Üsküdar Belediye Meclisi’nde gergin anlar! Dedetaş'ın konuşmasını kesen AKP'liler "Erdoğan" sloganı attı
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, belediyeye yönelik operasyonlara tepki gösterdi. Dedetaş, yürütülen sürecin siyasi olduğunu ifade ederken, belediyenin yalnızca son iki yıllık dönemi üzerinden değerlendirilmesini eleştirdi.
Üsküdar Belediye Meclisi toplantısı sırasında, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, belediyeye yönelik operasyonlara "Bu operasyonların ve bir yıldır yürütülen süreçlerin ne kadar siyasi olduğunu hepimiz biliyoruz" ifadelerini kullanarak tepki gösterdi.
“ERDOĞAN” VE “CUMHURBAŞKANI İMAMOĞLU” SLOGANLARI ATILDI!
Sinem Dedetaş’ın konuşması sırasında salondan “Recep Tayyip Erdoğan” sloganları yükseldi. Bu sloganlara karşılık veren bir başka grup ise, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” ifadeleriyle slogan attı.

“RAHATSIZ OLMUYORUM”
Toplantıda yaşanan gerginliğin ardından konuşmasına devam eden Dedetaş, “Ben Sayın Cumhurbaşkanımızın tezahüratının yapılmasından rahatsız olmuyorum, buradaki kimsenin de olacağını düşünmüyorum. Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanı adayı Sayın Ekrem İmamoğlu'nun adının anılmasından da kimsenin rahatsız olacağını düşünmüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın isminin bu şekilde buralarda siyasete malzeme edilmesini de doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.
“Bunu daha önce dile getirmiştim, yine dile getiriyorum. Burası Üsküdar Belediyesi Meclisi, faaliyet raporunu sunmak üzere buradayız. Hepimizin kıymetleri var, hepimizin değerleri var. Ülkemizin cumhurbaşkanı, siyasi liderlerimiz, farklı partiler olarak buradayız. Dini değerlerimiz, manevi değerlerimiz, hepsi bizim değerlerimiz, hepsine de sahibiz. O yüzden lütfen birbirimize saygılı olalım” diyen Dedetaş, sözlerinin devamında salı günü Üsküdar Belediyesi’ne bir operasyon gerçekleştirdiğini hatırlatarak “Öncelikle buradan içeride gözaltında olan kıymetli arkadaşlarımıza selam gönderiyorum, onların dirayetli olmalarını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“ Sayın Filiz Deveci Üsküdar Belediyesi'nin ilk kadın belediye başkan yardımcısıdır. Önemlidir, son derece bilgili ve eğitimlidir. Liyakatiyle ve gösterdiği emekle de son 2 yılda, yani göreve geldiğimiz 2 yılda 350.000 kişiye dokunan imar değişikliklerini buranın meclisi, imar komisyonu meclis üyeleri, İBB'nin imar komisyonu meclis üyeleri ile birlikte Üsküdar halkı adına geçirmiş, onaylatmış çok kıymetli bir isimdir.” ifadelerine yer veren Dedetaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Aynı şekilde kentsel dönüşümde, ki bizim için gerçekten siyaset üstü bir konu olduğunu söylemiştik, göreve geldiğimizden bu yana tüm birimlerle iletişim halinde, koordinasyon halinde, bakanlıklarımızla, yerel yönetimlerle, buradaki müteahhit arkadaşlarımızla, vatandaşlarımızla hepsine eşit mesafede durarak verdiğimiz sözleri kentsel dönüşümde bir bir yerine getirmemize imkân tanıyan, olanak tanıyan, ekibiyle birlikte lider olan Kent AŞ'nin genel müdürü Nazım Akkoyunlu arkadaşımıza, yine Kent AŞ.'de mimar olarak çalışan Barkın Ege arkadaşımıza, Kent AŞ mimarlarından Özgür Ceylan ve Üsküdar Belediyesi Yapı Kontrol Saha Şefi olan Hakan Yavuz arkadaşımızın zorlu dönemlerinde yanında olduğumuzu bildirmek istiyoruz. Hiç kolay şeyler değil arkadaşlar. Bizler bunlara alışık insanlar da değiliz, buradaki isimler de bunlara alışık insanlar değiller. Dolayısıyla bu süreçler hepimiz için çok ağır ve zor geçiyor. Hepsi çalışma arkadaşlarımız, hepsi Üsküdar için çalışan insanlar.”

