İBB davasında 16. gün! Tahliyelerin ardından kürsü yeniden savunmanın
89'u tutuklu, 107 sanıklı İBB davasında bugün 5. hafta, 16. gün... Geçtiğimiz hafta son savunmayı İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş yapmış, ardından avukatların tahliye talepleri alınmıştı.
Mahkeme geçen hafta bir ara karar vermiş, savcının 8 ismin tahliyesini istemesine karşın, 18 kişi tahliye edilmiş ve 89 kişinin tutukluluğuna devam kararı çıkmıştı.
Son Dakika | İBB Davası'nda 18 kişi sabaha karşı tahliye edildi
Bugün savunma kürsüsü sırası 18. isim olarak İBB Yol Bakım ve Altyapı Daire Başkanı Seyfüllah Demirel'de.
Halk TV Muhabiri Gamze Altunay gelişmeleri aktarıyor...
SAAT 11.00: SEYFÜLLAH DEMİREL KÜRSÜDE
İBB Yol Bakım ve Altyapı Daire Başkanı Seyfüllah Demirel ifade için kürsüye çıktı.
"Ben hemşeri bağlantısıyla bu konuma gelmedim. Liyakatımla geldim. Daha önceki belediyelerde ne yaptıysam İBB’de de aynı kriterle çalıştım. Daha önceki belediyelerde tutuklanmayıp bu belediyede tutuklanmamı manidar görüyorum. Biz İBB’de İmamoğlu ile değil başka biriyle çalışıyor olsaydık hatta o kişi CHP’den biri olsaydı biz sizin karşınıza gelmeyecektik."
Demirel şöyle konuştu:
"114 milyon 381 bin liralık bir iş. Alt yüklenicilere İSFALT gibi kısmi teklif açabilirsiniz. İSFALT elbette ki alt yüklenicilere yaptıracak. Çalıştırmak için ekip mi kurması lazım, böyle bir şey olur mu? Açık ihaleler yaparız, benim önüme gelir, ben ona işi yaptırırım.
2003 yılından 2025 yılına kadar İSFALT’tan başka kimse bu işin ihalesini almamış. Tüm ihaleleri İSFALT almış. Tüm yıllarda ihaleleri İSFALT alınca ihaleye fesat karışmış olmuyor da biz alınca mı ihaleye fesat karıştı? Şartnamemiz de değişmedi bizim. Yıllar içerisinde işlenen belgenin tutarı da değişmedi.
Hem Karayolları'nda müdürlük yapıp bilirkişi olarak görevlendirileceksiniz hem de her gün yaptığınız bir işi geleceksiniz burada çarpıtacaksınız. İBB’nin yaptığı bir işe geleceksiniz farklı anlam kazandıracaksınız.
2019 yılına kadar, bizden önce kış çalışmalarıyla ilgili istenen belge sadece yapıp yapmadığıydı. 2019’dan sonra rekabeti artırabilmek için —tüm samimiyetimle söylüyorum bunu ben istedim; ego sahibiyim, yaptığım işlerde rekabeti severim— her ay bir önceki yıla göre belediyeyi ne kadar kâra geçirdik diye rapor hazırlayıp üst yönetime gönderiyorduk. Bıkmıştık bunları hazırlamaktan.
İş deneyim belgesine şunları ilave ettim: Kış şartlarıyla mücadele işleri, katı atık toplama işleri, araç gereç ekip çalıştırma, bakım onarım işlerinden herhangi biri benzer iş olarak kabul edilecek; bizim ihalemize teklif verebileceklerdir. Rekabeti artırmak için yaptım bunu.
