Aşıda 5 milyonluk boşluk: Sağlık Bakanlığı kayıt dışı göçmenleri görmüyor!

Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı aşı seferberliğinin sonuç vermeye başladığı koronavirüs salgını sürecinin dezavantajlı gruplarından olan göçmenler ve mülteciler aşıya erişim sorunu yaşıyor. Göç İdaresi'nin verilerine göre 3 milyon 688 bin, saha araştırmacılarına göre ise 5 milyon mültecinin bulunduğu Türkiye'de bu konu Sağlık Bakanlığı'nın gündemine girecek?

Yayınlanma:
Güncelleme: 16 Temmuz 2021 09:13
Aşıda 5 milyonluk boşluk: Sağlık Bakanlığı kayıt dışı göçmenleri görmüyor!

NURCAN ÇALIŞKAN | İSTANBUL 

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın 'Covid-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu'nun paylaştığı verilere göre, 15 Temmuz saat 13:38 itibariyle 38 milyon 514 bin 972 kişiye birinci doz, 18 milyon 903 bin 161 kişiye ise ikinci doz aşıları yapıldı. Peki Türkiye sınırları içinde yaşamaya devam eden göçmenler ve mülteciler aşıya erişebiliyor mu? Aşıya erişimin önünde ne gibi engeller var? Bu engellerin aşılması için Sağlık Bakanlığı ne gibi çalışmalar yürütüyor? Türkiye'de aşılanmada yaşanan sorunları bir de göçmenler mülteciler açısından irdeledik.

asi-sayisi.png

Sağlık Bakanlığı kayıt dışı göçmenleri görmüyor

Sağlık Bakanlığı'ndan aldığımız bilgiye göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları nasıl yaşı ve sırası geldiğinde aşısını oluyorsa, geçici koruma statüsünde olan mülteciler (yani geçici koruma numarası olan mülteciler) aşı olabiliyor. Fakat kayıt dışı olan göçmenler yasal olarak 'sağlık hizmetlerinden' faydalanamadığı gibi aşı hakkına da sahip değiller.  

Göçmenler ve mülteciler ne zaman Sağlık Bakanlığı'nın gündemine girecek? 

Hal böyle olunca toplumsal bağışıklık için ülke genelinde aşılama seferberliği başlatan Sağlık Bakanlığı'nın gündeminde mültecilerin ve göçmenlerin aşıya erişim sorununun neden yer almadığı merak konusu. Bilim Kurulu'nun gündemine, 11 yıldır Türkiye'nin önemli bir sorunu haline gelen mülteciler ve düzensiz göçmenlerin aşıya erişimi konusu girmiyor. Neden toplumla iç içe yaşanan mültecilerin ve göçmenlerin aşılanması için bir adım atılmıyor. 

Kayıtlı ve kayıt dışı mültecilerin aşıya erişimi konusunda İltica ve Göç Araştırma Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır ve Hayata Destek Vakfı'ndan Sosyal Hizmet Uzmanı Bülent İlik ile Türkiye'de aşılanmada yaşanan sorunları bir de mülteciler açısından konuştuk. 

'Kayıt dışı göçmenler aşı olamıyor'

Türkiye'de yalnızca 'Geçici Koruma Statüsü'nde olanların aşıya erişebildiklerine dikkat çeken İGAM Genel Başkanı Metin Çorabatır, "Aşılama konusunda Göç İdaresi'nde kaydı varsa; geçici koruma numarası olan Suriyeli veya Suriyeli olmayanlar için Uluslararası Koruma numaraları varsa onlar 'aşı olmak' için başvurabiliyorlar. Nasıl ki aşı sırası gelen Türk vatandaşları aşı olabiliyorsa, yaşı gelen kayıtlı mülteciler aşı olabiliyor. Sorun ise kayıtlı olmayanlarda. Kayıt dışı göçmenler aşı olamıyor. Sayıca çok fazla olan kayıt dışı Afganlar ve diğer gruplar, koruma numarası olmadıkları için aşı olamıyorlar" dedi. 

Mültecilerin aşıya erişiminde ikamet sorunu

Göçmenlerin ve mültecilerin aşıya erişiminin önündeki bir diğer engelin de ikamet sorunu olduğunu belirten Çorabatır, "Hem geçici koruma altında olan Suriyelilerin hem de uluslararası koruma altındaki Suriyeli olmayanların belli şehirlerde yaşamaları lazım. Fakat ikametinin kayıtlı olduğu şehirlerin dışında iş imkanı olanlar başka şehirlerde çalışıyor. Aşı olmak için başvurduklarında 'İkametinin olduğu şehre gidip orada aşı olacaksın' deniliyor. Mültecilerin aşıya erişmesinde ikamet sorunu da büyük engel.

'Kayıt dışı göçmenlerin aşı olması gündemde'

Türkiye'de aşıya erişim açısından en büyük sorunu 'kayıt dışı olan göçmenlerin' yaşadığına vurdu yapan Çorabatır, "Kayıt dışı göçmenler, sağlık hizmetleri dahil hiçbir hakka erişemediği gibi aşıya da erişemiyor. Dün bir koordinasyon toplantısına katıldık. Toplantıda 'sağlık ocaklarında ve sağlık merkezlerinde' artık kayıt dışı olan göçmenlerinde, vatansız olarak girilip aşı olacakları söylendi. Fakat çok muğlak bir bilgi. Başta Afganlar olmak üzere kayıt dışı olanlar aşı olamıyor. 