“BU BELEDİYE 2 YIL ÖNCE KURULMADI”
“O yüzden bunu bu şekilde, yani son operasyonların ne kadar siyasi olduğunu, bir yıldır yürüyen konuların siyasi olduğunu hepimiz biliyoruz. Nereden biliyoruz bunu? Hiç hamaset yapmayacağım. Çok sıkıldım ben ya gerçekten bu hamasetten, bu siyaset söylemlerinden sıkıldım. Yani benden önceki konuşmacı hakaret içeren, bir sürü hamaset içeren dünya kadar konu ele aldı, ben gerçekten şöyle dinledim. Sıkıldık bundan yani, biraz gerçekleri konuşmamız gerekiyor tek tek madde madde. Biz bunlara alışkın insanlar değiliz, tüm liyakatimiz ve şeffaflığımızla bir ilçe yönetiyoruz. Daha önce de söyledim, araştırılmaktan, teftişten çekinen insanlar değiliz. Meclisi canlı yayınlıyoruz, ilk defa bizim dönemimizde oldu bu. Bu da şeffaflığımızın bir göstergesi. "Bütün süreçleri burada konuşalım, tartışalım, saklayacak gizleyecek hiçbir şeyimiz yok" dedik. Bu arkadaşlarım da bu titizlikle çalıştı.”
“Adil bir yargılama, adalet tecelli etsin. Doğru, aynı temennideyiz ama bu adalet nedense hep bize tecelli ediyor. Yani bu belediye 2 yıl önce kurulmadı, bu belediyenin öncesi de var. Ve bu belediyenin öncesine dair buradaki meclis üyelerinin geçmiş dönemde savcıya vermiş olduğu hiçbir suç duyurusu dikkate alınmazken bu dönemde biz... Bak gene geçirelim, 6 müfettiş geçirdik 600 tane geçirelim, hiçbir problem yok ama arkadaşlar yani bu belediye 2 yıl önce mi kuruldu? Bunun öncesinde hiçbir iş yapılmadı mı burada?”
Son dakika | Üsküdar Belediyesi’ne operasyonda 9 kişiye tutuklama talebi!
“BEN SAMİMİYET İSTİYORUM”
"Kent AŞ'nin odası var" diye soruşturma yürütüldüğü ifade eden Sinem Dedetaş, “Kent AŞ'yi biz kurmadık, Kent AŞ 20 yıl önce belediyede kurulmuş ve biz geldiğimizde belediyede odası olan bir şirketti. Geldik, bu şirkete söz verdik büyüteceğiz çünkü kentsel dönüşümü garantörlük vaziyetinde belediyenin ele alması gerekiyor dedik, verdiğimiz sözü tutarak devam ediyoruz. Kent AŞ'nin 20 yıl önce kurulduğu ve belediyede odası varken hiçbir gündem olmayan konu, son iki yılda araştırma konusu oldu" dedi.
“Peki belediyeyle hiç alakası olmayan bir derneğin, Aşevi Derneği'nin burada herkes biliyor, burada biz geldiğimizde bir odası vardı. Ne işi vardı o odanın belediyenin içinde? Yüzde 100'ü belediyeye ait olan bir şirket olan Kent AŞ'nin, belediye iştirak şirketinin bir odasının burada olduğu soruşturuluyor, peki belediyeyle hiç alakası olmayan bir derneğin buradaki odası ne iş yapıyordu, bu soruşturuluyor mu?” ifadelerini kullanan Dedetaş, “Ben samimiyet istiyorum o yüzden. Evet adalet tabii ki, biz adaletin karşısında hiçbir şeyiz hiçbirimiz. Burada gelir yargılar, olandır olmayandır, girer iki tane polis koluna jandarma kolunu alır götürür, bitti. Biz adaletin karşısında bu kadarız zaten, bunun aksini iddia etmiyoruz, hiç kimse de edemez. Ama bu belediye bir daha söylüyorum 2 yıl önce kurulmadı, bunun öncesi de var ve bir oda araştırılıyorsa ben bunun da bakılmasını çok istiyorum.” sözlerini sarf etti.