Ama bilirkişiler bunu; aralarında doğal bağlantı olmayan kış şartlarıyla mücadele ve katı atık toplama gibi işlerin bir arada ihale edilerek işin hacminin yükseldiği ve isteklilerin ihaleye girmesinin engellenerek rekabetin kısıtlandığı şeklinde yorumlamışlar. Bizim dosyamızda birim fiyatı bile yok. O iş başka iş, karıştırmışlar; ben öyle bir ihaleye çıkmadım. Karayolları'nda müdürlük yapan bir bilirkişinin bunu bilmemesi ihtimal dahilinde değil. Bunu niye yazıyor? Savcılık makamı da ona inanıyor. En az 10 yerde geçiyor. Yapmadığımız şeyle neden suçlanıyoruz? Niye yatıyoruz? Benim görmediğim torunum var, daha yeni doğdu. Ben niye buradayım? Bu yalancılar yüzünden buradayım. Ben ihaleye fesat karıştırmadım. İhaleyi daha da büyüttüm herkes girebilsin diye ama biz cezaevindeyiz."
SAAT 10.30: SALONDA "BU İŞKENCE" İSYANI YANKILANDI
16. celse için sanıklar duruşma salonuna girdi. Tam bu sırada Aykut Erdoğdu "Aşağıda yemek yok, su yok. Bu kadar kötü muamele olur mu, bu resmen işkence, etrafımız pislik içinde... Ben milletvekiliyim benden kimseye zarar gelmez. Jiletle kesilmiş peynirle bir sandviç geliyor, nezarette oturduğumuz yerler de çok kötü durumda. Memleket Yunan işgalinde olsa daha iyi muamele ederler” diye bağırdı. Erdoğdu'nun isyanı salonda yankılandı.
İMAMOĞLU KONUŞTU
Duruşmanın ilk dakikalarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz istedi. İmamoğlu şunları söyledi:
"Yargılamanın bundan sonraki seyri hayırlara vesile olsun; çünkü hayra ihtiyacımız çok yüksek. Arkadaşlarımızın şikâyeti var: Bazı hazır paket ürünleri alıp buraya getirenler, bu sabah getirememişler, alamamışlar. Sizin buna bir katkınız olabilir mi diye bu notu iletmek istedim.
Öğle vakti yemek arzumuz vardı, bu hafta çözüleceği konusunda katkı talep etmiştik; yine sizin de katkınız olursa…
Bir diğer husus; perşembe çok geç biten savunmalar sonrası 18 arkadaşımız tahliye oldu, bu bizi elbette sevindirmiştir. Yaklaşımınızı önemsediğimizi ifade etmek isterim. Farklı bir bakışla yön vermeniz gerektiğine, bir ihtiyaç olarak dikkat çekmek istiyorum. İnsanların özgürlüğünden bir gün dahi almak, bedeli ödenmeyecek bir zaman dilimine dönüşüyor. Alınan her kararın eksi ya da artı bir katkı sağlayacağını söylemek zorundayım.
"OLUMLU ADIMLARINIZIN YANINDAYIZ"
Sadece tutsaklık değil, adli tedbirlerle ilgili de süreçler var. Evde hapis yatandan, malına mülküne el konulana kadar insanların hayatları etkileniyor. Burada hâlâ babalarından, akrabalarından dolayı tutuklu olanlar var. Devletine hizmet etmiş insanların çektiği acılar var. Bunun ele alınması için ara kararın ay sonunu beklemesindense, şimdiden değerlendirilmesinin çok önemli olduğuna dikkat çekmek isterim. Tutuklu olan şoförler, ağır ameliyat geçirenler var...
Burada özellikle birtakım uygulamalara maruz kalanlar, tutsak olanlar ve dışarıda adli tedbirler altında ezilenler varken; etkin pişmanlıkla ilgili sahada naralar atmanın da doğru olduğunu düşünmüyorum.
Kadınlar, evlatlar, kardeşler, aileler var; sırtınızda çok büyük bir yük var. Biz karşınızda yargılanan insanlar olarak, attığınız her olumlu adımda yanınızda olacağımızı, aksi takdirde de tepki göstereceğimizi söylemek istedim.