Aşıya inanmama sorunu 

Aşıya erişimde bir diğer sorun da 'aşıya inanmama' sorunu. Bu durum Türkler içinde de, başka ülkelerde de yaygın olan bir durum. Aşı 2 sene içinde öldürecek, kısırlaştıracak gibi yanlış bilgilerden dolayı aşı olmaktan çekiniyorlar" dedi. 

'Bir defaya mahsus kayıt dışı göçmenler aşılanabilir'

Kayıt dışı oldukları için yakalanırlarsa sınır dışı edilme korkuları olduğu için bir 'aşı' talebinde veya sağlık hakkı talebinde bulunamadıklarını belirten Çorabatır, "Sağlık kurumlarına dahi gitmeye çekiniyorlar. Sağlık Bakanlığı bir defaya mahsus çözüm sunmak adına; güven sağlayarak Covid-19 aşısına münhasır, statülerine dokunulmayacağı garantisi verilerek bir çözüm bulunabilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ofisi ve Birleşmiş Milletler'in diğer örgütleri Sağlık Bakanlığı ile görüşmelerini devam ettiriyor ama daha kesin bir çözüm bulunamadı. Fakat bir defaya mahsus kayıt dışı göçmenler aşılanabilir" şeklinde konuştu. 

'Aşıya erişebilseler de dil bariyeriyle karşılaşıyorlar'

Geçici koruma statüsündeki mültecilerin aşı olmasının önünde yasal bir engel olmadığına dikkat çeken Hayata Destek Vakfı'ndan Sosyal Hizmet Uzmanı Bülent İlik, "Kayıtlı mülteciler aşıya erişebiliyor, ancak bilgilenme, kaynaklara ulaşma ve dil sorunu gibi engeller var. Aşıya erişebilseler de dil bariyeriyle karşılaşıyorlar.  Aşıya erişimde bir diğer sorun yaşayan grup ise kayıt dışı olanlar ve bulundukları ilin dışında ikamet kaydı geçici koruma altındaki mülteciler var. Yani Türkiye'ye gelmiş Şanlıurfa'da kaydolmuş ama İstanbul'da yaşayan birinin sağlık hizmetlerine ve aşıya erişiminin önünde engeller var. Türkiye bulundukları ilde sağlık hizmeti almalarını ve aşı olmalarını istiyor" dedi. 

suriye.png

'Türkiye en az 89 milyon üzerinden aşılamayı konuşmak zorunda'

Göç İdaresi'nin resmi verilerine göre Türkiye'de kayıtlı 'geçici koruma statüsü'nde olan 3 milyon 688 bin Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor.  

Türkiye'deki aşılanma verilerini hep Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları üzerinden yani 83 milyon üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığına vurgu yapan İlik, nedenini ise şöyle açıklayarak çözüm önerilerini sundu:

"Mülteci sorununda 11 yılı geride bıraktık. Türkiye'de resmi kayıtlara göre yaklaşık olarak 3.7 milyon, bir de kayıtlı olmayanlar ve uluslararası koruma statüsünde olanlarla birlikte 5 milyon kişiyle yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz. Aşıyla ilgili ne konuşuyorsak 88 milyon kişi üzerinden konuşmalıyız. Suriye'de Türkiye'nin kontrol ettiği bölgelerde her türlü gereksinimleri Türkiye tarafından karşılanan 1 milyonun üzerinde insan var. O zaman Türkiye en az 89 milyon insan üzerinden aşılamayı konuşmak zorunda. 

Mülteciler için 'Mobil Aşılama' sistemi 

Aşılanma sorununa çözüm olarak pratik bir öneri sunan sosyal hizmet uzmanı İlik, "Geçici koruma statüsü ya da uluslararası koruma statüsünde olan mültecilerin çok yoğun olduğu bölgelerde etkin kampanya yapmak gerek. Şimdi kamuya açık yerlerde şehir merkezlerinde 'yerinde aşılama kampanyaları' yapıyor. Bunun gibi bir 'mobil aşılama' sistemini mülteciler için de düşünmek gerekir. Kentlerde yoğun olarak yaşadıkları mahalleler biliniyor zaten. Türkiye'nin 51'den fazla ilinde kayıtlı ya da kayıtsız mülteci var. Türkiye'nin her yerinde mülteci var. Bu aşı sorununu çözmek istiyorsak; bu konuyu özel olarak çalışmak ve dil sorununu da aşarak aşılama kampanyası yapmak gerekir. 

bb.png

Mülteci tarım işçilerinin aşıya erişimi 

Türkiye'de 1 milyonun üzerinde insan Nisan ayının ortalarından başlayarak Türkiye'nin dört bir tarafına tarım işçisi olarak dağılıyor. Bu ekibin için de mültecilerin sayısı da oldukça fazla olmaya başladı. Çünkü ucuz emek gücü olarak tercih ediliyorlar. Mevsimlik tarım işçileri yaşam koşulları nedeniyle Covid-19 salgınında oldukça riskli gruplar arasında yer alıyor. Çadır ortamında çok sayıda kişi bir arada kalıyor, çalışırken maske takmıyorlar, yaşadıkları alanlarda suya erişim sorunları var. O zaman burada aşılama faaliyetlerine özel olarak dikkat etmek gerekiyor. Hayata Destek Derneği'nin Mersin'in belirli bölgelerinde yaptığı çalışmalarda, mevsimlik tarımda çalışanlar ve mülteciler açısında oldukça düşük olduğu gösterdi."