Son dakika | Sırrı Süreyya Önder'in doktorları açıklama yaptı: Tablo giderek bozuluyor

Son dakika... Sırrı Süreyya Önder'in doktorları tedavisinin 13. gününde basın açıklaması yaptı. Sabah saatlerinde yapılan yazılı açıklamada Önder'in hayati tehlikesinin artarak devam ettiği ifade edilmişti. Nörolojik tablonun giderek bozulmaya başladığını ifade eden doktorlar basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Doktorlar Önder'in beyin ölümü bulgularının bulunmadığını söyledi.

Kalp ameliyatının ardından 13 gündür yoğun bakımda tutulan Önder için doktorlar tarafından hastane önünde basın açıklaması yapılıyor. Doktorların açıklaması şu şekilde:

Hastamız ECMO kalp destek cihazı ve yoğun inotropik destek tedavileri altında yoğun bakım ünitemizde hemodinamik stabilitesini korumasına rağmen nörolojik açıdan içinde bulunduğumuz tablo giderek bozulmaya başlamıştır. Bu nedenle başka bir kırılma noktasına gelmiş bulunmaktayız.

Hastamızın nörolojik açıdan beyinle ilgili refleksleri azalmış ve beyin ödemi devam etmektedir. Kendisinin beyin kan akımı mevcuttur ve tüm bu bulgular bize kendisinin hayati tehlikesinin giderek arttığını ortaya koymaktadır. Ancak biz sabırla tüm tedavilerimize devam edeceğiz ve sabırla bekleyeceğiz.

"BEYİN ÖLÜMÜ BULGULAR YOK"

Kırılma noktası denilen şey nörolojik durumun giderek kötüleşmesi bu bir kırılma noktası oluşturuyor. Yani özellikle göz kapağını kırpma dudak gibi hareketler yaptığına müdahale ederlerdi.

(Şu an bu refleksleri gösteriyor mu?) Giderek reflekslerin azaldığını söyleyebiliriz. Hem muayenelerdeki refleksler giderek azalıyor. Hem de elektrofizyolojik olarak EGE kayıtlarında çıkan bulgularda belli bir süpresyon dediğimiz cevapsızlık halini göstermeye başladı.

Bu hem muayenenin hem de yardımcı muayenelerin bulgular ışığında ilk günlere göre nörolojik bulgularda bir kötüleşmeden söz edilebilir.

(Peki bu nörolojik bulgulardaki kötüleşme neye işaret ediyor? Yani dönemlerde nasıl olarak.)

Şimdi bu hastadaki kötüleşmenin anoksik ensefalopati dediğimiz beyne hava gitmesinin az olması ile şekillenen bir beyin tutulumu olduğunu biliyoruz. O tabloya bağlı olarak da hastanın beyin ödemi var. Beyin şişmiş vaziyette. Bunun da klinik bulgularında refleks azlığı ve EGE'deki değişiklikler şeklinde özetlenebilir. . Anoksik ensefalopatinin böyle bir tedavisi yok. Anoksik ensefalopati bütün dünyada tıbbi olarak tedavi edilen bir rahatsızlıktır. Bunun herhangi bir cerrahi müdahalesi dünyada uygulanan bir metot değildir. (Peki düzelmesi ne kadar uzun olur?) Yani bir konuda zaman bildirmek mümkün değil. Çok tedbirli bir iyimserlik içerisinde olmak lazım. Ama giderek de elimizdeki kriterlerin giderek daha iyiye gittiğini söylememiz çok zor. Beyin ölümü kullanabiliyor. Beyin ölümü, bulguları şu anda yok. Yapılan tetkiklerde böyle bir şey yok. Bunu ancak zaman içerisinde cevaplandırabileceğiz.

Biliyorsunuz ameliyatının 3. günü tekrar revizyon için açtığımızda sağ tarafın işte kasıldığını görmüştük. Bu bir sürpriz olmuştu bizim için de beklemediğimiz hani erken dönemde gayet de iyi bir şeydi. Sonra bu tabii ilerleme olmadı.

"ECMO DESTEĞİNE MUHTACIZ"

Yani şu an kardiyak olarak yani kalp olarak da belli bir seviyeye geldik. Şimdi plato çiziyoruz. Yani o iyilik hali devam etmedi. Kaldı bir müddet şu an. Çünkü ECMO desteğine muhtacız. Yani ECMO desteği olmak zorunda. Onun için kardiyak ilerlemede bir seviyede kaldı maalesef. Nörolojik tablo ciğerleri etkiledi. Nörojenik bir akciğer ödemi gibi bir hadise oluştu.

"AKCİĞERİN TAMAMI ETKİLENDİ"

Geçen hafta içerisinde yine entübasyon tipinden bir hemorajimiz yani bir kanamamız vardı. O 2-3 gündür o da durdu. Yani birçok organ sistemi tabii birbirini ilgilendiriyor ister istemez. Çünkü hani birbirine bağımlı. Hemodinamik olarak kalbi bağımlı, akciğer oksijenlenme derken. Ama şimdi akciğerin tamamı etkilendi.

Ama ECMO akciğerin yerini tutuyor zaten. ECMO kalbin yerini tutuyor zaten. O nedenle şu an vücudun oksijenlenmesinde, dolaşımın sağlanmasında bir problem yok. Hocam'ın da söylediği gibi bu hastayla ilgili ne nörolojik, ne kardiyak kalbiyle ilgili, ne akciğeriyle ilgili inanın bir şey söyleyemeyiz. Hep aynı şeyi söylüyoruz. Biz anlık verilere bakıyoruz. Onlara ait işte tedaviyi düzenliyoruz.

"UYANMA YOK! MUCİZEYİ GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ"

İşte mesela en çok korktuklarımızdan birisi de enfeksiyon. Şu ana kadar öyle iyi koruduk ki şu an herhangi bir enfeksiyon parametrelerinde falan bir şey yok. Bir üremiz yok. Antibiyotikleri değiştiriyoruz duruma göre. Hemen pozisyon alıyoruz. İlerisiyle ilgili bir şey söyleyemeyiz. Ama yoğun olarak tedaviye devam ediyoruz. Herhangi bir uyutucu ilaç vermeyişimizin üzerinden 8 gün geçti. Dolayısıyla biz de bekliyoruz yani. Uyanma yok. Reflekslerde bir şey yok. İlerleme yok. Nörolojik olarak herhangi bir şey kaydedilmedi. Baştan beri söylediğimiz o. Yani bir mucizeyi gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İlk günden o kalp masajıyla aldığımız o ilk andan itibaren böyle bir gayret içerisinde bunun bunun şeyi içerisinde, mücadelesi içerisindeyiz.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi