Çözüm demokratik laik sistemdir

Ortadoğu ülkeleri hiçbir zaman gerçek bir demokrasiyle yönetilmedi. Krallıklar, emirlikler, diktatörlüklerle yönetildi.

Sandığın kullanıldığı ülkelerde de gerçek bir seçim yapılmadı.

Bu ülkelerin kralları, emirleri, diktatörleri bazıları soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin bazıları da ABD’nin himayesine girdiler.

Hitler Almanya’sının İkinci Dünya Savaşı’nda yenilmesinden sonra 1948 yılında İsrail kuruldu.

Filistin topraklarında kurulan İsrail’in yaptığı ilk iş Filistinlilere saldırmak oldu.

Filistinlilerin yaşadığı bölgelere girdiler ve bir milyondan fazla Filistinli Arap ülkelerine sürüldü.

Hitler faşizminin zulmüne uğramış Yahudiler devletleri İsrail’e kavuştuktan sonra Filistinlilere zulüm etmeye, onları katletmeye, sürmeye başladılar.

Yaser Arafat’ın liderliğinde Filistin Kurtuluş örgütü bu zulme karşı kuruldu.

Mısır, Suriye, Ürdün’ün İsrail’e karşı başlattıkları 1967 savaşında, ABD’yi arkasına alan İsrail galip çıktı. Topraklarını genişletti, Suriye’nin Golan tepelerini, Mısır’ın Sina yarımadasını, Fimistin’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria topraklarını da işgal etti.

Mısır ve Suriye’nin topraklarını geri almak için 1973’te başlattıkları savaş da yine İsrail’in üstünlüğü ile sonuçladı.

Bugün Filistin sorunu çözülmüş değil.

Arafat’ın liderliğindeki FKÖ’ye alternatif olarak İslamcı radikal örgütler devreye girdi. Hizbullah, HAMAS gibi örgütler Gazze’ye hakim oldu.

İsrail, HAMAS’in başlattığı saldırılara karşılık olarak Gazze’de 50 bin Filistinliyi kadın, çocuk demeden öldürdü. Kalanları ekmeğe muhtaç etti.

Sonra Suriye’de ABD ile birlikte rejimi devirince Suriye’nin güneyini işgal etti. Esad ülkeden gitti. Şam yönetimine radikal İslamcı Ahmet El Şara oturtuldu.

Yol temizliğinden sonra İran’a hava savaşı başlattı. İran’ın nükleer tesisleri bahane edilerek füzeler yağdırıldı. İran karşılık verdi.

ABD Başkanı Tump, iki ülke arasında ateşkes sağlandığını açıkladı. İsrail ise İran’ın ateşkesi bozduğunu ve İsrail’e füze saldırısı yaptığını duyurup, karşılık vereceğini söyledi. İran ise ateşkesi bozmadıklarını, saldırı yapmadıklarını duyurdu.

Gerçek bir ateşkes sağlanıp sağlanamayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. ABD ve İsrail’in İran saldırılarıyla bu ülkede rejim değişikliği ve Suriye gibi parçalanması olasılıkları tartışılıyor.

Bir ülkede rejimin diğer ülkelerin askeri müdahalesi ile değiştirilmesi, ülke bütünlüğünün parçalanması kabul edilecek bir yöntem değildir.

Buna ancak o ülkenin halkı karar verebilir. Kendi rejimini ve kaderini o halk belirleyebilir.

Ortadoğu ülkelerindeki sorunların nihai çözümü demokratik, laik, insan haklarına, kadın-erkek eşitliğine dayalı sisteme geçmeleridir.

Arkalarını ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkelere dayayıp gerçek demokrasiye dayanmayan iktidarlarını sürdürmek bu ülkelerin halkları için bir çözüm değildir.

Bu ülkelerdeki krallıklar, emirlikler, diktatörlükler emperyalist ülkelerin himayesine gireceklerine Atatürk’ün yolunu izleyip laik, demokratik, insan haklarına, kadın-erkek eşitliğine, hukukun üstünlüğüne dayanan rejimler kursalardı sorunlarını çözmüş olurlardı.

Türkiye de komşusu olan bu ülkelerin yaşadıkları sorunlardan ders çıkarmalı, demokratik, laik, hukuk devletinden uzaklaşmamalı, aksine bu yapıyı güçlendirmeli ve böylece örnek olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bila Arşivi

İran'ın Geleceği

16 Ocak 2026 Cuma 05:20

Emeklinin de hakkı

14 Ocak 2026 Çarşamba 05:10

Suriye'nin paylaşılması

12 Ocak 2026 Pazartesi 05:10

En çok ezilen iki kesim

07 Ocak 2026 Çarşamba 05:05

ABD’nin yaptığı darbe

05 Ocak 2026 Pazartesi 05:10

Yeni Yıldan Beklentiler

02 Ocak 2026 Cuma 05:20

Devreden sorunlar

31 Aralık 2025 Çarşamba 05:10

Demokratikleşme sorunu

29 Aralık 2025 Pazartesi 05:15

Yoksulluğa mahkûm etmek

26 Aralık 2025 Cuma 05:15

Bütçenin dili

24 Aralık 2025 Çarşamba 05:10