Mehmet Akif Cenkci
678 milyarlık işsizlik fonu neden milyonlarca işsize ulaşmıyor?
Türkiye’de milyonlarca insan iş arıyor.
Gençler iş bulamıyor.
Evine ekmek götürme derdindeki vatandaş yarınından emin olamıyor.
Ama bütün bu tablonun ortasında devasa bir kaynak var:
İşsizlik Sigortası Fonu.
2026 yılı Şubat ayı itibarıyla bu fonun büyüklüğü 678 milyar 531 milyon 671 bin TL’ye ulaşmış durumda.
Rakam devasa.
Peki işsize yansıyan ne?
Aynı dönemde işsizlik ödeneği alabilen kişi sayısı sadece 540 bin 301.
Bu kişilere yapılan toplam ödeme ise 7 milyar 681 milyon 297 bin TL.
Burada durup açıkça sormak gerekiyor:
Milyonlarca işsizin bulunduğu bir ülkede, yüz milyarlarca liralık fondan sadece yarım milyon insanın yararlanabildiği bir sistem gerçekten sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır mı?
Asıl sorun tam da burada başlıyor.
Fon büyüyor.
Ama işsiz korunmuyor.
Çünkü sistem, işsiz kalan herkesi kapsamıyor.
Son 120 gün kesintisiz çalışma şartı, son üç yılda en az 600 gün prim ödeme zorunluluğu gibi kriterler milyonlarca insanı daha baştan sistemin dışında bırakıyor.
Sonuç açık:
İşsiz çok, destek alan az.
Üstelik fonun harcama yapısı da ciddi bir sorgulamayı hak ediyor.
Aynı dönemde fondan 7 milyar 201 milyon TL teşvik ve destek ödemelerine,
5 milyar 921 milyon TL aktif işgücü programlarına,
3 milyar 713 milyon TL ise işbaşı eğitim programlarına ayrılıyor.
Elbette istihdam politikaları önemlidir.
Ancak adı İşsizlik Sigortası Fonu olan bir yapıda öncelik, işsiz kalan vatandaşı doğrudan korumak olmalıdır.
Bugün Türkiye’de işsizlik sadece ekonomik bir sorun değildir.
Aynı zamanda bir sosyal adalet meselesidir.
Gençler umutsuz.
Çalışanlar tedirgin.
İşsiz kalanlar ise kısa sürede ağır bir geçim krizinin içine sürükleniyor.
Böyle bir tabloda yapılması gereken açıktır:
İşsizlik maaşı artırılmalıdır.
Yararlanma şartları yeniden düzenlenmelidir.
Fonun kullanım önceliği yeniden belirlenmelidir.
Çünkü bu fonun adı bellidir.
İşsizlik Sigortası Fonu.
Yani işsiz için vardır.
Fon 678 milyar lirayı aşmış olabilir.
Ama işsiz hâlâ yalnızsa, orada büyüyen şey güvence değil, adaletsizliktir.