Halk TV Canlı Yayın
Şule Çet davasında 'sanıklara' tahliye yok
Ankara’da bir plazada yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin açılan davanın üçüncü duruşması görüldü. Dava 16 Ekim 2019 tarihine ertelendi. 'Sanıkların' tutukluluğunun devamına karar verildi.

Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet’in geçtiğimiz yıl Ankara’da bir plazanın 20’nci katından atılarak hayatını kaybettiği iddiasıyla açılan davanın üçüncü duruşması Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Gazete Duvar'dan Serkan Alan'ın haberine göre, Çok sayıda kadın Ankara Adliyesi bahçesinde durulma öncesi toplanarak Çet davasının takipçisi olacakları mesajını bir kez daha paylaştı. Kadınlar, “Erkek adalet değil gerçek adalet” pankartı taşıdılar. Şule Çet İçin Adalet Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, “ Şule ilk değildi son da olmadı. Şule’den sonra kadınlar defalarda katliama uğradı. Bunlar sürekli örtbas edilmeye çalışılıyor” denildi.

‘SANIK YAKINLARINDAN AKP'Lİ VEKİLE DAVA ÖZETİ’

Duruşma salonuna ilk olarak sanık yakınları sonrasında ise Çet’in ailesi alındı. Milletvekillerinin de takip ettiği duruşma öncesinde, sanıkların yakınlarından bir kişi
AKP Ankara Milletvekili Arife Polat Düzgün’e “Davanın özetini içeriyor vekilim” diyerek bir dosya teslim etti. Sanık yakınlarından dosyayı alan AKP'li Milletvekili Düzgün davanın özetini inceledi.

‘VAJİNADA DNA TESPİT ETTİM’

Mersin Üniversitesi’nde görevli ve daha önce uzman mütalaası hazırlayan Prof. Dr. Hakan Kar mahkemede ilk ifade veren isim oldu.

Otopsi bulgularını ölü muane belgelerini inceleme yaprak raporu hazırladıklarını söyleyen Kar, “Tespit ettiğim sonuçlara göre maktulün anal bölgesinde ekimoz, sıyrık tespit ettim. Anal bölgesinde erkek prostat sıvısı ve tükürük tespit ettim. Vajinal bölgede bir erkeğe ait DNA olduğunu tespit ettim” dedi.

Hakimin, “Erkek DNA’sı ne kadar canlı kalır?” sorusuna ise Kar, “DNA’sı kısa sürede geçmez. Anal bölgede tespit edilen prostat sıvısı yeni ilişki göstergesidir” yanıtını verdi.

‘TOKALAŞMA İLE DNA GEÇMEZ’

Mudahil vekili Onur Tatar, Şule’nin tırnak altından tespit edilen Berk Akand’in DNA’sının iddia edildiği gibi tokalaşma ile geçip geçemeyeceğini sorduğunda ise Kar “Tokalaşma ile tırnak altına DNA geçmez. Tırmalama ile tırnak altına doku geçer” yanıtını verdi.

‘DNA GEÇMESİ İÇİN YARALANMASINA GEREK YOK’

Sanık Berk Akand avukatı Paşa Büyükkayaer, “Olaydan hemen sonra alınan hastane raporunda Berk Akand’da darp ve iz yok. Benim müvekkilim yarın bir şey derlerse diye Çağatay Aksu’nun kolundaki çiziğin fotoğrafını çekiyor. Bir boğuşma oluyor ama benim müvekkilimin başından aşağıya hiçbir şey yok” dedi.

Uzman Kar sanık avukatına şu yanıtı verdi, “Tırnak altına DNA geçmesi için kişide yaralanma olması gerekmiyor. Deri bütünlüğü bozulmadan da tırnak altına doku geçebilir.”

MERSİN ÜNİVERSİTESİ BİLİRKİŞİ HEYETİ: TECAVÜZ KANITI VAR

SANIK AVUKATTAN ANAL BÖLGEDEKİ SIYRIKLARA İLİŞKİN SORU

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Erkmen, uzman Kar’a, “Anal ilişki neredeyse kesindir dediniz. Zorla girilen bir anal ilişkide, içeride doku altında 2 cm’lik bir anal bölgenin girişinde hiçbir şey yok. Bu nasıl mümkün olur? Bu fissür kabızlık nedeniyle olur mu?” diye sordu.

Kar ise şu yanırı verdi: “Fissür yok, ekimoz var. Anal bölgede ekimoz var. Bölgesel kanama alanları ve sıyrıklar var. Yok dediğiniz şeyler var. Kabızlık ile fissür oluşması beklenilir bir bilgi değildir.”

‘ŞULE ÇAĞATAY SAMİMİ DAVRANIYOR DEDİ’

Şule’nin arkadaşlarından Zehra ifade verdi. Çet’in dört yıllık arkadaşı olduğunu söyleyen Zerhra Çer’in psikolojik sorununun olmadığını söyledi. Zehra şunları kaydetti:

“Sonra Çağatay ve Berkand’ın yanında çalıştı sonra işten çıkarıldı. O gece de kalan parası için ordaydı. İntihar olarak nitelendiriliyor ama altı boş olan yerde yemek yiyemeyen insan, yükseklik korkusu vardı. Psikolojik durumunda bir şey yoktu. Ben onun mutsuz haline rastlamadık.
Çağatay’ın ona karşı bir şeyler hissettiğini söyledi. Bunu hissediyorum, samimi davranıyor olarak söylemişti. Berk’ten hiç bahsetmemişti.”

