişti.

Belki de 1941'den bu yana “Avrupa'da kıtasal gücü içeren bir kara savaşının gölgesinde” İngiliz ordusuna komuta eden ilk genelkurmay başkanı olduğunu söyleyen General Sanders’e Rusya’yla savaşmalıyız dedirten de bu ortam.

NATO ya da İngiltere başta olmak üzere kimi batı ülkeleri savaşın kaçınılmazlığını “savaşı ister gibi” dile getiriyorlar ama örneğin ABD böyle bakmıyor soruna. Onlardan daha barışsever yada demokrat olduğundan değil. Daha gerçekçi olduğundan. Birincisi, ABD için Rusya’yla savaşmak uygun değil, çünkü odak noktası Çin’dir. İkincisi ABD’nin “strateji kültürü”nde nükleer riskler göz önünde bulundurulur daima. Bu durumun aynısı Rusya için de geçerli. AB ile Avrupa ülkelerinin, Fransa ile İngiltere dışında, bu tür bir stratejik deneyimi yok. İngiltere ABD kadar olmasa da bu stratejideki az deneyimiyle, Sanders ne kadar kışkırtırsa kışkırtsın nükleer bir savaşa yol açacak bir çılgınlık yapamaz. Nükleer silaha sahip tüm tarafların sonu olur bu. “Nükleer silahlar olmasa şu anda üçüncü dünya savaşı başlamıştı” dememin nedeni budur biraz da.

Şimdilik durum şu: ABD ile Rusya’nın “nükleer risk”in farkında olmaları şu anda büyük savaşın olmasına engel. Umarım böyle olmaya da devam eder.

Sanders de söylediğiyle kalır.

Önceki ve Sonraki Yazılar