Halk TV muhabiri Erdinç Yılmaz: İnci çıkarıldığında duyduğum mutluluğu anlatamam

Halk TV'den Erdinç Yılmaz, İzmir depremini ilk gününden itibaren izleyicilere aktardı. Erdinç Yılmaz, ilk günden itibaren tanık olduğu mucizeleri, gördükleri karşısında yaşadığı duyguları aktardı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 06 Kasım 2020 11:14
Halk TV muhabiri Erdinç Yılmaz: İnci çıkarıldığında duyduğum mutluluğu anlatamam

Halk TV muhabirleri İzmir'i yıkan depremin ilk anından itibaren enkaz alanından canlı yayınlarla gelişmeleri aktardı. 

Halk TV'den Erdinç Yılmaz, tanıklık ettiği olayları ve o anlarda hissettiklerini Can Coşkun'un sunduğu Haber Masası'nda anlattı.

Erdinç Yılmaz şunları söyledi:

"Depremin ardından İzmir'e geldiğimizde bir panik havası vardı. Kameraman arkadaşım Asil ile birlikte Yılmaz Apartmanı'na geldik öncelikle. Yılmaz Apartmanı'nda hem enkazdan birilerini çıkarmanın heyecanı hem de bir burukluk ve korku vardı. Artçılar da art arda geliyordu. Neredeyse tüm caddeler otoparka dönmüştü. Yeşil alanlar, parklar dolmuştu.

Yer yer üzüldük, yer yer sevindik. Deniz de, ben de Elazığ Depremi'ni de takip etmiştik. İzmir'de daha organize bir tablo gördük. Elazığ'da biraz daha fazla panik havası vardı. İzmir bunu ikinci gün attı. Türkiye'nin her noktasından yardım konvoyları geldi. Biz daha yoldayken konvoyları görmüştük zaten. 

İlk gün trafik kilitlenmişti. Ancak ikinci günden itibaren trafikte araç görmemeye başladık. Önlemler de alındı. Rıza Bey Apartmanı yakınlarında yol kapatma gibi önlemler de alındı. 

Rıza Bey Apartmanı'nı ilk gördüğümde üzüldüm. Çevresindeki binalar hasarlı ama yıkılmamış. O binaya geliyorsunuz çökmüş. İlk gün İnci çıkarıldığında duyduğum mutluluğu anlatamam. Acının da, mutluluğun da tarifi yok."

"Ayda çıktığında çocuğum çıkmış gibi sevindim"

Erdinç Yılmaz, tüm Türkiye'de büyük sevinç yaratan Ayda'nın kurtarılışına olan tanıklığını şöyle anlattı:

"Ayda bebek çıktığında kendi çocuğum çıkmış gibi sevindim. Ayda çıkarıldığında kameraman arkadaşımız Asil ile birbirimize baktık, ve benim gözlerim doldu. Hala yer yer gözüm doluyor. 4 yaşındaki bir çocuğun hayata sıkı sıkı tutunması mükemmel bir şey. Böyle bir şeyi kimse beklemiyordu, herkes yavaş yavaş umudunu kaybetmeye başlamıştı. Ayda gelince bir anda hepimiz çığlık attık. Herkes bir anda yayına bağlanıp tüm Türkiye'ye bunu anlatmayı düşündü. İlk duygu buydu. Kendi çocuğum çıkmış gibi sevindim. Bunun tarifi yok."

Yıkımların nedeni neydi?

Yıkılan binalardaki ihmaller kamuoyunun gündeminde. Erdinç Yılmaz bu konuda şunları aktardı:

"Yüzün üzerinde ağır hasarlı bina yıkılacak. Umuyoruz onların yerine depreme dayanıklı binalar hazırlanır. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı ile görüşmüştüm. Zemin etüt çalışmasının olmadığını, söylemişti. Şükrü Ersoy hoca da 'Artık deforme olmuş zemin demişti.' Kimle konuştuysak, vatandaşlar, başvuru yaptıklarını ama geri dönüş alamadıklarını söylüyorlardı."