“İLLER BANKASI GELİRİ DEĞİŞEN BİR GELİR DEĞİL”
Dedetaş, sözlerinin devamında, “Gelelim gelir eleştirisine, bazı somut eleştiriler var onlara kısa kısa cevap vereceğim faaliyet raporuna geçmeden önce. Gelirin gideri karşılama oranı. Gelirin gideri karşılama oranı bizim de faaliyet raporumuzda zaten beyan edilmiştir. Şimdi belediye gelirleri belli, belediye gelirlerinin kaynakları belli. Biz İller Bankası payından gelene herhangi bir şey yapamıyoruz, yani oradaki geliri artırmak bizim elimizde değil. Ve oradaki gelir artışı enflasyon oranında arttığı ve giderlerimiz enflasyonun üstünde gerçekleştiği için” açıklamasında bulundu.
“Hepiniz bütçe yönetiyorsunuz. Hangi bütçeleri yönetiyorsunuz? En basiti ev ekonomisi yönetiyorsunuz. Yani aldığınız maaşı biliyorsunuz, aldığınız maaşa enflasyon oranında yapılan zammı biliyorsunuz, bir de giderleriniz var. Bunu her Türk vatandaşı gelir gider ekonomisini en basitinden kendi evinde zaten biliyor ne olduğunu. O yüzden çok net anlayacaksınız” diyen Dedetaş, “Bizim gelirlerimiz enflasyon oranında artarken giderlerimiz piyasa koşullarına göre arttığı için bir dengesizlik oluşuyor. Ve bizim bunu değiştirme şansımız yok, İller Bankası geliri değişen bir gelir değil.” sözlerini sarf etti.
Üsküdar Belediye Başkanı, “İkinci değiştirebileceğimiz gelirlerimiz neler? Vatandaşlardan tahsil ettiğimiz bazı ücretler. Spor salonlarımız var. Bir önceki dönem yapmış sağ olsun ama biraz önce Vefa Bey dedi bu sürdürülebilirlik konusuna değindi. Geçen faaliyet raporunda aynı konuya değinmiştim. Hizmet üretmek çok güzel, çok gerçekten güzel ve takdire şayan bir şey. Ama bunun planlaması yapılmazsa bugün bu sorunları yaşıyoruz” diyerek “Bu spor salonları, bu harcamalar bizim zamanımızda yapılmadı, evet bunların %90'ı bir önceki dönem tarafından yapıldı. Peki bunun sürdürülebilirliği düşünülmüş mü bunlar yapılırken? Düşünülmediğini evet görüyoruz şu anda.” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞA ZAM YAPMADIK ÇÜNKÜ DURUMU BİLİYORUZ”
Sinem Dedetaş, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Onu da geçtim. Ben belediye gelirlerine gelmiştim. Nasıl artırabiliriz belediye gelirlerini? Bir zam yaparak, iki taşınmaz satarak. Şimdi bir önceki dönem bunu tutturmuş çünkü bir önceki dönem satışlara baktığımızda taşınmaz satışlarına, gelir kadar taşınmaz satışı olduğunu görüyoruz. Bunlar raporlarda var. Biz bu dönem bunu biraz farklı yönettik. Taşınmazları satmayarak. Çünkü bir ekonomi yönetiyoruz ve basiretli bir tüccar olarak davranmak zorundayız. Ben ve yöneticilerim geliri gideri tutturacağız diye burada kaynaklarımızı doğru zamanda satmayı planladık. Şimdi bir önceki yönetimler bunu tutturmuşlar çünkü gelirleri kadar taşınmaz satışıyla bunu dengelemişler. Biz bu dönem, oranı şu an önümde yok tam hatırlamıyorum ama geçen dönemlerde yani gelirle taşınmaz satışı başbaşayken, %90-95 oranındayken, biz bunları bu dönem zannediyorum %50-60 bandında tuttuk. Yalan olmasın son rakam önümde yok ama raporlarda mutlaka vardır.”