"ÇOK BÜYÜK YÜK VAR SIRTINIZDA"
Çünkü bir operasyonlar gündemi yaşıyoruz. Bunlara girmeyeceğim elbette, burayı ilgilendirmiyor. Ama yaşanıyor. Siyasi olan tarafı var yaşanıyor. Birtakım adli işler, tutuklananlar, gözaltına alınanlar… Bir bakıyorsunuz tamamı serbest bırakılmış, tamamı şu an sahada geziyor. Merkez Bankası'nı dolandıran insanlar sahada geziyor; 3 ayda serbest bırakılmış! Ama burada hayatını devletine adamış insanlar tutuklu, süreçte yargılama geçiriyorlar.
Gerçekten çok masum insanlar var. Tekrar altını çiziyorum; kadınlar var, evlatlar var, kardeşler var, aileler var… Çok büyük yük var sırtınızda. İyi yargılama ve adil yargılama sürecinde, karşınızda yargılanan insanlar olarak attığınız her adımda yanınızda olacağımızı, ama aksi takdirde de gereken tepkiyi göstereceğimizi de ifade etmek isterim. İnşallah hayırlara vesile olan bir yargılama sürecini, bu mahkemede bütün arkadaşlarıma yaşatırsınız. Bunları söylemek istedim. Teşekkür ederim.
İmamoğlu'nun sözleri üzerine mahkeme başkanı da yanıt verdi. Başkan, "Tutukluluk değerlendirmelerimize süreç içinde devam edeceğiz söylemiştik. Konutu terk edemeyen kimse yok, kaldırdık. Kumanya konusunu ilettik, sadece akşam yemeği için böyle bir şey sağlayabildiklerini normalde mevzuata aykırı olduğunu söylediler, ama çözüm yolu bulmaya çalışırız ona da." dedi.
Haber güncelleniyor...
İMAMOĞLU TAHLİYESİNİ İSTEMEMİŞTİ
Geçtiğimiz hafta tahliye talepleri sırasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz almış, tahliyesini talep etmemiş, "Sayın Başkan, bütün arkadaşlarımı serbest bırakın, ben buradayım. Bu siyasi bir davadır ve çökecek" demişti.
Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun da avukatı aracılığıyla “kadın tutuklulular serbest bırakılana kadar tahliye talep etmiyorum” demişti.
İlk dört haftada, iddianamenin ana hattını oluşturan itirafçıların ifadelerini geri çekmeleri gündem olmuştu. Ümit Polat, Murat Or, Murat Kapki, Vedat Şahin ve Elif Güven’in savcılıktaki süreçleri tartışma konusu oldu. Ümit Polat savcılıktaki beyanının aksine “para alışverişi görmedim” dedi. Murat Or “savcılık ifademde maddi hatalar var” dedi. Murat Kapki cezaevinden dilekçe yazdı, ve ifadesini geri çekti. Vedat Şahin’in avukatı "Savcının odasında müvekkilimin iradesi fesata uğratıldı” dedi. Elif Güven’in avukatı ise müvekkilinin “ambulansla hastaneye diyerek Çağlayan’a götürülerek, etkin pişmanlık ifadesi alındığını” söyledi.
İmamoğlu'nun bu taleplerine karşı mahkeme başkanı da yanıt verdi. Başkan, "Tutukluluk değerlendirmelerimize süreç içinde devam edeceğiz söylemiştik. Konutu terk edemeyen kimse yok, kaldırdık. Kumanya konusunu ilettik, sadece akşam yemeği için böyle bir şey sağlayabildiklerini normalde mevzuata aykırı olduğunu söylediler, ama çözüm yolu bulmaya çalışırız ona da." dedi.
İBB davasında vahim iddia! ‘Dosya boştu, HTS ve MASAK ile doldurduk’
GEÇEN HAFTA TAHLİYE EDİLEN İSİMLER
Kadriye Kasapoğlu Ali Üner, Altan Ertürk, Baran Gönül, Başak Tatlı, Davut Bildik, Ebubekir Akın, Esra Huri Bulduk, Evren Şirolu, Fatih Yağcı, Hüseyin Yurddaş, Kadir Öztürk, Mahir Gün, Mustafa Bostancı, Nazan Başelli, Sabri Caner Kırca, Sırrı Küçük, Zehra Keleş.