SANIK AKSU: HİÇ MUTLU ŞİİR OKUMAMIŞ MI?

Çağatay Aksu ifade veren Çet’in arkadaşına, “Kaba tarif etmek istemiyorum. Tanıklar nasıl getiriliyor. Şule’nin Twitter paylaşımları vardı annesiyle gitmekle ilgili. Annesinin yanına gitmek istemiş olabilir mi” diye sordu.

Zehra, “Buna benzer şeyleri ben de paylaştım ama intihar etmedim. İnsanlar bunları paylaşınca intihar etmiş olmuyor. Bunun ruhsal sağlığıyla ilgili alakası yok” deri.

Aksu bunun üzerine, “Hiç mutlu şiir okumamış mı” dedi ve salondan tepki sesi yükseldi.

Sanık Aksu, tanığın cevabı üzerine "Boş beleş birkaç cümle daha" dedi. 

SANIK AKAND’IN ÇOCUKLUK ARKADAŞI KONUŞTU

Sanık Berk Akand’ın çocukluk arkadaşı Gözde mahkeme salonunda ifade verdi. Olay gecesi Berk Akand’ın kendisine geleceğini söyleyen Gözde, “12 gibi aradım geleceğini söyledi Berk. Çağatay’ın gelmediğini söyledi. Beni de çağırdılar. Ben de yorgundum. Gece 3.30’da Berk’i aradım. Gelmiyor musun diye konuştum. Gelmeyeceklerini söyledi. Konuşabiliyordu. Daha sonra benden birkaç gün sonra Whatsapp konuşmalarını istedi. Ben de silmiştim ve olayı söyledi. Berk’i uzun yıllardır tanıyorum. Gelir gider. Aynı yatağı da paylaştık. Hiç öyle bir şeyini görmedim” diye konuştu.

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım’ın “Sizi oraya çağırmalarındaki amaç neydi” sorusu üzerine Gözde, “Biz gelemiyoruz, sen gel dediler” dedi. “Üçüncü davet edilen kadının siz olduğunuzu biliyor musunuz” sorusuna ise Gözde, “Başka kimin davet edildiğini bilmiyordum. Şule diye birisinin orada olduğunu da bilmiyordum” yanıtını verdi.

‘SANIK AKSU’NUN UYUŞTURUCU TEDAVİSİ VAR’

Müdahil vekillerinden Onur Tatar, “Sanık avukatı Şule Çet’in okul transkriptini istedi. Ama Şule yaşasaydı mezun olacaktı. Biz de Çağatay Aksu’nun sicil kaydına baktık. Dolandırıcılık ve uyuşturucudan kaynaklı dosyası var. Uyuşturucu nedeniyle tedavisi var” dedi.

“Dosyaya bir delil daha geldi” diyen Tatar, soruşturmanın ilk savcısının sanık avukatları Levent Erkmen
ve Paşa Büyükkayaer hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Tatar şöyle devam etti:

“Yazılı ifadede savcı hanım, ‘Levent ve Paşa bana geldiler ve bir ses kaydından bahsettiler, Umur Yıldırım’la ilgili. Dinlemezseniz bunu internette paylaşacağım dediler’ yazmış. Bu ses kaydı internet üzerinden paylaşıldı. Böyle bir yasa dışı durum tertip ettiler.”

ŞULE ÇET'İN AVUKATI: ŞULE ATILDI

 

ŞULE’NİN SOL AYAKKABISININ ÖNDEN ATILDIĞI AÇIK’

Olay yeri fotoğraflarını mahkeme salonunda gösteren mağdur avukatı Ferhat Gebeş,“Hiçbir cinayet kusursuz değildir. Bunun sizin anlatımlarınızla alakası yok” dedi. Gebeş olay yeri bulgularına göre hazırlanan rapordan şunları söyledi:

“Sanık avukatı Levent Ekmen delillerin polis tarafından karartıldığını iddia etmişti. Keşif esnasında olay yerinde inceleme yapan polise bunu söylediğimizde, olay yerini olduğu gibi muhafaza ettiğini belirtti. Sanıklara soruyorum, delilleri kim kararttı, ikiniz birlikte mi kararttınız?”

“Şule’nin 4 metre acığa düşmesinin imkanı yok. En kuvvetli ihtimal de atıldığı. Çağatay 4.5 metreyi kat ederek düşmesine saniyeler kala Şule’yi tutmaya çalıştığını iddia etse de odadaki eşyaların konumu buna uygun değil. Şule’nin sol ayakkabısının önceden atıldığı açıktır. Sağ ayakkabısı da ya sonradan atıldı ya da düşme esnasında çıktı.”