“Dolayısıyla vatandaşa zam yapmadık çünkü durumu biliyoruz. Yani spor salonu kullananların durumunu biliyoruz, mekânlarımızı kullananların bütçelerini biliyoruz. Bunlar bizim aynı zamanda gider ve gelir kaynaklarımız. Ama biz evet burada bir tercih yaptık. Geliri gideri tutturmamak pahasına, yani buradaki bu eleştirilere mazhar olmak pahasına, vatandaşa bu işi yıkmadık arkadaşlar. Bu da suç diye bugün karşımıza çıkıyor. Biz bunu yapmamaya devam edeceğiz. Biz kötü yönetici olalım fark etmez ama vatandaş bu ekonomik koşullarda, domates 200 lirayken bu domatesi vatandaş alamazken... Pazara çıkıyoruz, pazara gidiyoruz, her ne kadar türlü hamasetlerle burada sayılar falan verildiyse de yok başkan nerede randevu alınıyor oradan buradan, her yere gitmemiz gereken yere pazara çıktığımızda da bakıyoruz, insanlar gerçekten alamıyorlar.”
“Ve bunun üzerinden siyaset yapılıyor, yapılmak zorunda ama bu çok üzücü bir şey. Dolayısıyla biz piyasa bu koşullardayken kendi gelirlerimizi bir daha söyleyeyim basiretli tüccar gibi davranmak zorundayız ama burada eleştirilere mazhar olmayalım diye bu zamları buralara yapmadık ya da çok minimumda yapmak zorunda kaldığımız yerlere de çok minimumda yaptık. Dolayısıyla gelir gider dengesizliği bir zam yapmadığımızdan, iki satış yapmadığımızdan kaynaklandı. Satış yapmamakla ilgili konu da biliyorsunuz zaman zaman kamuoyuna yansıyor, "Üsküdar'ı satıyorlar şu satılıyor bu satılıyor" diye ama rakamlar gösteriyor ki biz bir önceki dönemlerin son derece altında satış gerçekleştirdik çünkü piyasa koşullarını takip ediyoruz ve sürdürülebilirliği önemsiyoruz.”
Üsküdar Belediyesi operasyonu! Sinem Dedetaş soruşturmadaki skandalı Halk TV'ye açıkladı
“BELEDİYEMİZ BORÇLU ÇÜNKÜ ZATEN BORÇLA DEVRALDIK BELEDİYEYİ“
“Şimdi borçlanma yetkisi, ilk defa kredi alındı... Bir önceki meclislerde takip ettiğim kadarıyla işte 42 yıllık sürede belediye hiç kredi almadı, kullanmadı falan gibi bir söylemini şimdi Vefa Bey düzeltti. Evet daha önce borçlanma yetkisi aldık ama kullanmadı... Geldi konu. Bende de rakamlar var. Üç kere kredi başvurusunda bulunulmuş. Yani 42 yıldır borçlanma alınmadığının yanıtı şöyle: 2008 yılında 7 milyon lira, bu da 170 milyona denk geliyor. 2009 yılında 10 milyon lira, bu da şu günkü koşullarda 230 milyona denk geliyor. 2020 yılında da Covid'in etkisiyle dediğiniz zamanda da bakıyorum 75 milyon lira, yani bugünkü karşılığı 620 milyon lira borçlanma yetkisi alınmış. Bunlar son derece normal şeyler çünkü belediyenin nakit akışı, yine kendi ekonominizden düşünün, zaman zaman nakit akışı problemleri yaşanabilir. Bu belediyenin borçlu olduğu anlamına gelmez.”
“Belediyemiz borçlu mu? Belediyemiz borçlu. Neden borçlu? Çünkü biz zaten borçla devraldık belediyeyi. Bu da gizli saklı bir şey değil. Biz geldiğimizde bir önceki dönemin borçlarıyla devraldık. Her ne kadar kasada 100 milyon vardı, 150 milyon vardı gibi konuşulsa da bu doğrudur, kasada bu vardı ama bunun karşılığında 1.3 milyar da borç vardı. Şimdi herkes 4 işlem yapabilir. Yani burada 1.3 milyar borç var, burada da 150 milyon lira var. 150 milyonu 1.3 milyardan çıkarttığınız zaman bu belediye borçlu muydu yoksa kasasında para mı var diye, burada herkes yetişkin, en az ilkokul mezunu olduğunu yaş itibariyle görüyorum herkesin. Dolayısıyla çarpma bölme serbest.”
