Türkiye'nin yanı başında: Kadınlara giriş tamamen yasak!
Ortodoks dünyasının en kutsal topraklarından biri olan Aynoroz, bin yılı aşkın manastır geleneğiyle bilinse de herkes orayı kadınların giremediği yarımada olarak biliyor.
Aynoroz'a kadınların girmesi tamamen yasak.
Üstelik kadınların yalnızca toprağa adım atması değil, yarımadanın kıyısına 500 metreden fazla yaklaşması bile yasak. Çünkü yarımadanın tamamı manastır sayılıyor.

Halkidiki Yarımadası'nın doğu ucunda, Ege'ye uzanan dar bir kara parçası üzerinde yükselen Athos Dağı, 10. yüzyıldan bu yana keşişlerin dünyadan el etek çektiği bir inziva merkezi.
Yarımadada 20 büyük manastır ve sayısız keşiş konaklaması yer alıyor. Resmi olarak Yunanistan sınırları içinde olmasına karşın bölge, idari açıdan özerk bir statü taşıyor.
Gündelik yaşamı devlet yasaları değil, manastır kuralları belirliyor. Her gün bu manastırlardan birine üç gecelik konaklama için yalnızca 100 Ortodoks ve 10 Ortodoks olmayan erkek hacı adayı kabul ediliyor.
AVATON: KADINLARA GİRİŞ YASAĞI

Aynoroz'u dünyanın geri kalanından ayıran en keskin çizgi, "Avaton" adı verilen ve bin yılı aşkın süredir kesintisiz uygulanan kural. Bu kurala göre hiçbir kadın yarımadaya adım atamıyor.
Yasak insanlarla da sınırlı değil; dişi evcil ve çiftlik hayvanlarının da bölgede bulunması yasak.
Yarımadada kabul gören tek dişi canlılar kediler ve bölgeye yolu düşen diğer vahşi hayvanlar.
Kökü Bizans dönemine uzanan geleneğin dini dayanağı ise doğrudan Meryem Ana'ya bağlanıyor. Aynoroz bugün hâlâ "Tanrı'nın Annesinin Bahçesi" olarak anılıyor ve Ortodoks inancında Meryem Ana'ya adanmış özel bir ruhani alan sayılıyor.
KEŞİŞLERİN GEREKÇESİ: "DÜNYADAN KOPUŞ"

Manastır yaşamının temeli, dünyevi bağlardan tam anlamıyla arınma fikri üzerine kurulu. Keşişler için yarımada, dış dünyanın gürültüsünden ve etkisinden soyutlanmış bir sığınak işlevi görüyor. Kadın yasağının arkasındaki gerekçe de bu çerçevede şekilleniyor.
Bekaret, içe dönüklük ve nefsani arzulardan uzak durma ilkeleri gereği karşı cinsin varlığının manevi disiplini bozabileceği savunuluyor.
YASAĞI DELENLER DE OLDU

BBC'ye göre bin yıllık kurala rağmen kadınların yarımadaya ayak bastığı dönemler yaşanmadı değil.
1946-49 yılları arasındaki Yunan iç savaşında, yarımadaya kaçan hayvanlarını aramaya gelen köylülerin arasında kadınların da bulunduğu aktarılıyor.
1953 yılında ise Maria Poimenidou adlı bir kadın erkek kılığına girerek Aynoroz'a girmeyi başardı. Bu olay öyle bir yankı uyandırdı ki kadınların bölgeye girişini yasaklayan ayrı bir yasa çıkarıldı; gelenek artık yalnızca dini kural değil, devletin hukuki güvencesi altına da alınmış oldu.
AB ÜYESİ ÜLKEDE CİNSİYET YASAĞI
Ancak 21. yüzyılda, üstelik bir Avrupa Birliği üyesi ülkenin toprağında cinsiyete dayalı mutlak bir giriş yasağının sürmesi, tartışmasız kalmıyor. İnsan hakları örgütleri ve eşitlik savunucuları uygulamayı sorguluyor.