‘KAZAĞI GİYDİRİLMEYE ÇALIŞMIŞ’

“Olay yeri görüntüsünde görüyoruz ki Şule’nin kazağı uzun fakat düşme görüntüsünde kazağı katlanmış halde. Atılmadan önce kazağı giydirilmeye çalışılmış…”

SANIK AKSU: BENİM SÜPER GÜÇLERİM VAR HERHALDE

Mahkeme heyeti sanık Çağatay Aksu’ya söz verdi. Aksu, “Yine bir senaryo yine bir çizim. 14 ay geçmiş. Ofis çok kısa sürede boşaltıldı. Oraya kimin gidip gitmediğini takip etmişler. 4.5 metreyi ne ara koştum diyorlar. Şule’yi gördüm ve ayak bileğinden tuttum dedim. Perde mevzu var. Nereden önceki kayıtla perdeyi görmüşler. Ayakkabıyı attığımızı iddia ediyorlar. Doğa üstü güçlerim var herhalde. Birine dokunmadan tecavüz etme, birine dokunmadan aşağıya atma…” diye konuştu.

Bir diğer tutuklu sanık Berk Akand ise, “Diyecek sözüm yok” dedi ve daha fazla konuşmadı.

‘SANIK MAHKEMEYE DOĞRU TELEFONU VERMEDİ’

Mağdur avukatlarından Umur Yıldırım söz aldı. Sanık Berk Akand’ın mahkemeye sunulan telefonuna ilişkin konulan Yıldırım, “Berk mahkemeye doğru telefonu vermedi. Hala delilleri karartmaya çalışılıyor. Çağatay Aksu yardım ettiğini söylüyor Şule’ye ama ne 112’yi ne 155’i aramış” diye konuştu.

Şule Çet’in sadece 2016 yılında psikolojik olarak klinikte ayakta tedavi olduğunu söyleyen Yıldırım , “Psikolojik sorunu yok“ dedi. “Sanık Çağatay’ın annesi dosya için para verdiğini ve dolandırıldığını söyledi, oğlu da içeride başarılıymış onları orada kalsın” diyen Yıldırım sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti.

SANIK AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Erkmen, polisler tarafından müvekkillerinin işkenceye maruz kaldığını söyledi. “Müvekkilin ailesinin zengin olduğu ve davayı etkilediği söyleniyor bu yalan” diyen avukat, “İki emekli insan bunlar. Mudahil avukatları tarafından Porsche binip gidiyor deniliyor. Porsche binip gidiyorlarsa allah belamızı versin. Kılıçdaroğlu da konuşma yapıyor bu konuyla ilgili bu da mahkemeyi etkileme değil mi? “ dedi ve müvekkilinin serbest bırakılmasını talep etti.

SANIK AVUKATLARINDAN ŞULE’NİN İLİŞKİSİNE ODAKLANILSIN TALEBİ!

Sanık Berk Akand’ın avukatı Paşa Büyükkayaer, “Uzman mütalaası parasını ver şeklinde hazırlanıyor. Biz resmi raporlardan bahsediyoruz. Çorap nerede diyorlar. Ayakkabı kolun altında diyorlar. Bunlardan emare dahi olamaz” diye konuştu ve müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Sanık Berk Akand’ın bir diğer avukatı İskender Fatih Balkış, “Şule’nin iki yıllık bir ilişkisi var. baro başkanları, erkek arkadaşına söylemediği gerçeği üzerine yoğunlaşsalar burası değişecek. Benim müvekkilim çıkınca Türkiye’de yaşayabilir mi bilmiyorum. Şule istediği yerde istediği gibi olabilir. Furkan’ın Şule’ye ulaşma çabası var. Bir kızın genital bölgesinde DNA varsa, bunlar uymuyorsa erkek arkadaşına aittir” dedi ve müvekkilinin tahliyesini talep etti. Balkış’ın sözlerine salondan tepki geldi.

Duruşmaya, ara karar için ara verildi.

SANIKLARIN TUTUKLULUĞUNA DEVAM KARARI VERİLDİ

Mahkeme heyeti yaptığı görüşmenin ardından ara kararını verdi. Çet’in psikolojik durumuna ilişkin rapor hazırlanmasını isteyen heyet ihtisas kurumundan raporun beklenmesine karar verdi. Sanık avukatlarının, Çet’e ev arkadaşının olay gecesi yolladığı mesajlardan ikisinin silindiği iddiasına karşı heyet, Çet’in arkadaşının yeniden dinlenmesine karar verdi.

Mahkeme heyeti sanıkların tutukluk haline devam kararı verdi ve dördüncü duruşmayı 16 Ekim 2019’a erteledi.
Sanık avukatlarının Çet’in eski sevgilisinin duruşmaya getirmesi talebi reddedildi.

Duruşmanın ardından sanık aileleri “Hak hukuk adalet” sloganı atarken sanık Berk Akand’da arka sıradaki kadınlara yönelerek parmağını salladı. Sanık yakınları ile salonda bulunan arasında tartışma çıktı. Sanık yakınları salondakilere hakaret etti. Mahkeme salonunda Çet için biraraya gelenler, “Şule için adalet” sloganı attılar. 

 

 

İlgili Haberler