“Şimdi bazı şeyleri çarpıtarak, siyaseten hamaset yaparak karalamamız kapatmamız da mümkün değil. Bu belediyenin durumuydu. Biz bu belediyeyi evet borçla devraldık ama bunu siyasi anlamda dillendirmedik. Çünkü herkesin çok derdi var, yani bugün kimsenin yüzü doğru düzgün gülmüyor. Yaşanan olaylar, üzerimize atılan iftiralar insanların yüzünü güldürmüyor. Ben bu tarafa bakıyorum. Yani burada siyaset yapın, insanları karalayın, iftira atın, içeri atın, bize ait olmayan para görüntüleri sanki belediyeninmiş gibi lanse edilsin, iki dakika içinde bu yalanlansın dekontlar çıksın falan... Ya bu süreç hiçbir yere gitmeyecek bu şekilde, hepimizi de içeri alsanız bu milletin yüzü gülmeyecek. Bunlar milletin yüzünü güldürmüyor. Bu ekonomi bu şekilde düzelmiyor. Bize istediğiniz kadar iftira atabilirsiniz, serbest zaten de bir şey olmuyor. O yüzden de diyorum ya, bu adalet umarım herkese eşit işler o zaman belki bu kadar rahat iftira atılamaz.”

“AYNI EKONOMİK KOŞULLAR BELEDİYEYİ DE SIKIŞTIRIYOR”
“Şimdi borçlanma, evet biz bir kredi kullandık çünkü çalışanımızın maaşını ödemek istiyoruz. Şu an belediyenin nakit akışında saydığım gerekçelerle aksaklıklar şimdi oldu, sonra da olabilir. Yani bu belediyelerde ne ilk ne sondur. Ama benim ve bizim yönetimimizin bir basiretli tüccar olma durumundan kaynaklı doğal olarak nakit akışını kontrol etmemiz ve burada personelimizin maaşı, taşeronlarımızın maaşı gibi konuları aksatmıyor olmamız lazım. Üsküdar'a hizmeti aksatmıyor olmamız lazım. Bu bir suç değildir arkadaşlar. Zaman zaman nakit sıkışıklıkları olabilir, nakit akışı problemleri olabilir, sizlerin kullandığı gibi, diğer belediyelerin kullandığı gibi, devletlerin kullandığı gibi. Bu süreçler normaldir. Devletimizin durumuna baktığımızda da bu açıkları görürüz. Yani gelirin gideri karşılama oranı devlette de %100 tutmaz, altında kalır zaman zaman. Dış borçlanmayı sizler benden daha iyi takip ediyorsunuzdur. Dolayısıyla biz uzayda yaşamıyoruz, Üsküdar Belediyesi başka bir yerde, Türkiye'nin ülkenin ekonomik koşullarından bağımsız bir yerde yeşermiyor. Dolayısıyla aynı koşullar bu belediyeyi de sıkıştırıyor.”
“Belediyeyi sıkıştıran bir diğer konu... Yani siz şimdiye kadar, bir önceki dönem, bir önceki dönemler bu sorunu yaşamamış olabilirsiniz nakit gelir gider dengesi bakımından. Çünkü şöyle bir zorluğunuz yoktu hiçbir zaman. 42 yıldır belediyenin bütçesinde kredi kullanılmadı derken, 42 yıldır da belediyede hiç %40 kesinti olmadı. Her ay belediyenin bütçesinden... Siz bir önceki dönemin borcunu ödemediniz mesela. Gelirler payınız, İller Bankası'ndan gelen gelirler payı yıllardır hiçbir zaman kesintiye uğramadı ama bizim dönemimizde uğruyor. Biz her ay gelirimizin %40'ını alamıyoruz, bir önceki dönemin borcuna kesiliyor. Dolayısıyla bunlar, diyorum ya biz uzayda yaşamıyoruz, koşullar da Türkiye'nin koşulları ve devraldığımız belediye koşulları bunlar. Bu koşullar altında da Üsküdar'a hizmeti aksatmadan... Sadece ekonomik koşullar değil siyasi baskıları da konuşmamız lazım. Yani bizden önceki dönemde hiçbir belediye bu kadar baskı altında, siyasi baskı altında da çalışmadı.”
