Yeşilyurt Belediyesi'nin ardından bir belediye daha: 20 kişi gitti 3 kişi geri geldi

İsmail Saymaz, "Malatya Yeşilyurt'un yanı sıra Van'da Tuşba, Elazığ'da Baskil, Arıcak ve Akçakiraz ilçeleri de kaçakçılıkta köprü işlevi gördü." diye yazdı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 16 Nisan 2021 10:21
Yeşilyurt Belediyesi'nin ardından bir belediye daha: 20 kişi gitti 3 kişi geri geldi

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, bugünkü yazısında Malatya Yeşilyurt Belediyesi'nde yaşanan olayın bir benzerinin yaşandığı Elazığ Akçakiraz Belediyesi'nin başkanı ile görüştü. 

Saymaz'ın yazısı şöyle oldu:

"Akçakiraz Belediyesi'nin 2019 yılı Kasım ayına ait meclis tutanağına göre ‘Almanya ve Türkiye arasında köprü oluşturmak amacıyla' Göçmenler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile 1 Kasım 2019'da iş birliği protokolü imzalandı.

‘Geleceğimizi Çöpe Atmayalım' adlı proje kapsamında Almanya'nın Bremen şehrinde çevre ve atık çalışmalarını yerinde görmek ve incelemek amacıyla ikisi belediyede görevli toplamda 48 kişinin 24-30 Kasım 2019'da ağırlanacağı vurgulandı.

AK Partili Belediye Başkanı Sabahattin Kaya, adını vermediği Elazığlı hemşehrisinin aracı olmasıyla protokol imzaladıklarını ve karşılığında ikinci el bir kamyon aldıklarını kabul ediyor. Belli ki bu yöntem, ekonomik açından darboğazda olan belediyeler için kaynak ve imkan oluşturuyor.

Akçakiraz, bir kamyonla yetinmiş.

Kim bilir…

Belki başkaları para aldı.

İktidarın 19 yıllık sahte cennetinin sıvası dökülüyor. Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Irak ve Suriyeli göçmenlerin sığınağına dönen Türkiye, kendi vatandaşlarının kaçmaya çalıştığı bir ülke halini aldı.

Beyazyakalılar, akademisyenler, üniversiteliler ve liseli gençler, yurt dışında bir iş veya eğitim imkanı bulmanın yolunu arıyor.

Kimileri Edirne, Çanakkale ve Ege'den botlarla, kimileri Malatya ve Elazığ'dan sözde yurt dışı gezisi adı altında gidiyor.

Başkan Kaya: Dedik ki iş güç sahibi olsunlar

AK Partili Akçakiraz Belediye Başkanı Sabahattin Kaya, 48 kişinin 2019 yılında Bremen'e kaçırılmasına ilişkin sorularımı yanıtladı.

– Almanya'ya 48 kişiyi göndermişsiniz.

Bir dostun hatırına böyle bir şey yaptık. Yarısında pürüz çıktı. 20 kişi filan gitti.

– Gidenler döndü mü?

Üçü geri geldi.

– Projeyi kim getirdi?

Almanya'da yaşayan Elazığlı bir hemşehrimiz. Buralar dar bir alan, kapalı bir alan. 2-3 üniversitemiz, organize sanayimiz yok. Vatandaş işsiz güçsüz… Dedik buradan giderler, iş güç sahibi olurlar. Bana makul geldi. Burada Türkiye Cumhuriyeti'ne yük olacak insanlar gidiyor. Euro, altın ve dolar gönderiyor. Annesini babasını rahatlatıyor. Bir şeyin kârı zararından fazlaysa doğrudur, helaldir, hoştur. O mantıkla baktım.

– Gidenleri tanıyor musunuz?

Üçünü tanıyorum.

– Hepsi Akçakirazlı mı?

Elazığlı. İlçemizden iki kişi var.

– Yani siz çalışmaları için izin verdiniz.

Evet. Bu insanlar gidecek, gezecek, imkanı olursa çalışacak. Sonradan duyduk ki bu iş bir sektör ve meslek grubu haline gelmiş. Üç dört defa daha böyle teklif geldi. Gündemimize almadık.

– Dönmeyeceklerini biliyor muydunuz?

Bunlar bize dedi ki: “Gideceğiz, alanı göreceğiz, Güzel bir alan çalışmasından sonra gidebilirsek gideceğiz.” Yani gelecekler, anne babalarından izin alacaklar. Benim yardımcım ve meclis üyem de gitti. Onlar da belki gelmeyebilirdi.

– Nasıl gittiler?

Uçakla. Aynı otelde kalmışlar. Vahşi depolamayı ve çöp arıtma tesisini gezdirmişler.

– Bu dernek nerede?

Bilmiyorum.

– Ama protokol yapmışsınız.

Yaptık ama kimdir, nedir, necidir; çok içinde değilim.

– Elazığ'da mı?

Yok, Almanya'da.

– Hemşehrinizle sonradan konuşabildiniz mi?

Konuştum. “Otelden kaçtılar” dedi. Ben daha üzerine düşmedim.

– İki görevliniz anlamamış mı?

Anlamamışlar. Bizimkiler birkaç gün uzattılar. Eş dost akrabaları gezeceğiz demişler. Son iki üç gün onlardan ayrılmışlar.

– Sizi aradılar mı?

Yok. “Pasaportların hepsi geri gelecek” dediler, gelmedi.

– Listeyi kim yapmıştı?

Ben hiç karışmadım.

– Gidenleri görmediniz mi?

Görmedim.

– Listeyi kim yaptı? Almanya'daki hemşehriniz mi?

Evet.

– Bu kişiye çok güvenmediniz mi?

Diyorum ya işte, öyle bir süreçti, bir anda böyle geldi, bir haftalık bir görüşmeydi, yoğunluktan geldi geçti.

– Belediye kasasına bir şey girdi mi?

Evet, bir araç aldılar.

– Ne aldılar?

Bir kamyon.

– Fiyatı ne kadar?

100 bin TL.

– Yeni mi?

İkinci el, canım.

– Siz aslında kamyon karşılığında izin verdiniz.

Bana da cazip geldi. Nasıl olsa benim personelim de gidecek. Fakat sektör haline gelmiş."