“YARGIYA LEKE GELMEYE BAŞLIYOR”
“Şimdi yine uzaydan örnek vereyim, insanız biz etkileniyoruz. Etkilenmemek üzere canla başla bütün arkadaşlarım, bürokrat arkadaşlarım çalışıyor ama bizler devletine karşı gelmeye alışkın insanlar değiliz. Bizler işini yapmaya çalışan memur arkadaşlar, çalışan arkadaşlar, meclis üyeleri ya da yöneticileriz. Dolayısıyla bu süreçler evet herkesi tedirgin ediyor, herkesi üzüyor. Hatta belediye çalışanı olmayan insanları da üzüyor. Bugün ülkede mutsuzluk oranımız çok yüksek araştırırsınız, hatta OECD ülkelerinde işte dünyada mutluluk oranına baktığımızda ne yazık ki sonlarda bir yerlerde yer alıyoruz. Bizim amacımız burada insanlara umut olmak, hizmet etmek ve mutluluk üretmek. Belediye çalışmalarının bir tarafı da bu. Ama ne yazık ki son zamanlarda yaşanan bu gerginlikler hiçbir tarafı mutlu etmiyor. Yani bu sadece CHP'lileri mutsuz ediyor değil. Bu belediyenin 4.000 çalışanının kaçı CHP'li ben bilmiyorum ya da kaçı AK Partili, kaçı Milliyetçi Hareket Partisi'nden bilmiyorum, bakmıyorum da. Ama baktığım şey insanların yüzü gülüyor mu gülmüyor mu. Bu süreçlerin sonunda kimin kazanacağı önemli değil, hepimiz kaybediyoruz. Güvenilirliğimizi kaybediyoruz, üreten insanları içeri koyuyoruz. Adil yargılama, yargıya leke gelmeye başlıyor.”
“Bizi, biz vatandaş olarak sadece şu şartlarda mutlu olabiliriz. Gerçekten şu şartlarda. Yani bir gün şöyle çok basit örnek vereyim; biri geldi tekmeledi kapımı içeri girdi, evimizden bahsediyorum. "Burası benim evim, çık" dedi. Olabilir, gücü gücü yetene, sistem buna dönerse eğer... Gücü gücü yeteneğe dönerse, biri bizim evimizin kapısını tekmeleyip içeri girer, bizi de kolumuzdan atar, "bu ev benim" der girer oturur eve. E şimdi o zaman ben kendimi nerede savunacağım? Dolayısıyla adil yargılama... “
“Çok basit anlattım, bu kadar basit değil tabii süreçlerimiz ama adil yargılama meselesi, yargının güvenilirliği konusu bu kadar yakıcı bir derecede önemli. O yüzden bu işlerin sonu toplam mutluluğa, toplam faydaya çıkmayacak gibi gözüküyor. Bunları daha fazla ileri taşımak bizleri mutsuz etmeye devam edecek olarak gözüküyor. O yüzden gerçekten adil bir şekilde insanların bir suçu varsa çıkması noktası evet, ama bu suç sadece CHP'li belediyeler üzerinde arandığında... Ve gerçekten sadece muhalefet diyeyim, çünkü sadece CHP'liler değil daha önceki süreçlerde kayyum ilk defa bizde başlamadı, DEM Partili arkadaşlarımız da şu an aramızda var, onlar da aynı süreçleri yaşadılar. Dolayısıyla bu, demokrasinin bu kadar zedelenmesi, genel mutluluğu ve genel güveni azaltan konular. Bunların daha hassasiyetle ve gerçekten siyaset üstü şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”
“Üsküdar Belediyesi rutin işlerini yapamayacak hale gelmiştir vesaire gibi konuları zaten Üsküdar'da yaşayanlar değerlendirir diye düşünüyorum. Onlarla ilgili bizim aksattığımız bir süreç yok. Tabii siyasi olarak bu laflar söylenecek, başka ne söylenecek?”